BEŞİKTAŞLI BAHATİN BAYDARIN ADIYAMAN YILLARI

1960,lı yıllarda Adıyaman da futbola önemli katkısı ve desteği olan Beşiktaşlı Bahattin Baydar ve Amcası oğlu ,İstanbulsporlu Kel İhsan lakaplı, İhsan Baydar, o yıllarda Adıyamanda yedek subay öğretmenlik yaptılar.

Aynı yıllarda Adıyaman ve ilçelerinde Yedek Subay öğretmen olarak bu gün için şihret bulmuş pek çok sanatçı gazeteci ve akademisyenler de görev yapmıştır.

Bunlardan biri de , ünlü müzik sanatçısı Özdemir Erdoğan dır 1960 yılında Kadıköy Ticaret Lisesi’ nden mezun olmuş ve askerliğini yedek subay öğretmen olarak Adıyaman, Besni Araplar köyüne atanmıştır.. Daha sonrada aynı okulda başöğretmen olarak askerlik görevini tamamlamıştır.

Dönemin Köylerdeki eğitim sistemini ve Adıyamandaki yaşamının özetini Bahatin hoca şöyle anlatır

“27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra askerliğini yapmamış bütün futbolcular askere alındı ve o süre boyunca kulüplerinde oynamaları yasaklandı. Ben o sırada Beşiktaş’ta direkt oynuyordum. Askeri idare gelince herkesi askere göndermeye başladılar. O zaman yedek subay öğretmenlik getirildi. Ben Adıyaman’ın bir köyünde yedek subay öğretmenlik yaptım. Bir barakanın içinde beş sınıf birden vardı. Birinci sınıf öğrencileri için tahtaya A, B yazıyordum. İkinci sınıfa kitaptan bir yer gösterip şurayı okuyun diyordum. Üçüncü sınıfa toplama, çıkarma, dördüncü ve beşinci sınıflara farklı dersler gösteriyordum. Kırk beş dakikalık derste hepsini aynı anda yapıyordum. Topraktan yapılmış damı vardı barakanın. Küçük bir tahta vardı, tebeşirle oraya yazardım. Çocuklar oturmak için evden küçük rahle gibi bir şey getirirler, giderken de götürürlerdi.”

“İstanbul’a izne gelmiştim. Dönüşte trenle Gölbaşı’na geldim. Oradan Adıyaman’a geçtim. Köye giden vasıta yoktu. Oradan bir katır kiraladım. İki tane bavulum vardı, heybesine bavulları koydum. Tek başıma köyün yolunu tuttum. Yolda şiddetli bir yağmura yakalandım. Bir rampa çıkarken katır bir hamle yaptı. Bavullarla beraber arka üstü düşmek üzereyken sporcu olduğum için hemen atladım. Bavulları tekrar yükleyinceye kadar canım çıktı. Kan ter içinde kaldım, hava soğuk. Hastalandım, ateşim çıktı. Kar yağıyor. Bir önceki köye mecburen girdim. Köylüler beni misafir ettiler. Yanıma bir adam verdiler tekrar Adıyaman’a döndüm. Orada üç-dört gün yattım. Gaziantep’teki maarif müdürlüğüne müracaat ettim. Orada hastaneye sevk edildim. Dört-beş gün hastanede yattım. Akciğerde bir şiş oluştu. Enjeksiyonla çekip aldılar. Bir on gün daha yattım. İğneler filan yapıldı. Üç ay rapor verdiler, İstanbul’a geldim. Son bir ayı içinde Beşiktaş’la idmanlara çıkmaya başladım. Hatta Sandro Puppo beni bir Beykoz maçında oynattı. Sonra tekrar görev yaptığım köye döndüm.”

“Köyün hemen sırtında yüksek bir tepe vardı. Oraya çıkardım. Küçücük bir transistörlü radyom vardı. Aşağıda çekmezdi radyo. Beşiktaş’ın maçı olduğu zaman dağın tepesine çıkardım. Orada biraz çekerdi. Radyoyu kulağıma koyup Beşiktaş’ın maçını dinlerdim. Kondisyon çalışmalarına devam ederdim orada. Amcamın oğlu İstanbulsporlu Kel İhsan da benim köye aşağı yukarı bir günlük mesafede bir köyde görev yapıyordu. O devirde o bir günlük mesafeyi yürüyüp dağ bayır aşarak onu ziyarete gittim. O üç aylık rapor yüzünden görev sürem uzamıştı. Üçüncü sezon da askerde geçince Beşiktaş’taki yerimi kaybettim. En iyi zamanım askerde geçti. 1963’te askerden dönünce İhsan’ın vasıtasıyla İstanbulspor’da oynamaya başladım.( Kaynak dinyakoskrampon)

İlerde zaman ayırabilirsem, çeşitli şahıslarda dinlediğim Bahattin hocanın Adıyamanda öğretmenlik yaptığı köydeki yaşamını ve şehir merkezinde Amcasının oğlu “Kel İhsanla” karşılıklı futbol oynamalarını geniş bir anlatımla kaleme almayı düşünüyorum.

Bu Haberi Gördünmü!

KIYAMET SAATİNDE DABBETÜ’L ARZ VE HZ. İSA ( I)

Yaratıcı olarak Allah inancı temelleri üzerine kurulu dinimizde, maddi yaradılışın sonlandırılmasını belirleyen zaman dilimi olarak …