Bir Kedi Yavrusu

Düşünüyorum da, kendimizi âlemin kralı sayıp, doğaya meydan okumak ne kadar yanlış, ne kadar sakat bir duygu.

Oysa bu dünyada sayısız bitki türü, sayısız makro ve mikro canlılar var.

Ve doğaya en çok zarar veren, doğayı en çok tahrip eden biz insanlarız.

İnsan olmanın şımarıklığı bizi birçok keyfiliklere itmiş.

İki gün önce bir arkadaşıma ziyarete gittim. Bahçeli bir evi vardı. Bahçenin bir kuytuluğunda doğum yapan bir kedi, dört yavru dünyaya getirmişti.

Anne kedi hem yavrularını dolaştırıyor, hem de yavrularına avlanmayı ve yiyecek bulmayı öğretiyordu.

Benim evim de bahçeli olduğu için arkadaşımdan izin alarak bir yavruyu aldım, araca koyup kendi bahçeme getirdim.

Su verdim, yiyecek verdim. Yemedi, acı acı miyavladı durdu.

Sabah erken kalktım, kabındaki yiyeceğini ve suyunu değiştirdim. Yemedi.

Bir yere de gitmedi ama bana öfke ve tedirginlik karışımı bakışlar fırlattı.

İlk defa bir hayvan beslemeyi düşünmüştüm.

O hayvana yardım etmek istiyordum, annesi dört yavrusuyla arkadaşımın evinde barınamazdı, çevreden gelen muhtemel kedilerle bir kedi ordusu oluşacaktı ve doğal olarak arkadaşımın sabrını zorlayacak bir tablo doğacaktı. Ve ben bir yavru kediyi evimin bahçesine getirerek ona iyi bir gelecek hazırlıyordum.

Ama o mutsuzdu, miyavlıyor, miyavlıyordu.

Bazen kendimiz ya da kendi anlayışımızla iyi ve faydalı gördüğümüz düşünce ve davranışlar farklı mütalaa edilebiliyordu!

Yani diyorum ki biz doğanın doğal işleyişine müdahale ederek aslında uygunsuz işler mi yapıyoruz.

Ya da bazı hayvanları mesela kedi ve köpekleri evcilleştirerek, onları doğal ortamlarından kopararak yanlış mı yaptık?

Kedi yavrusuna ben kendimce iyi bakıyorum ama o mutlu değil, onun istediği bu değildi…

Bu Haberi Gördünmü!

Sıcaklar ve Sıcak Düşünceler.

Sıcakların pik yaptığı günlerdeyiz. Her şey barut gibi, her an yanabilir, her yanma patlamalara yol …