Belediye ve Kaldırımlar

Mevsimlerin değiştiği, insanları şaşırtan bir iklimin yaşandığı yıllardan geçiyoruz.

Birçok şey değişiyor; iklim değişiyor, ekonomi değişiyor, bilim, teknoloji değişiyor, insanların birçok konudaki algıları değişiyor.

Hâsılı her alanda değişim var; değişimin kaçınılmaz olduğunda da herkes hemfikir elbette.

Her alanda değişimin yaşandığı bu zaman ve zeminde değişmeyen bir şeyler de var!

Mesela Adıyaman Belediyesinin kaldırım işgallerine yönelik tavrına bakalım.

Adıyaman’da kaldırım işgalleri adeta bunu yapanlar tarafından kazanılmış bir hak durumuna geldi/gelmiş.

Cumartesi günü yani iki gün önce şehrin işlek ve önemli bir caddesinde geziniyordum.

Beyaz eşya satan esnafın biri dükkânındaki bütün eşyaları kaldırıma taşımış ve bu da yetmezmiş gibi muhtemelen kendisine ait olan aracı da üç-dört aracın sığabileceği yeri işgal edercesine yanlamasına, kaldırama doğru ama altmış derecelik açıyla park etmişti.

Dikkatimi çekti, bu manzaraya uzun uzun baktım. Ve ne tesadüftür ki,  üç belediye zabıtası kendi arasında konuşarak, şakalaşarak ve uzaktan duyulurcasına gülüşerek oradan geçiyorlardı.

Belediye zabıtaları kaldırıma dizilen beyaz eşyaların arasından ancak ve zorla birerli sıraya girerek geçebildiler.

Kaldırıma taşınmış dükkânı geçtikten sonra tekrar yan yana yürüyerek şakalaşmaya bıraktıkları yerden devam ettiler.

Kaldırım işgalleri konusunda Adıyaman Belediyesi neden kılını kıpırdatmaz; anlamış değilim.

Belediye başkanı ve başkan yardımcıları ve diğer yetkililerde Adıyaman’da gezerken hat safhaya ulaşan kaldırım işgallerine tanık olmuşlardır.

Ama ne hazindir ki, kaldırım işgalleriyle mücadeleyi gündemlerine hiç almıyorlar.

Bir şehrin güzelleşmesi, yaşanabilir bir kent olması için çarpıcı, ilgi çekici, şok yaratıcı uygulamaları hayata geçirme gayretinden önce mevcut, yapılması kaçınılmaz, herkesin bildiği, tüm toplumu ilgilendiren uygulamaları hayata geçirmek gerekir.

İnsanlar şehrin kaldırımlarında rahatça yürüyemiyorlarsa, her esnaf, işgal ettiği kaldırıma ilave olarak kendi işyerine denk gelen cadde kısmını, oraya koyduğu işaret ya da eşyalarla parsellemişse ve kimse bu duruma ses çıkarmıyorsa kimse “huzur şehri” sıfatlarını kullanamaz/kullanmamalıdır.

Bu Haberi Gördünmü!

Bulutlar Kandırdı Bizi

Dün gökyüzünü bulutlar kapladı. Güneşi gölgeledi kara bulutlar. Yağmur yağacak diye umutlandık; olmadı, yağmadı. Oysa …

2 Yorumlar

  1. Kardes kaldirimlar dar ve karanlik elin memleketinde kaldirimlar en az 3 metre genisliktedir…Adiyaman ilinde ise elektrik direkleri kaldirim ortasinda dikilmis ve gece cok karanliktir arti cok dar bu Adiyamanlara yakismayan bir yara ve sehircilik anlayisi nerde yetkiler…. Lutfen bir el attin yenide modern bir kaldirim yapin lutfen Gercekten durustce cok cirkin ve akismayan bir sehircilik….Saygilarimla

  2. Kardes kaldirimlar dar ve karanlik elin memleketinde kaldirimlar en az 3 metre genisliktedir…Adiyaman ilinde ise elektrik direkleri kaldirim ortasinda dikilmis ve gece cok karanliktir arti cok dar bu Adiyamanlara yakismayan bir yara ve sehircilik anlayisi nerde yetkiler…. Lutfen bir el attin yenide modern bir kaldirim yapin lutfen Gercekten durustce cok cirkin ve akismayan bir sehircilik….Saygilarimla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir