14 ŞUBAT/SEVGİLİLER GÜNÜ..

(YİNE BİR ON DÖRT ŞUBAT DAHA GELGİ/GEÇTİ).

Her Sevgilinin;İyilikler uğrağı,Mutluluklar durağı olsun”..

 

YAYLA KIZI!

Yine bir “ON DÖRT ŞUBAT” daha

Geldi-geçti Sensiz.,

Yine sessiz-sedasız.,

Yine Sensiz ve bensiz..

 

 YILLAR VAR Kİ!

Ben Sensiz/Mekanım Sensiz,

Gecem/Gündüzüm Sensiz,

Her anım Sensiz;

Umutla bekledim-Gelirsin diye,

Gelmedin!

Kalakaldım yollarda,

Yine rotasız/pusulasız;

Yine kaskatı sessiz/sedasız-Hamisiz,

Yine “Sensiz ve Bensiz”!

 

VUSLAT AŞKINA!

Yine ellerimde bir demet gül,

İçimde-ölesiye bir hicran,

Kan çanağı gözlerimde bir hasret;

Yine yolunu bekledim-halsiz/fasılasız,

İçten/yalansız..

……………….

Meğer beyhude bir ümitmiş bu,

Sonu hüsranla bitecek hasılasız bir bekleyiş;

Bak işte!

Yine gelmedin.!.

 

SEN GELMEDİN DİYE!

Yine titrek avuçlarımda

Bir-bir solup/döküldü,

Ve bir meçhule doğru savrulup

Kapıldı rüzgara “Kan yalağı güller”

Yine ölesiye cansız/kefensiz-Sahipsiz;

Yine “Sensiz Ve Bensiz”..

 

HALBUKİ!

Bu “hasret bitsin” diye;

Gözlerimde hayalin,

Yüreğimde aşk-ı eşkalim,

 Bekledim yollarda sessiz/nefessiz,

Yine halsiz/dermansız-Fasılasız;

İçten yalansız,

Şeksiz/şüphesiz-Fermansız,

Yine “Gelmedin..

Ah!!

Yollar- fersiz/fenersiz,

Yine “Sensiz Ve Bensiz..

 

DAĞLARIN YABAN GÜLÜ!

Demişler ki,Kış-bahara gebedir;

Doğrudur,

Doğdu-doğacak

Aşk iksiri şubat’ta..

 

Bak! Gök gürlüyor;

Şimşek-şimşek üstüne

Çaktı, çakacak!

Bir ateş-ı Suzan’dır bu;

Aşikar olmaya mecbur-u müptela

Bir faş-ı ibret-ı mizandır bu;

Yaktı, yakacak!

 

Bilirim!

Mevsimin nihanıdır,

Bulutlar yüklü;

Müphem bir fırtınanın girdabına

Müptela/Tutsak-Çaresiz,

Bulutlar-gözyaşı dolu;

Sensizliğine,

“Dokunsan- ağlayacaklar”.

Yine gamsız/tasasız,

Yine Sensiz Ve Bensiz..

 

YAYLA KIZI!

Sen yoksun..

Sen yoksun ya;

Varsın çöksün üstüme-Kasem dolu bulutlar,

Islatsın!

Biteviye

Sökülsün-kussun fırtınalar

Islak üstüne-ıslak,

Ipıslak..

 

Sen Gelmedin ya;

Varsın,

Fırtınalar yüreğimi yaksın- kavursun,

Küllerini- Sana doğru

Savursun!

Künde üstüne- künde;

Sürüklesin-Islatsın!

 

Bilirsin ya;

Her damlası

Senden bana bir name,

Islaklığı

Ruhuma nur- paye’dir ki;

Bu meltemsi yağmurlar,

Fırtınalar-boranlar,

Biteviye bu tufan,

Zamanıdır;

Hep başıma yağacak;

Yine hoyrat,

Yine arsız/pervasız,

Yine “Sensiz ve Bensiz”

 

Bilirim ya;

Yine!

“Bizim Yayla;Kıştır-kışlaktır”,

Dağlar-boranlar-tufanlar;

Sarptır, yamandır,

Geçit vermez;

“Kavuşmak ihtimali muhaldir”

Elvermez,

Diyeceksin!

Bilirim..

 

Heyhat!

Bu puslu-şubat akşamı,

Bak işte;

Sen- yine yoksun!

Yine beni;

Bu hane-ı pür melalimle

Bir başıma,

Bana bıraktın..

Yine- Hissiz/hevessiz..

Yine biteviye ”Sensiz ve Bensiz”

Söyle!!

Şimdi çok  mutlu musun

Sen-Yayla Kızı??

 

Ah!!

Yine bir “on dört şubat günü” daha

Geldi-geçti Sensiz;

Yine-Sessiz/sedasız,

Rotasız/pusulasız,fasılasız,

İçten yalansız/Hasılasız;

Yine “Sensiz ve Bensiz”

(İHB-14.Şubat.2009-ANKARA)

Bu Haberi Gördünmü!

YENİ SİSTEM’E YENİ ANLAYIŞ VE HEDEFLER GEREKİR..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya..” Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni-KHK’ye göre-Camilerde yardım toplama işine kısıtlama getirildi.. …