10 Kasım ve Atatürk Sevgisi…

Doksan küsur yıl önce bu ülkede “saltanat” kaldırıldı. Yerine, halkın iradesini esas alan “Cumhuriyet” kuruldu.

Amaç: seçimle gelecek olan demokratik yönetimlerle ve evrensel normlara dayalı bir hukuk düzeniyle yönetilmekti.

Amaç güzeldi. Çünkü dünyanın aydınlık yüzü ile buluşmanın yolu, ancak böyle bir yönetimle mümkün olabilirdi.

Dahası kurtuluş savaşında, başından sonuna kadar halkıyla birlikte olan Atatürk ve yol arkadaşları, bu gerçeğin farkına varmışlardı.

O nedenle Atatürk, daha Cumhuriyet’in 10’uncu yılında, kalkınma ve ilerlemede “muasır medeniyet” düzeyini hedef olarak göstermişti.

Her ne hikmetse, o günden bu yana gelen hükümetler, ülkeyi Atatürk’ün işaret ettiği “muasır medeniyet” düzeyine bir türlü taşıyamadılar!

Çekişmeler, iç çalkantılar, siyasi ve ekonomik buhranlar, yönetime el koyan askerler ve vesayet dönemleri bitmek, tükenmek bilmedi.

Geçen sürede, kötü yönetilme neticesinde halk canından bezdi! Seçime, siyasete ve siyasilere olan güvenini yitirdi.

Bu yıl 10 Kasım’da Atatürk,  geçmiş yıllara nispeten daha yaygın katılımla ve içeriği daha zengin programlarla anıldı.

Herkes bunun nedenini merak etti!

Nedeni, geçen onca zamanda bizleri kötü yöneten siyasilere tepki ve hayali kurulan, ancak bir türlü gelmeyen güzel günlere olan özlemdi!

Memleketin bu ruh halini sırf “Atatürk sevgisi” ile izah etmeye çalışan siyasiler ise, belli ki daha hala olup, bitenlerin farkında değiller!

Demem o ki; siyasiler, “nerede hata yapıldı/yapıyoruz” diye düşüneceklerine, hala halkın Atatürk sevgisi üzerinden oy devşirme telaşındalar!

Siyasetin içine düştüğü bu çıkmaz, ancak ve ancak “siyasi körlük” ile açıklanabilir. Yoksa başka türlü izahı imkansız!

Bu Haberi Gördünmü!

Sonra, “Demedi!” demeyin…

Seçim çalışmaları son hızla sürüyor… Seçmenin beğenisini kazanmaya yönelik vaatlere her gün yenileri ekleniyor. Çoğu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir