Bilindik Bir Hikâye

Nemrut Dağı’na kar yağmış!

Biz karı, yağmuru ovaya, ekin tarlalarına bekliyorduk.

O gitmiş dağa yağmış…

Birçok olay ve etkinlik gibi, olmadık zaman ve zeminde olmadık yere yağıyor kar!

Nemrut Dağı’na kar da yağsa da, eteklerinde nergis çiçekleri de açsa da, dağa tırmananlar aynı kişiler.

Ufukta turist görünmüyor, tesisler boş, hancılar yol gözlemekten yorgun düşmüş haldeler.

Dağ’ı süsleyen, Mezopotamya’ya tepeden bakan heykeller daha kaç kışa dayanır, bilinmez.

Akıp giden zamandan daha çok değişen iklim şartları o heykelleri yıpratmış, halsiz, çaresiz bırakmış.

Birileri, topraklarında böyle eserler olduğu için memleketiyle övünmeyi de bırakmış.

Turist bekleyen turizmciler, alış veriş yapacakları gözleyenlerin sesi çıkmıyor, söyleyecek bir şeyleri yok zaar!

Merak ettiğim bir şey daha var; köy köy, mezra mezra gezip yapılanları yerinde gören, eksikleri not edip ilgili yerlere iletenlerin yolu hiç Nemrut Dağı’na düşmüyor mu?

Yeni başlanmış, henüz bitmiş işler kontrol ediliyor da Nemrut Dağı gibi yerler, ilgisizlikten depresyona girmiş kişi, kurum ve eserler neden kontrol edilip, halleri sorulmuyor.

Nemrut Dağına kar yağmış, kar altında tarih kalmış!

Basına konu olma sevdasında olanların dışındaki herkes Nemrut Dağını unutmuş…

“Değerlerimize sahip çıkmalıyız,” demiş, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu.

Kalaycılık, Köşkerlik, terzilik, semercilik, nalbantçılık, pamukçuluk kaybolmaya yüz tutan, korunması, yaşatılması gereken değerlerimizdir, doğru.

Nemrut Dağı, Kommagene uygarlığı değerlerimiz, tarihimiz, geçmişimiz değil mi?

Nemrut Dağına yönelik, turizmi canlandırma adına bir şeyler yapılamaz mı?

Bu soru gündeme çok geldi; her seferinde de derin bir sessizlikle karşılandı, biliyorum.

Biliyorum ama ülkem ve memleketimdeki insanların bu konudaki ilgisizlikleri, çare üretmemeleri canımı yakıyor hem de çok fazla…

Bu Haberi Gördünmü!

Bulutlar Kandırdı Bizi

Dün gökyüzünü bulutlar kapladı. Güneşi gölgeledi kara bulutlar. Yağmur yağacak diye umutlandık; olmadı, yağmadı. Oysa …