BİR LENGER PİLAV

Çevresinin kendisin taparcasına sevdiği, ermiş gözüyle bakılan, her dediği ilahi bir kanun gibi kabul edilen  bir hoca gittiği bir evde  kalabalık bir sofrada ağırlanmaktadır.

İkide bir gözlerini yumarak “hoşt” demesi sofradaki diğer misafirlerin dikkatini çeker. Sofradaki biri  hocanın tavırlarına dayanamaz sorar;

– “Hocam hayırdır kimler hoşt diyorsun, yoksa bize mi”? der

Hoca;– “Kabe’nin duvarına çiş yapmak üzere olan köpekleri kovuyorum,” der.

O sırada evin hanımı sofraya pilav üstü et servisi yapmktadır. Sadece hocanın pilavının üzerinde et koymaz  Hoca önce sofradaki diğer tabaklara  bakar  hepsinin üstnde et  var

kendisinkinin üstünde yok. Hanıma dönerek,

-“Hatun, benim tabağıma et koymayı unutmuşsun, galiba ?” der. Kadın bir kaşıkla hocanın tabağındaki pilavı karıştırarak, altındaki eti gösterir ve söylenir;

– “Kerametin Kabe’deki köpeği görmeye yetiyor ama pilavın altındaki eti görmekten acizsin hocaefendi” der…

Hoca bir tavana birde sofraya bakar, sonra hanıma döner ” —-_Şimdi üzerimde cübbem olsaydı bunları bana söyleyemezdin  ve önüme bir lenger etli pilav koyardın”   der ( Halidin kaleminden anonim fıkralar)

Bu Haberi Gördünmü!

KIYAMET SAATİNDE DABBETÜ’L ARZ VE HZ. İSA ( I)

Yaratıcı olarak Allah inancı temelleri üzerine kurulu dinimizde, maddi yaradılışın sonlandırılmasını belirleyen zaman dilimi olarak …