“Asgari Ücret Tespit Komisyonu Lağvedilmeli”

Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, TÜİK’in verilerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

“Başbakan Erdoğan bütçe görüşmelerinde asgari ücretlinin alabileceği gıda maddelerini sıralarken asgari ücrete göre hesap yapmaktadır” diyen Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, “Ancak işçiler ücretlerini sadece beslenme ihtiyacı için kullanmamaktadır. Bu durumda bakılması gereken rakam TÜİK’in belirlediği tüketim harcamaları kalıplarında bulunabilir” dedi.

“Sefalete teslim olmayacağız!”

Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, sözlerine şöyle başladı; “TÜİK 2003-2012 hane halkı bütçe anketi tüketim harcaması sonuçları ve çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı istatistikleri net asgari ücret verileri temel alınarak asgari ücretlinin gıdaya ayırabildiği pay göz önüne alındığında alım gücü pek çok temel gıda maddesi için gerilemiştir. Başbakan bugün bir asgari ücretlinin belirli gıda maddelerini 2003’e göre daha çok alabildiğini ifade etmiştir. Evet, işçiler pirinç, süt, mercimek ve toz şekerle beslenirlerse alım güçleri artmıştır. Hatta biz ekleyelim; makarna, bulgur ve patates için de alım gücü yükselmiştir. Ancak Başbakan verilerin bir kısmını görürken bir kısmını görmezden gelmekte, bugün bir asgari ücretlinin bir çok gıda maddesini 2003’e göre daha az tüketebildiğini söylememektedir. Bir asgari ücretli 2003 yılına göre 2012 yılında yaklaşık 9 ekmek (1,8 kg), 1 kg dana eti, 10 kg beyaz peynir, 2,3 kg koyun eti, yarım kg tavuk, 80 yumurta, 6,6 kg kuru fasülye, 26 kg nohut, 300 gram çay, 2 kg bal daha az alabilmektedir.Başbakan Erdoğan bütçe görüşmelerinde asgari ücretlinin alabileceği gıda maddelerini sıralarken asgari ücrete göre hesap yapmaktadır. Ancak işçiler ücretlerini sadece beslenme ihtiyacı için kullanmamaktadır. Bu durumda bakılması gereken rakam TÜİK’in belirlediği tüketim harcamaları kalıplarında bulunabilir. 2003 yılında gelirinin yüzde 40,6’sını gıdaya ayırabilen asgari ücretliler, 2012 yılında toplam tüketim harcamalarının sadece yüzde 29’unu gıda harcamaları için yapabildi. Bunun nedeni barınma, ısınma ve ulaştırma gibi zorunlu harcama kalemlerine yaptığı harcamalara daha fazla kaynak ayırmak durumunda kalmış olmalarıdır. Örneğin asgari ücret kaba hesapla yaklaşık 3 kat artarken, asgari ücretlinin kira ve konut harcamaları 3,4 kat, ulaştırma harcamaları 6,5 kat artış göstermiştir. Başbakan bütçe görüşmeleri sırasında ”5 kişilik bir aile, üç öğün çay simit tüketse ayda 450 lira eder” demiştir. Bir Başbakan’ın işçi ailesinin simitle beslendiğinde bile ücretinden yarısından fazlasını gıdaya harcamasıyla övünebilmesi dikkatlerden kaçmamıştır.Tam da  asgari ücret tespit sürecinde, “asgari ücrette gerekeni yaptık” demek, asgari ücretin insanca yaşamaya yetmeyeceğini bile kabul edememek, sefalet dayatmasının devam edeceğini göstermektedir. Başbakan’ın tüm hesap oyunları bir yana gerçek ortadadır. Asgari ücret açlık sınırının bile altındadır ve açlık sınırının altında asgari ücret toplumsal bir cinayettir. TÜİK, enflasyonun piyasada seçilmiş mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının dönemsel değişimini gösteren fiyat endeksleri ile hesaplandığını belirtmektedir. Tüketici fiyatları endeksinin amacı ise, hane halkları tarafından belirli bir ihtiyacı karşılamak amacıyla satın alınan mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyindeki değişimini ölçmek olarak tanımlanmaktadır. Bu yapılırken de en çok harcama yapılan ürünler seçilmektedir. Dolayısıyla enflasyon kişilerin yaptığı harcamalara konu olan mallardaki ortalama fiyat artışlarını vermektedir.”

“Asgari ücretle çalışanlar için elektrik, su, doğalgaz kullanımı asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olmalıdır”

“Herkesin kendi yaptığı harcamalara göre ayrıca bir enflasyonu bulunmaktadır” diyen Başkan İsmet Güneş; “Dolayısıyla enflasyon herkes için aynı olmadığı gibi alım gücü de kişinin almayı tercih ettiği ürünlere göre değişmektedir. Türkiye’de son 10 yıldır özellikle tarımda yaşanan çözülme ile birlikte hane halklarının tüketim kalıpları hızla değişmektedir. Kentleşme ile birlikte ulaşım, barınma gibi temel ihtiyaçlar artmakta, hanelerin bütçelerinde bu ihtiyaçlara erişim noktasında ciddi dönüşümler yaşanmaktadır. En yoksul yüzde 20’lik dilim için ulaşım ve barınma gibi kalemlere ayrılan paydaki artış bu dönüşümle birlikte değerlendirilebilir. Bunun sonucunda zaten gıda yoksulluğu yaşayan en yoksul yüzde 20’lik gelir grubu gıdaya ayırdığı payı azaltmak zorunda kalmıştır. Asgari ücretlileri bu sürecin dışında değerlendirmek mümkün değildir. Sonuç olarak asgari ücretliler reel ücretlerinde yaşanan kısmi artışlara rağmen alım güçlerini temel gıda ürünleri karşısında kaybetmişlerdir.Asgari ücret tespit süreçleri, sermayenin karının sürekliliği ve kamunun maliyet hesaplarının baskısı ile denetim altındadır.  Asgari ücretin ekonomik büyüme ve verimlilik artışından pay almaması, üretilen kaynakların belirli ellerde toplanması anlamına gelmektedir. Gelir dağılımını düzenleyici bir rol oynaması gereken asgari ücretin, açlık sınırının bile altında belirlenmesi vicdanları zedelemektedir. Asgari ücretin, temel gereksinimleri karşılayacak insanca yaşam ücreti olarak ele alınması gerekmektedir.Asgari ücret, işçinin ailesi ile birlikte tüm zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde, insan onuruna yakışan bir düzeyde tespit edilmelidir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu lağvedilmeli, asgari ücretin belirlenmesi süreci bir toplu pazarlık süreci olarak ele alınmalıdır. Görüşmeler kamuoyuna açık hale getirilmeli, anlaşmazlık durumunda işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanabilecekleri yasal zeminler oluşturulmalıdır. Asgari ücretin herkese bölge, yaş, işkolu vb. ayrımı yapılmaksızın aynı oranda belirlenmesi esas alınmalı, bölgesel asgari ücrete uygulanması yolundaki girişimlerden uzak durulmalıdır. Asgari ücret gelir dağılımını düzenleyici yönde belirlenmeli ve ekonomik büyümeden pay almalıdır. Asgari ücretlinin geçim haddi ile enflasyon arasındaki uyumsuzluğun yoksullaştırıcı etkisi göz önüne alınarak, enflasyon verilerinde temel harcama kalemleri dikkate alınmalı, TÜFE sepeti emek örgütlerinin katılımı ile belirlenmeli ve denetlenmelidir. Asgari ücretle çalışanlar için elektrik, su, doğalgaz kullanımı asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olmalıdır.Sabah 6.00-9.00 ile akşam 18.00-21.00 saatleri arasında ulaşım parasız olmalıdır. Eğitimde hiçbir ad altında para alınmamalı, eğitimin okul dışı giderleri devlet tarafından karşılanmalı, sağlık tümüyle parasız olmalıdır. Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır. Asgari ücretli gıdaya ayırabildiği pay ile 2012 yılında 2003 yılına göre yaklaşık 9 ekmek (1,8 kg), 1 kg dana eti, 10 kg beyaz peynir, 2,3 kg koyun eti, yarım kg tavuk, 80 yumurta, 6,6 kg kuru fasulye, 26 kg nohut, 300 gram çay, 2 kg bal daha az alabiliyor. Buna karşın asgari ücretin alım gücünün arttığı ürünlerde var. Pirinç, bulgur, makarna, süt, yoğurt, patates bu ürünler arasında yer alıyor.

Haber: Ömer Karakuş

 

 

Bu Haberi Gördünmü!

Çiftçilere süt sağma makineleri dağıtıldı 

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde hayvan üreticilerine modern süt sağma makinelerinin dağıtımı yapıldı. GAP Eylem Planı kapsamında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir