BESNİ VE GÖLBAŞI SGK BİNALARI 2017 YATIRIM PROGRAMINA ALINDI

Aydın: “Cumhurbaşkanlığına Vekalet Etmek, Benim İçin Onurdur”

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Cumhurbaşkanlığına vekalet etmenin kendisi için onur Adıyaman için de önemli bir görev olduğunu söyledi.

Aydın, yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanının yurt dışında olması halinde yerine kimin vekalet edeceğinin Anayasanın çok net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

Mevcut Anayasaya göre Cumhurbaşkanının yurt dışına gittiği zaman yerine Meclis Başkanının vekalet ettiğini aktaran Aydın, “Meclis Başkanı’nın da yurt dışında olması yâda rahatsızlığı nedeniyle bir mazeretinin olması halinde de Meclis Başkanı da vekaletini bir başka vekiline verebiliyor. Tabi bugüne kadar Meclis Başkanımız sağ olsun, bizlere karşı olan güveni nedeni ile vekâletini bana tevdii etti ve Cumhurbaşkanımızın da yurt dışına gitmesi suretiyle ki Sayın Meclis Başkanımızla da istişare ederek vekaleti kime takdir edeyim diye, netice itibarı ile o şerefe bizler nail olduk. Hamdolsun bu ülkede Cumhurbaşkanına vekâlet etmek, Meclis Başkanına vekâlet etmek, hele ki bu isim Recep Tayyip Erdoğan olursa, İsmail Kahraman olunca bir başka onurdur. O onuru eğer taşıyabiliyorsak, hakkı ile vazifeyi icra edebiliyorsak, hamdolsun tabi bu bir gururdur aynı zamanda. Sadece şahsım adına değil, Adıyaman için de önemli bir görev. Dolayısıyla önemli olan Rabbim bizleri mahcup etmeden, hangi görev olursa olsun, aslında ben görevin büyüğünü küçüğünü hiç bir zaman mukayese etmedim. Yani bu işi böyle merdivenin ilk basamağından başlayarak tırmanarak geldik. Dolayısıyla hangi görev olursa olsun, asıl olan o görevin hakkı ile icra edilmesi. Bizler de icra edebiliyorsak, bizlere güvenenlere karşı Rabbim bizleri mahcup etmiyorsa, utandırmıyorsa, en büyük şeref budur diyorum. Dolayısıyla hem Meclis Başkanı, hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleridir tabi ki” dedi.

– MECLİS BAŞKANIMIZ CİDDİ BİR OPERASYON GEÇİRDİ

Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın ciddi bir operasyon geçirdiğini anlatan Aydın, şöyle devam etti:

“Ben dün akşam gelmeden önce tekrar Meclis Başkanımıza uğradım, Sayın Meclis Başkanımız gerçekten ciddi bir operasyon geçirdi. Çok iyi bir dava adamı, mücadele adamı, âdete hiperaktif. Söz konusu Türkiye olunca, söz konusu bu milletin beklentileri umutları olunca, yaşına rağmen gece gündüz koşuşturan büyük bir ağabeyimizdir. Her fırsatta zaten ziyaret ediyoruz, görüşüyoruz. Hamdolsun her geçen gün daha iyiye doğru gidiyor. Büyük bir operasyon geçirdi. O operasyondan sonra şu anda dinlenme dönemi devam ediyor. Konutunda hem tedavisi hem de istirahat süreci devam ediyor. Diliyoruz ve umuyoruz, buradan dualarımızı da gönderiyoruz, en kısa zamanda inşallah Meclis Başkanımız yine işinin başında bizlerin arasında göreceğiz”

– TÜRKİYE, 15 TEMMUZ’DA ÇOK BÜYÜK BİR BADİRE ATLATTI

Türkiye’nin 15 Temmuz’da çok büyük bir badire atlattığını vurgulayan Aydın, “Çok teşekkür ediyorum, bu konu maalesef istismar edilen konulardan bir tanesi. OHAL varken referanduma gidilir mi? Türkiye 15 Temmuz’da çok büyük bir badire atlattı. Devletin pek çok kurumu içine sızan bu hain çete neredeyse o kurumları artık boyunduruk altına almaya başlamıştı. Ve böyle bir güç zehirlenmesi yaşadılar ki o 15 Temmuz’da bırakın darbe ülkeyi adeta işgal etmeye kalkıştılar. Bu kadar büyük bir badireden kurtulan milletin topyekûn mücadelesi ile birlikte kurtulan Türkiye tabi ki buna karşı ülkenin selameti, milletin geleceği için tedbirlerini almak durumunda. Nedir bu? Öncelikle bu hain darbe kalkışmasında bulunanlara, bu Fetö denen alçak terör örgütüne mensup olanların kurumlara sızmış olan unsurların temizlenmesi açısından alınan bir karardı. OHAL alınırken hep şöyle denildi; Bu millete karşı değil devlete karşı. Kendimize karşı yöneticiler olarak biz kendimize karşı bu kararı aldık. Yani yönetime sızmış olanların hain terör örgütüne mensup olanların temizlenmesi hem ülkenin hem de milletin selameti açısından son derece önemli bir olaydı. OHAL Anayasal bir organizasyondur. Anayasa’nın çeşitli şartları tamam olduğunda Anayasa’nın kriterlerine uygun olarak alınan bir karar. Yani Fransa’da basit bir terör hadisesinde alınan OHAL bakıyorsun halen devam ediyor. 1 Yılı aştı, 2 yıla yakındır neredeyse. Fransa’da OHAL devam ediyor. Ama biz de ülke bölünmekte kurtuldu. Büyük bir işgalden kurtuldu. Çok önemli bir badire atlattı. Buna karşılık olarak buna kalkışanlara karşı devletin içine sızmış olan bu çetenin temizlenmesi açısından son derece önemli olarak alınmış bir karardı. Alınması gereken bir karardı. Ve OHAL alındıktan beri de milletin günlük yaşayışı da, hepimiz yaşıyoruz, geziyoruz dolaşıyoruz, seyahat özgürlüğü, basın özgür, bütün özgür, bütün özgürlükler açısından… Nereden derseniz deyin konuşma özgürlüğü, düşünce, fikir serbestisi, özgürlüklerimize bir sınırlama yok. Dolayısıyla OHAL millete karşı alınmış değil, devlete karşı alınmış, ciddi bir tedbirdir ve bu nokta da bu süreç içerisinde de milletin güvenlik içerisinde sandığa gitmesi, özgür iradesi ile oy kullanması son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

– REFERANDUMUN OHAL’DE YAPILMASINDA BİR SIKINTI YOK

Referandum OHAL’de yapılmasına ilişkin de değerlendirmede bulunan Aydın, şöyle konuştu:

“OHAL’de referandum yapılmaz diye bir kaide de yoktur. Bu OHAL’in milletin özgürlüklerini kısıtlayan bir yönü yoktur, tam tersine milletin özgürce iradesini kullanması açısından da aslında bir avantajdır diye düşünüyorum ben. Bir defa milletin ferasetine güvenimiz tamdır. Millet her zaman doğru karar vermiştir. Eğer karar hoşumuza gitse de gitmese de milletin kararı başımızla gözümüz üzerinedir. Çünkü demokrasilerde meşrutiyetin yegane kaynağı vardır o da millettir. Sözün de kararın da gerçek sahibi milletin kendisidir. Dolayısıyla milletin vereceği karara herkesin rıza göstermesi lazım. Tabi ki bu süreçte evetçiler de hayırcılar da kendilerine göre çalışmalarını yürütecek. Propagandasını yapacak. Ama şunu özellikle belirtmek istiyorum, burada kategorik olarak karşı duranlar yanında duranlar. Ben bu yaklaşımı çok doğru bulmuyorum. Burada buna karşı özellikle irade ortaya koyanların çok soyut, çok mücerret bir takım algı yanılsamaları ile bir takım farklı yaklaşımlarla milletin kafasını bulandırılmaya çalıştıklarını görüyorum. İçeriğine girmiyorlar. soruyorum, arkadaş siz bu paketin neresine karşısınız. 18 tane madde var, tek tek maddeleri sayalım, bu maddelerin hangisine niye karşısın, buna girmiyorlar. Çünkü onlar da biliyorlar ki bu getirdiğimiz düzenleme, kuvvetler ayrılığını ön gören, Türkiye’yi geleceği hazırlayacak olan, istikrarı temin edecek olan bir düzenleme. Şimdi baktığınızda maalesef içeriğine girmeden kategorik alanda bir karşıyız. Rejim elden gidiyor, Cumhuriyet elden gidiyor, dikta yönetim geliyor. Tek tek bunlara girdiğimizde hepsinde aslında mevcut sistemi çok daha ciddi bir tehdit oluşturduğu çok net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bizim mutlaka ama mutlaka bu süreç içerisinde bu paketin ne getirdiğini, bu ülke için bu millet için ne anlam ifade ettiği için açıkça ortaya koymamız lazım. Milliyetçi Hareket Partisi’ne de buradan teşekkür ediyoruz. Onların da bu pakete ciddi destekleri var. Demek ki şudur bu paket, bir defa siyasi bir paket ya da bir siyasi partinin yada bir şahsın faydasına olacak bir paket değil. Ülkenin faydasına milletin faydasına olabilecek bu tür şeylerde siyasi üstü bir yaklaşımla siyaset üstü bir propaganda ile bu işe hazırlanmamız lazım. 7 Şubatta tekrar Meclis yeniden açılacak. Muhtemelen Şubat sonuna kadar Meclis çalışır ama Mart ayı itibari ile zaten süreç başlıyor. Doğa olarak zaten bakıyoruz STK’larda bir hazırlık var. Milletin kendisi bunu arzuluyor. Mesele sadece Tayyip Erdoğan’ın şahsında Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirdiği bir mesele değildir. Bakın bu gülerde videolar sık sık yayınlanıyor. Rahmetli Özal’ın rahmetli Türkeş’in rahmetli Erbakan’ın, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun, Süleyman Demirel dahil olmak üzere bu güne kadar ki siyasi tarihimize çok önemli yerlere sahip olan liderlerin mevcut sistemi eleştiren buna karşı cumhurbaşkanlığı sistemine yakın bir sistemi öneren görüşlerini hep birlikte paylaşıyoruz. Dolayısıyla bu paket Recep Tayyip Erdoğan’ın sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında değerlendirmek doğru bir yaklaşım değildir”

– TÜRKİYE’NİN REJİM PROBLEMİ YOKTUR

Türkiye’nin rejim probleminin olmadığının altını çizen Aydın, “Bu paketi bir rejim meselesi olarak görmemek lazım. Türkiye’nin rejim problemi yoktur. Rejim, 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla sona ermiştir, bizim yapmaya çalıştığımız tam tersine Cumhuriyetin içini güçlendirmek, kuvvetler ayrılığı ile demokrasiyi taçlandırmaktır. Daha güçlü bir bir hale getirmektir. Türkiye Cumhuriyeti’ni geleceğe 2053 yılını 2071 yılına hazırlamaktır. Torunlarımıza daha iyi bir gelecek, daha iyi bir huzur ve istikrar ortamı hazırlamaktır. Yaptığımız tek çalışma budur. Ama farklı noktalarda farklı eleştirilerde oturulur konuşulur tartışılır.  Burada çok açık bir şekilde çarpıtılıyor. Desinler ki bu paketin şu maddesi mevcut sisteme göre çok zayıftır. Bu ülkenin bir milletin geleceğine aykırıdır desinler. Gene birlikte oturalım, konuşalım, tartışalım. Neden, nasılı ortaya koyalım. İşte bu süreçte bunların tartışılması lazım. Yani kategorik olarak karşıyım, yanındayımdan ziyade bu paketin bu ülke için çok ciddi bir gereksinim olduğunu, bu milletin geleceği açısından çok önemli bir paket olduğunu ortaya koymaya çalışacağız. diyorum ya milletim her zaman doğru karar vermiştir. Adıyaman zaten Elhamdülillah bu güne kadar gerçekten duasıyla desteğiyle, hak yolunda ilerleyenler hep yanında olmuştur, doğru yolda gidenlerin hep yanında olmuştur. Bu paket de bu süreçte Adıyaman, yine tarihi bir oyla düşünüyorum ciddi bir destek verecektir. Çünkü Adıyaman kendi geleceğini Türkiye’nin geleceğini düşünen bir şehirdir. İnsanları da o kadar ki, ülke millet sevdalısıdır ki gelecek için de çok önemli bir karar vereceklerdir diye düşünüyorum. Yani bu paketin tabi ki içine detaylarına vakıf olan nice kardeşimiz var. Ama buna karşın bu süreçte aydınlanacak olan kardeşlerimiz de var. Belki pakete hayır diyenlerin içeriğini bilmediklerini çok iyi biliyorum. İçeriğini bilseler hayır demezler. Evetçilerin büyük bir kısmı, bilerek bu paketin bu ülkenin selameti için gerekli olduğunu bilerek destek veriyorlar. Ama her ihtimale karşı tabi ki önümüzde bir süreç var, propaganda süreci de olacak. Bu süreç içerisinde tabi ki paketin detayları çok net bir şekilde halkla paylaşılacak. Neden böyle bir pakete gereksinim vardır. Bu paket ne gibi hükümler içeriyor. İçerdiği hükümlerin bu millete ne faydası olacaktır. Bunlar, bu süreçte daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır” diye görüş belirtti.

 

Bu Haberi Gördünmü!

Çiftçilere süt sağma makineleri dağıtıldı 

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde hayvan üreticilerine modern süt sağma makinelerinin dağıtımı yapıldı. GAP Eylem Planı kapsamında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir