Bayramın Öteki Yüzü.

Bir bayramı daha geride bıraktık.

Bayram öncesi, birileri beklentiye girmişti: Torunlarını, çocuklarını bekleyen, eşiyle dostuyla bir araya gelip, birlikte kurban kesip, onun etinin süslediği sofralara birlikte oturmayı düşleyenler, bunu gerçekleştirenler.

Küçük dargınlıkların biteceği, can sıkıntısına neden olan ufak tefek sürtüşmelerin bayram merhemiyle yumuşayacağı beklentisi, bayramı güzelleştiren duygu ve beklentilerdir.

Bunlar güzel şeyler elbette.

Ama bayramın acısını tazelediği kimseler de az değildir. Yakın bir geçmişte yakınlarını yitirenler, vatanı için, inandığı değerler için canını feda edenlerin bıraktığı engin boşluk ve bayramın bu boşluğu en acımasız bir şekilde hatırlatması, bayramın istenmeyen yönlerinden biridir.

Kurban kesmek isteyip de kesemeyenler, çocuklarının et özlemini komşudan gelecek kurban eti payına endeksleyenler, bayram yaşanırken, soğuk Ege Denizi sularında umuda yolculukları sona erenler için bayram bir hüzün kaynağı.

Çocuğuna pahalı bir şey değil, bu da benim bayramlığımdır, dedirtecek herhangi yeni bir şey alamayanlar için, yaradır bayram.

Bayram kimilerinin, kendilerini yoksul, kimsesiz, çaresiz  ve de yalnız hissettiği günlerdir.

Sevindirmenin yanında, bayram birçok kişiyi de hüzünlendirir.

Ben, birçok bayramda hüzünlenmiş, yalnızlığıma, iradem dışında yazılan ve bana hükmeden kaderin beni götürdüğü çaresizliklere hem isyan etmiş ve hem de tarifsiz kederlere gark olmuşumdur.

Bayram, yokluğu özlenen, varlığı düşündüren bir etkinlik.

Bir bayramı daha bitirdik, umarım, eskidiğinde, güzel ve iyi bayramlardan biri olarak anılır.

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir