Ankara’da Bürokraside Neden Adıyaman Yok ki…

Ankara’da geçen hafta içerisinde mecliste ve Ak Parti Genel Merkezinde görevli çok değerli birkaç danışman arkadaş ile yemeği bahane ederek bir araya geldik.  Siyaset ve politika konuşmamaya özen gösterdik. Geçmişten uzun süren muhabbetler sohbeti veyahut yemeği daha da anlamlaştırırken danışmanların susmayan telefonları sohbeti ister istemez siyaset ve politikaya çekiyordu.

Danışmalar arkadaşlarımın telefon görüşmelerinden bir şeye tanıklık ettim. Gelen talepler ve istekler karşısında rahat olan danışmanlara rahatlıklarını sordum…

Karadeniz bölgesinde seçilmiş bir milletvekilinin danışmanlığını yapana danışman arkadaşımız “ Bizim ilin bürokrasisi ve bürokratı oldukça güçlü… Talepleri direk onlara iletip anında sonuç alıyoruz… Bürokrasisi güçlü olmayan ilin talepleri noktasında danışman arkadaşlarımız oldukça zorlanıyorlar…”

Adeta beynimden vuruldum…2 yıla yakındır yaşadığım Ankara’da göremediğim Adıyaman’ın var olamama sorununu bir anda keşfetmiştim değerli danışmalar arkadaşlarımın sayesinde…

Ülkenin vitrin değerlerine değerler katan bölgede taşıdığı misyon ile barış ve hoşgörünün sembolü olan Adıyaman neden gelişmez neden hakkettiğini almak sorularını beynimde canlandırmaya ve o gece dost meclisinde yaşadıklarımı gördüklerimi tahlil etmeye çalıştım…

Temel sorunumuz Adıyaman olarak oluşturamadığımız ya da alamadığımız bürokrasimiz veyahut bürokratımız…

Sorumluları ise Adıyaman’ı temsilden uzak olan sadece seçildikleri parti ve o partinin Genel Merkezini temsil etme derdinde olan milletvekillerimiz… İl olduğundan beri bu böyle olsa gerek…

Dolayısıyla Millet-vekillerimize seslenmek istiyorum… Neden Bürokrasi neden bürokrat…

Bürokrasi; siyasi sistemin, yürütme koludur. Devlet yönetiminde çeşitli idari görevleri yerine getirmek için modern hükümetler tarafından yönetilen ve çeşitli kamu kurumlarından oluşan örgütler bütünüdür. Aynı zamanda bürokrasi otoritenin büyük ölçüde atama yoluyla işbaşına gelen memurların elinde olduğu bir yönetim biçimidir. (Eryılmaz, 2003: 196).

Bürokrasi, hükümetin politika ve kamu hizmetleri oluşturma, yürütme, sorumluluk alma gibi amaçlarla yetkilendirilmiş, görev, otorite ve işleyişi kurallarla belirlenmiş, bu amaçla işbölümü, otorite hiyerarşisi, yazılı kuralları yazışmalar ve faaliyetlerin arşivlenmesiyle kişiler üstü esaslara dayandırılmış bir örgüt biçimidir.

Toplum açısından ise bürokrasi; memur egemenliği, devlet işlerinde bir işin yapılması için gerekli izinler, onaylar, imzalar, uyulması gereken kurallar ve genellikle de işlerin yokuşa sürülmesi ve zaman kaybı olarak anlaşılmaktadır. “Bürokrat” ve “Bürokrasi” aslında içiçe girmiş iki kavramdır. Biri söylenince diğeri hemen akla gelir. Toplumumuzun hemen hemen her kesiminde duyulduğunda antipati oluşturan bu kavramlar devlet işleyişinin olmazsa olmazlarıdır.

Siyasal organların başarısı, bürokratlara bağlıdır. Siyasetçiler, kamusal işlerin yürütülmesinde bürokratlara güvenmek ve dayanmak zorundadır. Bu sebeple bürokrasiye, yasama, yürütme ve yargılamayla birlikte dördüncü bir kuvvet olarak bakılmaktadır (Eryılmaz, 1997: 419).

Kamu bürokrasisinin, bir başka güç kaynağı “hızlı karar verme” iktidarıdır. Bürokrasiler, çoğu zaman yasama organından daha hızlı karar alabilmektedir. Yasama organınca kamu yönetimine devredilen yönetsel düzenleme yapma (yönetmelik çıkarma gibi) yetkisi bürokrasinin, parlamentodan daha fazla otorite ve yetki kullanması sonucunu doğurmaktadır (Eryılmaz, 2003: 211).

İşte böyle Genel Merkezlerin değerli milletvekilleri…

De hadi millet-vekilleri; bir kez de olsa Adıyaman’a hizmet edin, edin ki Adıyamanlıların gönlünde taht kurasınız… Edin ki temsil ettiğiniz iktidarın icraatlarını çok daha rahat halkınız ile tanıştırasınız…

Ankara’da sadece Adıyamanlı liyakatli ehliyetli bürokrat atayalım ki bürokrasimiz oluşsun sizlerde Adıyaman’a çok daha rahat hizmet etme şerefine nail olasınız…

Vesselam…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir