ADIYAMAN’DA NOSTALJİK BİR TURİZM SEZONU ANIMSAMASI…

“Bir kaç yıl önce-Kahta SES sitesinin-yöneticisi aramıştı;
-Abi, Adıyaman’ın yeni-Turizm sezonu- açıldı; Sen de bir şeyle yazsana! demişti..
-İyi ama kardeşim, Adıyaman turizmi üstüne o kadar çok yazdım ki, hiç kimse okumadıktan ya da okuduğumu anlayamadıktan sonra daha neyini yazayım ki turizmin, demiştim..
-Olsun Abi; Anlamlı şeyler yazıyorsun! Sen yine de yaz.. demişti.”

Eh , o halde, Adıyaman turizmine nostaljik bir pencereden bakarak yazalım demiş yazmıştık..
Yıl 2004,sanırım yine nisanın ortaları; Emmimoğlu Necip Bey Belediye başkanlığı koltuğuna henüz yeni oturmuş ama, belli ki daha ısıtmamış..
Baktım, Sümer meydanından coşkulu sesler, vaveylalar, zılğıtlar geliyor; Merak edip sesin geldiği yöne doğru yöneldik;O güne kadar Adıyaman’da hiç görmediğimiz bir manzarayla karşılaştık…
Sarılı/yeşilli, cicili/bicili elbiseler giyinmiş Belediye Temizlik işçileri, ellerindeki uzun saplı süpürgeleriyle Belediye başkanının nezaretinde ve arkalarında başta o zamanın Adıyaman Valisi Hikmet TAN olmak üzere devlet erkanı ile ST Örgütlerinin Başkanları ve bir avuç Turizm İşletmenleri güle/oynaya Eski saray mahallesinden Sümer meydanına doğru konvoy halinde ve davul/zurna eşliğinde geliyorlar..
Ben daha, Yahu ne oluyor? bile diyemeden; kalabalık Atatürk heykeline doğru yanaştı, alan çembere alında ve sayın Vali, Belediye başkanı ile Turizmciler ve İşçiler el-ele,kol-kola davul/zurna eşliğinde halay çekip oynamaya başladılar..
Bir Belediye yetkilisine yaklaştım ve sordum; Yahu kardeş neler oluyor, neyin kutsaması bu ne kutlanıyor burada söylesen de öğrensek! dedim..
Adam sanki, Sen nasıl onca yıl Belediyede yöneticilik yaptın!dercesine merakla ve acımayla yüzüme baktı ve Abi,”Yeni Turizm Sezonu açıldı! bilmiyor musun ki!” diye cevap verdi..
-Tabi canım, bilmez olur muyum!!dedim..
Öyle ya!
Demek ki, Turizm sezonu böyle açılıyormuş; öğrenmiş olduk…
Ertesi gün Gazeteciler Cemiyetinden aradılar; Vali Bey Cemiyeti ziyaret edecek, Sen de gel dediler…
Kalkıp gittik..
Vali Bey; Siyah takımının içine sarı parlak bir gömlek ve onu daha da açan kırmızı bir kravat takarak geldi ve tam karşıma oturdu..
Tabi gelmesiyle beraber,bazı yalaka basın mensubu arkadaşlar tarafından, onlara göre bir gün önceki başarılı sezon açılışından dolayı Sayın Vali yağlanmaya başlandı hemen..
-Aman sayın Valim,Biz hayatımızda böyle bir görkemli ve başarılı bir açılış görmedik; Bu güne özel bir anlam katan Sizin gibi bir valiye daha rastlamadık;Ne kadar anlamlı ve güzel oldu; Ne kadar başarılı ve ses getirici oldu; Sağ olun, var olun sayın valim.. dediler de dediler..
Vali Bey de çok memnun olarak Onlara teşekkür ettikten sonra, bir ara Karşısında hiç bir tepki vermeden söylenenleri sessizce dinleyen bana bakarak; “Hoca, Sen neden bir şeyler söylemiyorsun, yoksa beğenmedin mi açılış programını? dedi..
Sayın valim; Bu arkadaşların bahsettiklerini de, Sizin dün yaptıklarınızı da anlamaktan zorluk çekiyorum.. Turizm sezonu böyle açılmaz dedim..
-Neden,niçin,peki nasıl olur? dedi..
Bakın Sayın Valim;Adıyaman’ın Örenli mahallesindeki(eskiden Pirin Köy’ü)PERRE antik mezarlarını daha bir çok Adıyamanlı bilmiyor..Nemrut ve Cendere’yi de,bir çok turistik ve kültürel değerin de Adıyaman insanı da pek farkında değildir…Dolayısıyla bunların bölgesel sosyal, kültürel ve parasal getirisinin de farkında değildir..Bu ve benzer yerlerin öncelikle bölge insanı tarafından bilinmesi ve benimsenmesi gerekir…Eğer Turizm sezonunu açıyorsanız, ve bundan bir genel gelir hedefliyorsanız,bu yerlerin
halka tanıtılması da gerekmez mi?Eğer yerleşik halk bu değerlerin farkına varırsa,öyle zannediyorum ki gelen turiste de yaklaşımı daha olumlu olacaktır..
O halde;Turizm sezonunu açarken,Devlet,Belediye ve Turizm İşletmelerinin ortak organizasyonuyla-halkın-bedelsiz olarak bu yerlere götürülüp gezdirilmesinin sağlanması gerekmez mi??Bunu hayata geçirebilirseniz,o zaman anlamlı bir iş yapmış olursunuz ve benim de böyle sohbetlere katılmamı sağlamış olursunuz…dedim..
Vali Bey,bir müddet düşündükten sonra,dedikleriniz çok doğru;Gelecek yıl dediğiniz gibi yapacağımıza söz veriyorum..dedi ve vedalaşıp gitti..
Bilemiyorum;Adıyaman’da Acaba bu yıl Turizm sezonu nasıl,kim ve kimler tarafından ve hangi etkinliklerle beraber açıldı
Birisi bana söyleyebilir mi??
E.Adıyaman Valisi Sayın Hikmet TAN’IN kulakları çınlasın…

Ömrü vefa etseydi inanıyorum ki;Sayın Vali dediklerimizi hayata geçirirdi..
Ama Onun ömrü,yerine gelenlerin de ne idrakleri ne de güç ve takat’ı da hiç vefa etmemiş olacaktır ki;O günden beridir,Turizm adına-O gün Vali Sayın Hikmet TAN’IN renk a renk cicili/bicili kıyafeti ve kendinden emin samimi güler yüzüyle başını çektiği “Sümer Meydanındaki” coşkulu halayı bile bugün-MUMLA-arıyoruz..

ADIYAMAN’ DA HERKES BAŞKAN!
“Adana’da-eskiden, Yanaşma/ağasına,Ağa da/yanaşmasına(ağa)-derdi.”

Bugünlerde/Benim Irgat kentim, bikes/Sahipsiz Adıyaman’da neredeyse- herkes birbirine ‘Başkan!’diye hitap ediyor..
Bu gidişle!
Sanıyorum, sadece Bizim gibi sürekli Ona/Buna çatan- işe/güce yaramaz birkaç avuç atıl/aylak-Avareler dışında, Adıyaman’da-Sade yurttaş kalmayacak..

Derler ki..

“Alim bildiğinden-emin Ve temkinli,Cahil de bilmediğinden- cesaretli Ve atılgan olur.”.

Ve yine,Bizim de mesleğimiz olan(Sanat Ve Tekloloji) teknik bilimler alanında da bir ibretle derler ki!

“Bin kerre ölç,bir kerre biç..”

Çünkü..

“Hatalı ölçülüp/Biçilen’in,hasılası yokturr;Hiçbir fayda ve yarar getirmez! Ve de hiçbir işe de yaramaz..”

O halde..

Bu rağbet neden-Bilmekten mi,bilmezlikten mi;Neden herkes-Kariyer,yetenek ve İş gereklerini Bilsin ya da bilmesin-her makam ve işe elan balıklama dalmayı kendine vazgeçilmez bir huy haline getirmiş?

Evet..

Hem de öyle sanal/yararsız bir huy ki bu,ıslah ve izale edileceği yerde,bilakis ne yazık ki;Giderek tüm/sosyal katmanlar arasında benimsenip/yayılarak, zamanla toplumun genel ahlaki yapısını da bozarak onun yerine ikame ve idame olmaya da başlanabiliyor..O zaman da şekva ve şikayetler,serzenişler ve itirazlarla feryad-u figalar sükun ediyor elbette..

Şüphesiz ki..

Başta ülkeyi sevk ve idare etmek durumunda olanlar  dahil,toplumsal alanla ilgili olan herkes de;Bu önlenemez absürt haksızlığın,hadsizliğin beraberinde taşıyıp toplum katmanlarına dayattığı-sanal ahlaksızlık,bozulma,çözülme ve kokuşmanın farkında lakin-seyirci olarak..

Lakin..

Hiç kimse de-Sosyal sorumluluğunun kendisine yüklediği rol ve misyonuyla- ortaya çıkıp da;Yahu nedir bu hal,bu çapsızlık/hadsizlik,ne oluyor,ne yapıyorsunuz, talip olduğunuz makam ve unvanlara layık ve uygun musunuz,ehil ve emin misiniz acaba,kariyer ve yeteneğiniz var mıdır?diye bir tavır ve tariz de almıyor-ne yazık ki..

Böyle olunca ve zaten kendi benzerlerinin de-talip oldukları makamları-işgal ettiğini de gördükçe;İştahlanıp/zıvanadan çıkabiliyorlar/Başkancıklarımız….

Yani..

Kendi ehliyet ve yeteneğine bakmadan-Olduk/olmadık Makamlara-talip olanların bir günahı yok aslında;Günah,siyasal desteğini kaybetmemek adına-Herşeylerine göz yumarak-Onları yüreklendiren-Siyasal yöneticilerdedir..

Evet..

“Şimdilik;Adıyaman Ve Adıyamanlılar olarak;Hali pür melalimiz budur..”

Bu vazgeçilmez-bakir/mamur-bereketli ve görkemli potansiyeli;Siyaset esnafıyla
onlara hamilik eden Siyasal partilerimizin sayın Liderlerine sunmayı görev biliyor ve “Sosyal sorumluluğumun bir gereği” olarak-sunuyorum..
Vatan/Millet hizmetine hasretillmak üzre;Dünyanın kadim barışına ile beşeriyetin refah,huzur,güven ve mutluluğuna katkı yapmasını diliyorum..

SON/SÖZ;

Görünen o ki!

Güneşin,Ankara’dan önce Adıyaman’da doğduğu gibi;Siyaset güneşi de-Ankara’dan önce Adıyaman’dan doğmaya devam edecektir;Siyaset-Ehil ve emin idraklerden taşınıp sokakları aydınlatmak yerine,kör/karanlık sokaklardan taşınıp bakir idrakleri de karartmak üzere-ona ha bire sarınıp ayağa düştükçe….Formun Üstü

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/TESBİHAT..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” TESBİHAT Hangi Şey’e baksam seni görürüm Subhan’u-Elhamd’u-Allah’u Ekber O Şey’e …