Bayram Sonrası

Bir kurban bayramını daha geride bıraktık.

Bayram sabahı, ite kaka götürülen, vardıkları yerde başlarına gelecekleri hisseden hayvanların acı acı melemelerinin bizde yarattığı burukluğu yaşayarak güne hazırlandık.

Kurbanlar kesildi; etler dağıtıldı. Çöp kutularından etrafa kötü kokular yayıldı.

Yaşlılar, hastalar ziyaret edildi. Kimi yerde inatlar ağır bassa da birçok yerde küskünlükler sona erdirildi, hiç değilse yumuşatıldı.

Zaten bayram budur bence; taze bir başlangıç, hoşgörü, tolerans, saygı, yardım, destek…

Beni en çok üzen olaylardan biri, sanki özel olarak organize edilip hazırlanmış gibi, bütün trafik ışıklarının yanına, duraklara, kavşaklara dilenen çocukların konuşlanmasıydı.

Yaşları dört ile on arasında değişen, el öperek, büyüklerine saygı duyarak, bayramı unutulmayacak şekilde hafızalarına nakşedecek çağda olan çocuklar.

Bayramın yarattığı barış havasını en az bayram kadar seviyorum.

Bayram telaşında, yollarda yitirilen canların acısını yüreğinde hissetmemek olanaksızdı.

Acıları, güzellikleriyle içimize bir vaha gibi işleyen bayramı, bayramın barış kokan, dayanışma kokan havasını ülkenin içinde bulunduğu durumlarla gölgelemek istemiyorum.

On ay sonra gelecek bayrama kimler kalır, bu kimlerin son bayramı oldu, bilemiyorum.

“Nerde eski bayramlar” demiyorum; her bayram getirdikleriyle, yaşattıklarıyla güzel.

Yani her bayramın kendine özgü, kendi içinde saklı olan bir güzelliği, bir çekiciliği, bir hafızalarda yer ediş etkinliği var.

Ülke olarak, bu ülkede, bu coğrafyada yaşayan insanlar olarak daha nice bayramlar yaşamaktır dileğimiz.

Buna ister dua deyin, ister temenni ya da beklenti ama biz huzur içinde daha nice bayramlar yaşamak istiyoruz.

Bayram tadında bir yaşam diliyorum.

Bu Haberi Gördünmü!

Sıcaklar ve Sıcak Düşünceler.

Sıcakların pik yaptığı günlerdeyiz. Her şey barut gibi, her an yanabilir, her yanma patlamalara yol …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir