Bilmem Ki

Badem ağaçları çiçeğe durdu.

Havalar iyi gidiyor; yani sıcak ve açık.

Gökyüzü berrak, sobaları ateşlemeye gerek yok; gün batarken hafiften üşüten havadan gayrı bir soğuk yok.

Kuytuluklarda narinciye yetişiyor, meyve veriyor, hayatından memnun.

Soğuklara dair bir korkusu yok narenciyelerin.

Yani korkusuz olmak için narenciye mi olmak gerek.

Ya da ortama egemen olan korku iklimi, ruh sağlığını ne oranda etkiliyor test etmek gerek.

Badem ağaçları çiçek açtı, baharı müjdelercesine…

Ama çoğu kez erken öttüğü için boynu vurulan horoz misali, çiçeklerini soğuk vurur/vuruyor bademlerin.

Badem yaş iken mi daha tatlı, kuru iken mi, ben karar veremedim.

Vatandaşın derdini yerinde dinleyen siyaset adamlarının sorunlara çözüm getirircesine duruş sergilemeleri gibi.

Yani vatandaşı bulunduğu yerde ziyaret eden, onların sorunlarını dinleyen siyaset adamlarının faydalı bir iş mi ya da gereksiz bir iş mi yaptıklarına karar veremediğim gibi.

Havalar böyle giderse yazın susuzluk çekeceğiz, belediye başkanı başta olmak üzere belediyeye insanlar sitem edecek, bazıları ateş püskürecek ve bazıları da bu olumsuzluğu ganimete döndürme çabası içerisinde olacaktır.

Yağmuru yağdırma gücü yok belediyenin, bu doğru!

Yağmur duasına henüz çıkmadılar ama dualarının kabul edileceği de belli değil.

Birçok belirsizlik var ama iki şey çok belli gibi; birisi yazın susuz kalma ihtimalimizin fazla olduğu ve diğeri de badem ağaçları için soğuk havaların pusuya yattığıdır.

Korku dağları sarmış ama badem ağaçları ve yağmur bulutlarında korkunun emaresi yoktur.

Bulut mu olsak acaba…

Bu Haberi Gördünmü!

Bulutlar Kandırdı Bizi

Dün gökyüzünü bulutlar kapladı. Güneşi gölgeledi kara bulutlar. Yağmur yağacak diye umutlandık; olmadı, yağmadı. Oysa …