Adıyamanlı Değişiyor Amma…

 

Adıyamanlılar teslimiyetçi bir toplum olmaktan çıkıp, devlet büyüklerine, yetkililere yaranmaya çalışan, yağ yakan, hiçbir başarının mümessili olmasalar da devlet yetkililerini gördüğü yerde alkışlayan bir topluma dönüşmeye başladı.

Bu gidişatı hayra alamet saymadığımı belirtmek isterim.

Basında yazı yazan, hal ve hareketlere yorum getiren birileri olarak, yıllarca Adıyamanlıların tepkisiz bir toplum olmasına isyan ettik.

Hakkınızı arayın, vekilleri görünce saygılı olun ama el pençe divan durmayın, “dut yemiş bülbüle dönmeyin” dedik.” Ağlamayan bebeğe mama vermezler” dedik.

Bu dediklerimiz birilerine etki eder, insanlar hak kaybına uğradıklarında, seslerini çıkarmayı ve hatta seslerini yükseltmeyi öğrenirler dedik.

Bekledik, bekledik, olmadı.

Adıyamanlı verilenle yetindi “az’a kanaat” etti.

Güç odaklarının “bereket azdadır” telkinlerine kandılar, sabretmeyi “ibadet” düzeyine çıkardılar.

Dönüp böyle diyenlere “siz neden az’la yetinmiyorsunuz” demediler.

Şimdilerde Adıyamanlı, çiftçisi, esnafı, gazetecisi, yazarı, kanaat önderi, dini liderleriyle bir dönüşüm geçirmeye başladı.

Ama bu dönüşüm beklenen, arzulanan yöne değil, teslimiyetin de ötesine, Adıyamanlıların kendi tabirleriyle “allekliğe, yağcılığa, şakşakçılığa” doğru.

Böyle bir değişim bana ürküntü veriyor!

Kendinizi yeterince güçlü hissetmez ya da yaşananları kavrayamazsınız ve saygı çerçevesinde susarsınız! Buna bir şey denmez ama yaşanmışlıkların oluşturduğu tecrübe “allek olmayı” işaret ediyor ve halkın büyük bir kesimi bunu sıkıntılardan kurtulmanın bir yolu olarak görüyorsa burada bir dejenerasyon, bir bozulma, bir çözülme vardır ve bu istenmeyecek bir istasyondur.

Üzüntüm dağlar, kaygım okyanuslar kadar…

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir