Adıyaman’da İşçi Olmak

(Şenol amcam kızmasın)

 

Bu serüven elindeki ekonomik değerler elinden alınınca başladı. Kendi coğrafyasında toprağa alın teri dökerken, taşı kazıyarak ekmeğini çıkarırdık. Ne tatlıydı o ekmek, her ne kadar kuru olsada temiz ve lezzetliydi.

Dünya değişti, ekonomik politikalar değişti. Ekmeğe zehir, faiz, haram, ilaç, gübre katıldı. Dört bir yandan toprak ana zehirlendi, bu coğrafyaya artık bulutlar gelmez oldu. Sıkıntılar başladı, ekmek artık aslanın midesine geçmişti.

Kırsalda ekmek yoktu tek çare şehre taşınmaktı. Tek gaye eve temiz ve helal etmek getirmekti. Ama şehir köy gibi değildi, günden güne ihtiyaçlar artıyordu. Yevmiyeler artık karın doyuramıyordu. Tek çare kalmıştı, o da fabrikalarda işe girmekti. İşe girildi girilmesine ama girmek pek kolay olmamıştı. Sosyal güvenceden habersizdi, çünkü kendisi daha sosyal olamamıştı. Fabrikalarda gece gündüz demeden çalıştı çalıştı ve çalıştı. Her gün çalışma koşulları zorlandı iş yoğunluğu ve çalışması artı, eve yorgun gelindi. Gece mesailer ve ezilmeler, hak arayınca işten çıkartma tehditlerin gölgesinde, her gecen gün bünye zayıfladı. İsyan edip işten çıkmayı düşündü, çıkamadı çünkü evde bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi vardı. Hangi işe girse aynıydı. Tek çare devlet kapısına sığınmaktı. Orda insanlık vardı orda saatlerce çalışmak yoktu. Fabrikalarda on, on iki ve daha fazla saatlerde çalışmak vardı. Devlet kapısı öyle değildi sabah sekizde işe gider akşam beşte çıkardı. Ailesiyle zaman geçirirdi.

Buhikâyeyi neden yazdım?

Gecen yerel televizyon kanalında sayın vekillerimizden birinin konuşmasına denk geldim. Konuşmasında şöyle bir söz sarf etti. ” Adıyaman organize sitesinde bazı fabrikalar işçi bulamıyor. Adıyaman’da işsizler fabrikalarda çalışmıyor herkes devlet kapısında çalışmak istiyor… ” diye devam ediyor.

Sayın vekilim bir kaç şey sıralayacağım size; Lütfen üzerinize alınmayın.

Siz SGK denetçileri geliyor diye SSK’lı olmadınız için fabrikanın sağına, soluna, köşe bucak, lavabolarına saklanılan işçi gördünüzmü?

Siz fabrikalarda işçiler ne kadar ücret aldığını biliyor musunuz? Asgari ücret alınmış gibi bankalara para yatırıldığını sonra o paraların bir kısmını geri toplandığını biliyor musunuz?

Fabrikalarda işe girmek için siyasi ve hatırı sayılır biri tarafından hiç işe girdinizmi?

Dindar görünüp işçinin emeğini gasp eden patron gördünüzmü?

Siz hiç işe girmeden işten çıkış evraklarını imzaladınızmı?

Siz hiç sendika kurdu ve işçi hakkını savundu diye işçileri işten çıkarıldığını gördünüzmü?

Siz hiç işçi oldunuz mu ve patronlar nazarında üçüncü sınıf insan muamelesi gördünüzmü?

Söylenecek ve yazılacak çok şey var.

Ama her şeye rağmen bir işçi olarak yaşayacak ekmeğimizi alın terimizle taşı sıkarak kazanacağız.

Tüm işçi kardeşlerime saygılarımı sunarım.

Bu Haberi Gördünmü!

Neden Böyle Ayrımlaştık Ve Ötekileştik

Üç silahşorların her zaman söyledikleri bir söylem vardı. ‘’Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’’ . Bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir