Allah’a ve Resulüne İtaat(2)

1.Allah’a  ve Resulüne İtaat Etmek Allah’ın Emridir:

“Allah’a itaat edin, Resûle de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz bilin ki Resûlümüzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir.”[1]

Bu ayetten şunları anlamalıyız:

1-Allah’a ve resulüne itaat etmek, Allah’ın emridir.

2-Kur’an’da yasaklanan günahlardan uzak durmak, Allah’a ve resulüne itaat etmenin doğal bir vecibesidir.

3-Hz. Muhammed (s.a.v.)’in görevi, Allah’ın emirlerini bildirmektir.

4-Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından tebliğ edilen emir ve yasakları öğrendikten sonra, bu emir ve yasakların gereğini yerine getirmekten yüz çevirenler, İlahi cezaya müstahak olurlar.

5-Allah’a ve resulüne itaat etmenin önemini bilerek ve bu bilginin gereğini yerine getirerek yaşamalıyız.

2.Allah’a ve Peygamberine İtaat Etmemek Bir Cihetle Küfürdür:

“De ki: Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.”[2]

Konyalı Mehmet Vehbi Efendi, bu ayeti tefsir ederken şunları söylemektedir:

“Eğer itaatten i’raz ederseniz Allah-ü Tealâ sevmez” demek” siz kâfir olursunuz. Binaenaleyh; Allah-ü Tealâ size muhabbet etmez demektir. Yani i’taz; risaletini tasdikten i’raz olduğuna binaen küfür olmuştur. Ama risaletini tasdik edip de tembellik ederek sünnetini ihya etmemek suretiyle adem-i itaatten küfür lazım gelmez.”[3]

Müfessir Sabuni ise şöyle izah ediyor:

“Eğer itaat etmekten yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah, ayetlerini inkâr edenleri ve peygamberlerine isyan edenleri sevmez.”[4]

3.Allah’a, Resulüne ve Ulu’l-emre İtaat Etmek Gerekir:

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.”[5]

Bu ayetten şunları anlıyoruz:

1-Kitaba ve sünnete sarılmak suretiyle Allah’a ve resulüne itaat etmek gerekir.

2-Müslüman oldukları ve Allah’ın dinine bağlı kaldıkları müddetçe idarecilere itaat etmek icap eder.[6]

3-Ulu’l-emr, “emir sahipleri, emir verme salahiyeti taşıyan ve bu konumda olanlar yani âmirler” demektir. Başkan, aile reisi, kumandan, ana-baba, bilmeyenlere göre bilenler (âlimler) de bunlardandır.[7]

4-Anlaşmazlığa düşülen konuları Allah’a arz, anlaşmazlığın cevabını Kur’an’da aramak demektir.

5-Günümüzde anlaşmazlığa düşülen konuları Resulüne arz, sünnetindeki hükümlere başvurmak anlamına gelir.

[1] 5/Maide-92

[2] 3/Al-i İmran-32

[3] Konyalı Mehmet Vehbi, Hülasatü’l-Beyan Fi Tefsiri’l-Kur’an, C: 2, S: 582

[4] Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, C: 1, S: 366

[5] 4/Nisa-59

[6] Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, C: 1, S: 540

[7] DİB Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir,C:2, S: 87

Bu Haberi Gördünmü!

İnsanın Yaratılışı (8)

6.İnsanın işiten, gören ve akıl sahibi olarak yaratılmasının hikmeti nedir? “Gerçek şu ki, biz insanı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir