ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ NASIL KURULDU NEYE HİZMET ETMELİ?

 

“Daha bitmedi, henüz- yeni başladı yarış,

Seninle “yeni bir gün” doğacak karış_karış..”

 

ÜNİVERSİTEM

Miladi iki bin beş otuz bir aralıkta,

Kabusuma gem vurdu uyku’mÜniversitem,

Yıllar boyu kalmışken zifiri karanlıkta,

Seninle parlayacak ufkum-Üniversitem..

 

Hasretin hiç bitmedi, çıkmadın ki bellekten,

Sana adak adadık Yüce Hak ve felekten,

Ha oldu, ha olacak; Diyerek-beklemekten,

Dimağımda felç oldu doku’mÜniversitem..

 

Adıyaman insanı hep ümitle bekledi,

Serdi alın terini, gücüne güç ekledi,

Bu heyecan benim de nefsimi tetikledi,

Olmuşsa helal olsun! katkımÜniversitem..

 

İdareci ve tüm halk;Zengin,fakir el-ele,

Usanmadan yürüdük,direndik her engele,

Makus talihin döndü, ADIYAMAN! Rast gele,

Hasretine taç oldu tutku’mÜniversitem..

 

Sözüne sadık kaldı ”Bakan-Hüseyin ÇELİK”,

O’na “İlim Ehli” de kattı şevk ve nitelik,

Beni sorarsan eğer;Cepdelik,cepken delik,

Feda olsun varlığım ve sıdk’ım-Üniversitem..

 

Adıyaman ufkuna “yeni bir gündür” doğan,

Merhum “Nevzat ÇADIR’IN” son arzusuydu bu an,

Hızır gibi yetişti ”Recep Tayyip ERDOĞAN” ,

Dilinden yükseliyor! Utku’mÜniversitem..

 

Sözü yerde kalınca “Avare ve Müphem’in”,

Yeri kalmadı bende zerresi,şek-şüphemin,

Şimdi şölen vaktidir!Hazır olsun gök-zemin,

Üstümden akıp-gitti şok’umÜniversitem..

 

Bu öyle bir nimet ki,ve öyle kutlu an ki;

O sımsıcak yüzünle her şey değişti sanki,

Kurum ve kuruluşlar sana hasret inan ki,

Sensiz,boş’a gitmişti çok’um-Üniversitem..

 

Bize de açılacak “İlim-irfan” kapısı,

Saracak beldemizi “medeniyet” yapısı,

Yürekte göverdikçe “mürşidin” her saksısı,

İdrakten sökülecek zakkum”-Üniversitem..

 

Ayam açıldı artık, bahar günü yakındır,

Düğün dernek yapılsın “Adıyaman!” hakkındır,

Bu”cehlin girdabından-nur’a giden” akındır,

Sineme seni kazsın ok’umÜniversitem..

 

Ey! Sen istikbalimin “on küpeli” gelini,

Dünyalara değişmem saçının bir telini,

Çekinme-uzatıver “o aydınlık” elini,

Şüphe yok! Tutacaktır tok’umÜniversitem..

 

Elmas küpe’n“SANKO’DAN”,zümrüt’ü “KOÇ Vakfından”,

Sana yaklaşıyoruz hep batı tarafından,

Öğrenciler çıkarsın kalemi kılıfından,

Cehaleti dövecek soku’mÜniversitem..

 

Dalgalanıp/gidiyor “Bayrağım”, bak! En önde,

Sivil halk,resmi erkan kol/koladır bu günde,

“Bu gün bayramdır bana-Adıyaman düğünde”,

Yüreğimden çıkıyor nutkumÜniversitem..

 

“Bu günü taşa kazın!” Dursun kalem ve kağıt,

Çalınsın davul-zurna-kalsın her türlü ağıt,

Yeri-göğü inletsin şarkı-türkü ve zılğıt,

Sunulsun şeker,şerbet,lokumÜniversitem..

 

Çok görmeyin sakın ha-bulduğuyla sevinir,

Umuduna katıksa, Adıyamanlım övünür,

Düşünmeden atılır, hasletiyle dövünür,

İşte budur,tek ve tek korkumÜniversitem..

 

Daha bitmedi, henüz- yeni başladı yarış,

Adıyaman sathına varacak karış-karış,

“İlmin ilk hedefidir son uygarlığa varış!”,

O an bir mana taşır, şevkimÜniversitem..

(İbrahim Halil BAYRAM/-31Aralık.2005-7.Kasım.2008-ADIYAMAN)

 

Bana göre..Adıyaman’ın iki önemli/anlamlı günü var;Birisi,benim“Köylülükten Kentliliğe uzanışının miladı” diye tanımladığım il oluşunun(1 Aralık 1954)tarihi günü,diğeri de “Cehaletten İlme doğru” başlattığı hasret yürüyüşünün miladı diye tarihe not düştüğüm “Adıyaman Üniversitesinin-Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığındaki Bakanlar Kurulundan geçen(31 Aralık 2005’teki) tarihi kuruluş kararıdır..

Bu konuya neden girdiğim belki merak edilir..Çünkü,eskiden  Adıyaman Üniversitesiyle ilgili  sürekli yazmama rağmen,uzun zamandır hiçbir şey yazmıyor ve yazmak niyetinde de değildim.Ancak değerli İlahiyatçı/Eğitimci-Yazar Ali BOZKURT dostumun;Adıyaman’ın“Turizm Ve Tanıtım  trendinin” müspet yönde gelişmesi için “ Adıyaman Üniversitesi’nin adını/Adıyaman’da meftun/merhum Sahabilerden  SAFVAN adını vermek üzere” değiştirmemiz gerekir şeklindeki yorumunu görünce,yeniden bir şeyler yazmak gereğini duydum..

Şunu da belirtmeliyim ki;Ali BOZKURT Hoca,ömrünü Adıyaman ve insanının eğitimine,kalkınmasına ve gelişmesine adamış bir dostumuzdur.Her ne söylemişse,Adıyaman Ve Çevresine ile ülkesine olan ilgisi ile yapacağı katkı, fayda ve yararına-inandığı için söylemiştir ki;Ben de Onun bu samimi insani erdemli refleksine yürekten inanıyorum, ancak-bazen doğru ve samimi olsalar bile,söylenen her söz,dilek ve eylemin,yapılan her arz ve talebin de her zaman mutlak ve yerinde bir doğru olmayacağını da bilmek gerekir..Çünkü;Herkes ve her iş ve işlevin doğruları farklı olabilir..

Bu konuyu “FACEBOOK’TA” da yazdım,yineliyorum;Bir beldenin şu ya da bu yönde değişim/dönüşüm yaparak gelişmesinin ve  kalkınmasının,Üniversitesi’nin,İli’nin,Belediyesi’nin ya da başka kurum ve kuruluşlarınınadını,sanını/unvanını değiştirmekle, yani mistik/duygusal refleks ve  eylemlerle değil  ve fakat bunun ancak-dünya ilim literatüründe de kabul görmüş-evrensel değerlerle de mücehhez ve muvaffık olan  beşeri pozitif ilimlerle(akılla/bilimle,fenle,teknolojiyle, sanatla,edebiyatla, sosyoloji  musikiyle vb. gibi..)ve bütün bu anlamlı olguları feraset ve cesaretle hayata geçirecek olan ehil/ emin, kariyerli,yetenekli ve özgüvenli( özgün,örgün ve özgür) insan unsurunu yetiştirmekle mümkün olacağı da bir gerçektirki;Üniversitelerin vazgeçilmez bir görev ve sorumluluğu da buna öncülük etmektir ..

Çünkü!

Üniversiteler ilmin kapısıdır;Bilimsel çalışmalarıyla bulundukları çevreyi ışıtıp/ısıtırken,diğer taraftan da yetiştirdikleri özgün,örgün ve özgür insan unsuruyla/Bilim Adamı Ve Öğrencileriyle de bu aydınlık meşalesini sürekli anlamlı kılarlar..Eğer gerçekten de “Adıyaman Üniversitesi’nin” olumlu işlere imza atmasını istiyorsanız,Onu;Ataletindenkurtulup/sıyrılmaya,İlme/Bilime ve (sosyal/kültürel)Çevresiyle ilgilenmeye, odaklanmaya ve  bulduklarıyla da çevresiyle dünyayı aydınlatmak üzere toplumsal fayda ve yarar üretmeye-kendisini yeniden gözden geçirmeye v/yorumlamaya, ne olması gerektiğini anlamaya- davet ediniz! İsmini/Cismini ve ufkunu/inancını değiştirmeye falan değil..

Çünkü Adıyaman Üniversitesi öylesine kolay kurulmadı;Kolaycılığın sanal bir kulvarına sığdırılsın.

Bilenler/duyanlar bilir..

Adıyaman Basın Ve Medya görevlileri (2005 yılının başlarında)Adıyaman’da Üniversite kurulması adına,içinde STK ve bir birçok derneğinde bulunduğu bir-ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ PLATFORMU-oluşturmuş ve hepimiz de katılarak desteklemiştik,lakin ilgililerle yapılan yoğun görüşmelerle,arz ve taleplerimizle hevesimiz-Zamanın Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in;Bir yerde Üniversite’nin kurulabilmesi için-Yasal olarak  en az(3)Fakülte’ye sahip olması gerekir!Sözüyle kursağımızda akim kaldı ve hepimiz yerimizde kalakaldık..Çünkü;Adıyaman Meslek Yüksek Okulu yerleşkesinde sadece (2)Fakültemiz;Fen V Edebiyat Fakültesi ile Eğitim Fakültesi vardı..

Sanıyorum 2005 yılının son aylarına doğru-kendisiyle aynı ofisi kullandığımız Sevgili İlhan/SUBAŞI ofise geldi sevinçle bana seslendi;Halil Abi “Koç Vakfı olarak” bu yıl  Adıyaman’ bir Lise yapacağız, dün Gaziantep Bayiler Toplantısında bize hitaben-Biz bu yıl Vakıf adına Diyarbakır’a bir Lise binası yapacağız diyen Mustafa Bey’den (Rahmetli Mustafa KOÇ)Adıyaman’a da Bir Lise yapalım sözünü aldım!deyince,bir an düşündüm ve aklıma yeniden Adıyaman Üniversitesi geldi..

İlhan dedim;Bana Mustafa Bey’in Başasistanı Şeniz Hanım’ı(AKIN) bağlayabilir misin,bu konuyu yeniden gözden geçirmelerini ve mümkünse “Bir Fakülte” şeklinde karar almalarını isteyeceğim,bu fırsat kaçmaz kardeşim-Adıyaman Üniversitesinin hemen kurulması buna bağlı dedim..

Tabi ki Şeniz hanımla görüşerek,Adıyaman için Üniversitenin daha önemli ve öncelikli olduğunu ve bunun Koç Vakfı Ve Grubu için de daha anlamlı olduğunu izah ettim,Şeniz hanım beni teyit ederek, tamam-Mustafa Bey’le görüştükten sonra-Size hemen dönüyorum dedi..Kısa bir süre sonra onay alınmıştı;Adıyaman’a yapılacak lise-Fakülteye dönüşmüştü..

Vakit kaybetmeden İlhan’la beraber Adıyaman Valiliğine uğradık ve durumu Vali Halil Işık Bey’e ilettik o da çok sevindi..

Sayın Valim bundan sonrası Size ait;Bu yıl bu karar alınmalı,isterseniz önce Sayın Mustafa KOÇ’U arayarak-KOÇ Vakfının bu jestinden dolayı-Adıyaman İli adına takdir ve teşekkürlerimiz bildirelim, Size uğramadan önce Mustafa Beyin Başasistanı Şeniz AKIN hanımla görüşmüştüm,telefonunuzu bekliyor olacak..Sonra da diğer ilgilileri(Milli Eğitim Bakanı/Hüseyin ÇELİK,Malatya Üniversitesi Rektörü Fatih HİLMİOĞLU ve gerekiyorsa YÖK Başkanlığı) bilgilendirebiliriz dedim.

Vali Halil IŞIK Mustafa KOÇ Bey’le görüşüp teşekkür ettikten sonra diğer ilgilileri aradı bilgilendirdi ve Adıyaman Üniversitesi’nin Kuruluşu;  Milli Eğitim Bakanlığıyla YÖK’ün gündemine alınmış  ve zaten kısa bir süre sonra da(31 Aralık 2005’te)Bakanlar Kurulundan geçerek-onanmış oldu..

Sonra ne oldu?

KOÇ Vakfının inşa ederek-Adıyaman’a hediye ettiği-Adıyaman Üniversitesi/Teknik Eğitim Fakültesi temeli,bizzat Rahmetli Mustafa KOÇ Ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK ile beraber  Vali Halil IŞIK Adıyaman Belediye Başkanı Necip BÜYÜKASLAN,Malatya Üniversitesi Rektör Danışmanı Sevgili Mustafa GÜNDÜZ ve tabi Biz fakirlerin(İlhanla Halil’in)katılımıyla atılmış oldu..

Evet!Hayırlara vesile olsun;Adıyaman Üniversitesi böyle kuruldu-sonrası herkesin malumu…

Belki diyeceksiniz ki;Zaten sonradan her yere de Üniversiteler kurulmadı mı?

Evet kuruldu,Adıyaman’a da kurulurdu şüphesiz ki;Kuruluşundan 5/10 yıl sonra-Belki Hakkari, belki Şırnak’tan sonra..

Ne önemi var derseniz! O da Sizin bileceğiniz bir şey; Öpün başınıza koyun…

Biz Adıyaman Üniversitesinin kuruluşuyla beraber-Üniversitenin;

-İlmiyle/irfanıyla-Akademik duruş ve refleksiyle “Özgün,örgün ve özgün” insanlar yetiştirmesini,

-Akademik/Bilimsel Araştırmalara yoğunlaşmasını,Adıyaman ve çevresini aydınlatmasını,

-Başta Belediyeler olmak üzere bütün yatırımcı kurumlarla Sivil Toplum Kuruluşlarıyla işbirliği içinde hareket ederek-Çevresine fayda ve yarar sağlayacak-çalışkan, üretken ve dünyaya açılmak üzere örgütlenip/organize edilmiş özgüveni tam “Tarım,Sanayi ve Ticaret” alanına öncülük etmesini –Adıyaman’ın tarihi ve kültürel zenginliğini sosyal varlığıyla da harmanlayıp geliştirerek,turizm ve tanıtım olgusuna katkı sunmasını,

-Bilimsel araştırma,bulgu, tanı ve verileriyle “Bilim Dünyasına” iz bırakmasını beklerdik,lakin  bu güne bunların hiç birisi olmadı;Kampus alanı çok yönlü,çok amaçlı ve çok güzel/şatafatlı binalarla süslendi Ve her yıl diplomalar dağıtılarak-DİPLOMALI-işsizler ordusu biraz daha kabartılmış oldu..

Evet..

Adıyaman Üniversitenin;

-Adıyaman ve İnsanının tarihi/kültürel ve sosyal çevre hinderlandına

-Turizm ve tanıtım olgusuna,

-Sanayi Ve Ticaret alanına-Üretim ve istihdamına,

-En bariz bir örneği de “EĞİTİM ALANINA” görünür bir yaklaşım ve katkısı olmamıştır..

Ya da olmuşsa-Ben duymadım/bilmiyorum;Hoş görün..

Her neyse!

SON/SÖZ;

Üniversiteler İlim/Bilim yuvasıdır;Çevrelerini bilgi ve bulgularıyla sürekli bir refleksle ısıtıp/ışıtırlar..

Eğer Adıyaman Üniversitesine sevginiz,ilginiz/hasletiniz varsa;Böyle düşünün böyle okuyun,böyleöğrenin,böyle yazın ve söyleyin-yoksa susun..

Ve de Sayın Rektörü pohpohlamayın, eğer Onu seviyor ve doğru/iyi-güzel işler yapmasını istiyorsanız-gidin Ona;Bildiğinizi söyleyin yardım etmiş olursunuz..

Çünkü..

Eğer Dost,gerçek dostsa “DOĞRU” söyler lakin;Söylerse “ACI” söyler..

Ben Adıyaman Üniversitesini seviyorum,Sayın Rektörü de sevmek istiyorum;Beni anlayacağını umuyorum..

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

KÜÇÜK ŞEYLER?

“Küçük şeyler büyük şeylere gebedir, ki-Kula; Bazen ala, bazen bela doğurur!” KIYAM/ET! Çalkalandı arş-u ferş,şerha-şerha …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir