Anız Cinayeti…

 

Ekinler sarardı, biçilme aşamasına geldiler.

Biçerdöverler yakında yollara dizilecekler. Ekinler biçilecek, gökyüzünü ince bir saman tabakası kaplayacak.Başka illerden gelen biçercilerin sunulan “bulgur pilavı” nedeniyle karınlarına sancı girecek…

Şehrin boş arsaları arıza vermiş, iş bekleyen biçerdöverlerin park yeri olacak.

Tahıl dolu kamyonlar Toprak Mahsülleri Ofisi önünde zincir oluşturacak.

Bunlar ve daha fazlası bir hasta döneminde görmeye alıştığımız güzel tablolardır.

Hele o yıl ürün de bereketliyse, çarşı pazar hareketlenecek, düğün dernekler daha bir şen daha bir coşkulu yaşanacaktır.

Tarlada-tapanda yaşanan hareketlilik bana bir tarım ülkesi olduğumuz duygusunu yaşatıyor.

Her ne kadar uygulanan tarım politiklarıyla nedeniyle, “saman ithal eden” bir ülke durumuna düşürüldükse de, hasat mevsimini severim. Hayata hazırlandığım, çevreye adapte olmaya başladığım dönemlerde tarımla, hasat işleriyle çok haşır neşir oldum.

Bu zamana dair çokça anım vardır, hem de tazeliğini hala koruyan anılar…

Son yıllarda bu güzelim hasat mevsimini kara dumana, kızgın lavlara boğan bir anlayış türedi.

Anız yakmak…

Buna ben “cinayet” diyorum. Ekinler biçildikten sonra “anız’ı” ateşe veriyorlar.

Anız yakmanın tarlaya, komşunun tarla ya da bahçesine, çevreye ne denli zarar verdiğini bilmeyen yoktur.

Herşeye rağmen tarlayı canlı canlı yakıyorlar.

Kuyuya düşen bir kedi yavrusu için tüm imkanları seferber eden, can hıraş çalışanlar anız yakmaları görmüyorlar. Yakılmakta olan bir anız tarlasının yanından geçen kimi yetkililer, vahşeti görmemek için  başlarını öteki yana çeviriyorlar.

Yetkililer yanan anız tarlalalarını, buradan yükselen dumanları görüyor ama işlem yapmak için illa da birinin “ihbarda” bulunmasını bekliyorlar.

Böyle bir anlayış olamaz.

Anız yakmak yanlış ve zararlı bir işlemse, devlet yasaklamışsa, birilerinin uyarı ve ihbarına gerek olmadan bunu önlemek için tüm tedbirler alınmalıdır.

Alınan tedbirler de caydırıcı olmalıdır.

Bu konuda tedbir almayan, gerekeni yapmayan idareciler suçludur ve buradan savcılara suç duyrusunda bulunuyorum.

Anız cinayetleri önlensin.

Uymayanlar  ve gerekeni yapmayanlar cezalandırılsın…

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir