Badem Deyip Geçmeyin

Badem diyarı olduk/oluyoruz, az kaldı.

Badem yetiştiricileri, “ artık Amerika’da yetişen değil, Türkiye yetişen bademleri tüketeceksiniz” diyorlar.

Basının yazdığına göre, Amerika’dan yılda 150 milyon dolarlık badem ithal ediyormuşuz!

Bu ciddi bir rakam; bu kadar bademi ne yapıyoruz, yıllık badem ihtiyacımız ne kadar ve bunun ne kadarını biz üretiyoruz merak ettim doğrusu.

Ama şu kadarını söyleyeyim ki, badem en faydalı gıdalardan biridir.

Bize hep, tarımda kendi kendine yeten on ülkeden biriyiz, denirdi.

Zeytinyağı, saman, buğday, badem, muz, narinciye, pamuk, et ithal ediyorsak biz nasıl olur da dünya üzerinde tarım alanında kendi kendine yeten on ülkeden biri oluruz.

Badem bitkisi, toprak konusunda seçici bir bitki değildir. Dikimini müteakip iki üç yıl suya ihtiyaç gösterir. Çok da bakım istemez. Adıyaman ve güneydoğu Anadolu iklimi, Ege Bölgesi ve hatta ülkenin birçok yeri badem yetiştiriciliği için uygundur.

Bu ülkenin toprakları ve özellikle Adıyaman iklim koşulları tütün tarımı için de uygun ama Adıyamanlı tütün üreticisi sıkıntılı ve korkarım ki benzer sıkıntılı durum badem üreticilerini de etkilesin.

Parlament, mallboro gibi Amerikan menşe ili sigaralar tütün üreticimize nasıl gölge oluyorsa, aynı puslu havayı Amerikalı badem üreticileri de yaratabilir.

Milli ve yerli” olmak üretime, hizmetlere nasıl yansıyor bilmiyorum ama ben kendi bademimizi yemek istiyorum.

Badem üreticisi teşvik edilir ve uygun Pazar oluşturulursa Amerika’ya giden 150 milyon dolar ülkenin kasasında kalabilir.

Tarıma elverişli olmayan dağlık, kıraç, çorak topraklar badem tarımıyla faydalı hale getirilebilir.

Buna ülke olarak ihtiyacımız var.

Bu Haberi Gördünmü!

Sıcaklar ve Sıcak Düşünceler.

Sıcakların pik yaptığı günlerdeyiz. Her şey barut gibi, her an yanabilir, her yanma patlamalara yol …