AGAH’İ SÖZLER..

“Söz ola-Hak yoğura,söz ola-Şer doğura!”

İLAHİ İKAZLAR;HELAK OLAN KAVİMLER

-Ey can, bil ki! İlahi ikazların(TEK) kaynağı Kur’an Ve muhatabı da Sensin.. Neden(Helâk olan Kavimlerden)bir İbret almazsın??

ADAM OLMAK?

-Adam olmak demek! Hakkını,Halkını Ve Haddini bilmektir;Hakkını Ve Halkını bilmeyene de haddini bildirmektir..

AHLAK?

-Ahlâk,yasalarla korunmaya muhtaç olmayan (insan Ve ihsan eksenli) çok özel bir erdemdir! O da ancak;Adam olanda bulunur..

SİYASAL PARTİLERDEKİ-ÇÖZÜMSÜZ İRONİK İRONİ

-Kendisinin de-Aynı gücü-kullanacağı-AŞİKAR-bilinen-Muhalefetin;Seçimde (Devletin Bürokratıyla) çok uğraştık! Demesi çözümsüz bir ironidir.

PARTİLER MUHALEFET’TEYKEN BAŞKA, ÏKTÏDARDAYKEN BAMBAŞKA??

Seçimleri kaybeden-Muhalefet partilerimiz-genellikle;Biz seçimlerde adeta devletin görevli Bürokrasini (VALİ-KAYMAKAM-BELEDİYE BAŞKANLARINI) HEP karşımızda bulduk/engellendik ve uğraştık- mazeretine sığınırlar..

Öyle de

Ancak-Hükümet ettiklerinde-Buna kalıcı yasal bir çözüm bulmak yerine-bu defa da kendileri;Şikayetçi oldukları-BÜROKRATLARI,DEVLETİN KURUMSAL YAPISINI DA ZAAFA UĞRATACAKLARINI DÜŞÜNMEDEN – aynen kullanmaya başlarlar.. Çünkü onlar da-Devlet Bürokrasini-kendi siyasal  irade gücüne sunulmuş hazır ve faydalanması gereken, vazgeçilmez bir meta (mal/mülk) olduğunu sanırlar..

Bu olunca da..
“Ülkemizde nerdeyse bütün bürokratlarla beraber ST Örgütleri olan Dernek,Oda Ve Vakıflar da kendilerini siyasetin göbeğinde bulur..”
Yani..
Bizde,yasak getirilmiş olsa da-politik/siyasetle uğraşmayan kurum/kuruluş pek yoktur; Uğraşmıyoruz diyenler de genellikle yalan söylemeyi kendilerine kar sayan korkak  ve pısırık,yağcı ve yalaka yönetici ve kadrolara sahip olanlardır..
O halde..
Sanıyorum ki,ülkemizdeki bütün siyasal partiler de rahmetli Süleyman Demirel’in; “Dün dündür,Bugün bu gündür!” sözünü kendilerine-Vazgeçilmez Bir İlke-seçmiş görünüyor..

Yani..
Dünün mağdur muhalefet partileri olan Ak parti ve MHP’nin dün şikayetçi olduğu şeyden eğer bugünün mağdur muhalefet partileri olan CHP,HDP Ve ÌYÌ Parti de şikayetçi oluyorsa;Bu işte-acil çözüm bekleyen-çok kronik bir problem var demektir.

Acaba diyorum!

“Kurumsal yapısını tamamlamış uygar toplumlar da-bizim gibi;işini/gücünü bırakıp, tüm zamanını-siyasete mi hasreder?”

DİN VE DEVLET

Dini-dünya siyasetine alet eden (ilk devlet) EMEVİ devletidir ki, bu (yıkıcı) gelenek ne yazık ki bugün de(İslam aleminde) hala-Pervasızca- devam ediyor..

BİR NOT; ÏSPANYA’DAKÏ ELHAMRA SARAYI ÏLE KURTUBA CAMÏÏ TEMELÏNE GÖMŪLEN EMEVÏ ÏSLÂM MEDENÏYETÏ,EĞER SAHÏP OLDUĞU BU ALTINLARINI GÖRKEMLÏ SARAYLAR YERÏNE ÏNSANININ ÏLÏM VE ÏRFANINA FEDA ETSEYDÏ-BELKÏ BU GŪN;BŪTŪN AVRUPA ÏSLÂM MEDENÏYETÏYLE BULUŞMUŞ OLACAKTI..
Şüphesiz kİ Bunda!
“BUGŪNŪN ÏSLAM DŪNYASI ÏÇÏN DERS ALINACAK BÏR ÏBRET VARDIR..”

ALLAH NEREDE?

Ey can!

Eğer İman etmek için Allah‘ı-uzakta ararsan-asla bulamazsın,Çünkü;O, Senin-O‘na Senden de yakın olan-kalbindedir.

TARIM VE HAYVANCILIK OLMADAN BÏR YANIMIZ YARIM KALMAYA MAHKUM KALACAK..
Bir zamanlar..
Bizim de-YERLİ VE MİLLİ-ürünümüz vardı..
Ne zaman ki tarım ve hayvancılımızı öteleyip-üreticinin de ahlaki genlerini bozduk;O günden sonra Bize- Karpuz diye-Genleri bozulmuş kabak/Karpuzlar yedirmeye başladı..
Tarım Ve hayvancık olmadan,Sanayi Ve Ticaret,Ticaret olmadan da kalkınma ve ilerleme de olmaz;Bir yanımız hep yarım kalmaya mahkum olur..
O halde…
Daha ne bekliyoruz

Tarım Bakanlığına “Adıyaman’daki 400 Büyük baş kapasiteli/Besi Çiftliğimi” çok cüzi bir bedelle tahsis etmeye hazır olduğumu belirterek-ilk adımı atıyorum..
Eğer yapacaksanız buyurun gelin-Kendiniz yapın
Nasıl olsa bana bir hayrı/yararı yok;Bari vatana/millete belki olur ve olsun..

BÌR ZAMANLAR BİZ DE YERLÌ VE MÌLLÌ’YDÌK

A benim-yere/göğe sığmayan çok güçlü, güzel ve şevketli devletlûm!
Ne olurdu da,şu ithal mallara özenip de yerli/milli tarımımı kökten öldürmeseydin .Belki o zaman benim çilekeş çiftçim de ahlaki erozyona uğrayarak-insani  ve imani genlerinden sarsılıp-büsbütün bozulmaz ve bana/Bize de;Diyarbakır karpuzu- diye, “Genleri bozuk Kabak/Karpuzları” da asla ve kat’a yedirmezdi..
Hani..
Zaman-zaman yerli ve milli şeklindeki o artık hasret kaldığımız büyülü laf-u güzaf kulaklarımda çınladıkça-benim de elan Aklım/izanım karışıyor ve dilimden gayri ihtiyarı-acaba;Bu yerli ve milli dedikleri şey de ne ola ki-diyerek-ibret ve hayretle etrafıma bakınıp/duruyorum..
Tabi ben etrafıma aval-aval baktıkça,beni görenler de benim gibi;Afallaşıp-hayretle ve hüsranla birbirlerine bakıyorlar..
Hülasa..
Bizim de ve bizimle beraber yerli ve milli olan her şeyimizin de genleri bozuldu, be güzel Sultanım.Artık çare Sensin gayri;Ya şimdi bizim için nostaljik bir söylemden öteye pek geçmeyen o– yerli/ milli-olan hasletimizi bize geri verin,ya da bir daha asla kullanmamak üzere yasaklayın-gitsin..
Tamam mı..
Güzel ve kudretli devletlu sultanım;Allah yar ve yardımcın olsun,muradın neyse onu-Sana versin!
Benden bu kadar-biliyorsun ancak,yine de haddi aşıp-nefsimle beraber herkese bir kez daha anımsatmayı görev bildim;Varsa-kusurumuz-af ola..
Gayri gerisi Senin izan ve insafına kalmış artık;İstersen o hasletimizi bize geri ver, istersen Bizi ona seri ver..

Takdir Ve Tahsin de Senin,tazir ve tekdir de..

SULTANLARIN ÇAĞDAŞ UYGARLIK YOLUNDAKÏ-Azimli/Kararlı- YŪRŪYŪŞÜ?

Bazen kendime soruyor-kızıyorum!

Hani-Senin de hayal üstü-insan ve ihsan eksenli-vazgeçilmez hedeflerin vardı;
-2023’ler,2053’ler ve 2071’lerde çağdaş uygarlığı aşmak/-Adam olmak-gibi..

Bak işte!
Çalışıyor,üretiyor,yapıyor,hayata geçiyor, aşıyor,ulaşıyorlar da;Ne istiyorsun daha?

Evet onu!
Bizzat-Ben de görüyor,yaşıyor,anlıyor ve etkilenip-inanıyor gibi de oluyorum,ama sonra daldığım o büyülü düşten-aniden uyanıp haykırıyorum;Ama benim düşmüş olduğum yolda, Çağdaş Uygarlık Yolu-Ve Yolculuğumda asla riyakarlıkla talana-Arsızlık ve hırsızlığa-asla yer yoktur-diyor Ve uyanıp/hayıflanarak-yeniden kendime ve eski benliğime geri dönüyorum.

Çünkü..
“İbrahim’iyiz biz!

Allah’tan gayrı hiç kimseden bir arz,talep ve beklentimiz yok bizim;Ebu/zerler misali, ömrümüzü karanlık ve metruk mahzenlerde aç/susuz geçiririz de, lakin-kendileriyle fani Makamlarına (ZULM’U İLZÂMI) meslek seçmiş;Hakkını,Halkını ve Haddini bilmez Zalim ve Gaddar Sultanların sunacakları her türlü dünyevi taam,makam,mansıbını elimizin tersiyle iter-Suratlarına çarparak reddederiz..”

Ne diyelim!
“Allah ülkemin aç gözlü yöneticilerine biraz doyum, kanaat ve insaf ile onu hak ve adaletle yönetmeyi,insanına da akıl ve izan nasip eylesin.”.

SON/SÖZ;
Evet..
“Ahlak,asla yasalarla korunamayacak bir erdemdir ve o da ancak; Adam olanda bulunur..”

Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/TESBİHAT..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” TESBİHAT Hangi Şey’e baksam seni görürüm Subhan’u-Elhamd’u-Allah’u Ekber O Şey’e …