Boşanma Davaları

 

1

Boşanma davalarının çoğu, şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılıyor.
Şiddetli geçimsizliğe ise, eşlerin birbirlerine karşı olan saygılarını kaybetmeleri yol açıyor. Peki, eşlerin birbirlerine karşı olan saygılarını kaybetme sebebi nedir?
Kuşkusuz, eşler arasında bulunması gereken sevginin azalmasıdır.
Sevgi durup dururken azalmaz. Eşler arasındaki sevginin azalmasına yol açan sebeplerin başında ise, yersiz çıkışlar ve bunun bir sonucu olarak yüksek sesle konuşmak gelir. Yüksek ses tonu, tartışmaları alevlendirir. Tartışma sevgiyi azaltır, sevgisizlik ise saygıyı. Karşılıklı sevgi ve saygının olmadığı yerde nefis devreye girer; nefsin devreye girdiği ortamda akıl, devreden çıkar. Ve eşler, kendilerini mahkemede bulurlar. Ortada ciddi sebepler olmadığı halde yuvalar yıkılır.
Keşke eşler, birbirlerine karşı seslerini yükseltmese; en azından biri sesini yükselttiğinde, öteki şefkatli bir ses tonu ile konuşabilse… Keşke yuvalar dağılmasa…

2

Ey Nefsim! Boş, kırıcı ve gereksiz konuşma!
Mü’minlerin cennetteki durumlarını, bu dünyadaki yaşantın açısından örnek al! Allah şöyle haber veriyor:
Orada hiçbir manasız söz duymayacaklardır. Günahla¬ra sokacak söz de (işitmeyeceklerdir).
Bu ayetten şu anlamı da çıkarman gerekir: Cennete girmek için, bu dünyada, boş, manasız ve günaha götüren konuşmalardan sakınmalıyız.

3

“Dünya hayatının oyun, eğlence ve bir süs olduğunu bilin, aranızda bir övünme ve mal ve evlât çokluğudur. (Dünya hayatı), yağmurun bitirdiği, ekincinin hoşuna giden ekin gibidir. Bir süre sonra kurur, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da o çöp olur. Ahirette şiddetli azap, Allah’tan mağfiret ve Allah’ın rızası vardır. Ve dünya hayatı aldatıcı metadan başka bir şey değildir.”(Hadid-20)

4

Şu tür sözleri az duymamışsındır:
“Gelecek yıl çok çalışacağım.”
“İki ay sonra çalışmaya başlayacağım.”
“Karar verdim, bir ay sonra süper çalışacağım.
“Gelecek hafta çalışacağım.”
Bu tür sözler gelecekle ilgili olup birer temenniden ibarettir. İleriki zamanlara havale edilen bu iyi dileklerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli değildir. Hatta gerçekleşme ihtimali çok zayıftır. Çünkü bu sözlerin, bugünkü tembelliğe mazeret bulmak için söylenmiş olma ihtimali de az değildir.
İçinde bulunduğu bir günde çalışmayan bir insan, her zaman; “Yarın çalışacağım” dese bile, sonuçta hiçbir gün çalışmamış olur. Bu durumdaki insanlar çalışmanın lafını etmekten öteye geçemezler.
Bugününü çalışarak değerlendirmekte olan bir insan; “Yarın da çalışacağım” derse, kimse yapacağından şüphe duymaz. Ancak böyle biri, “Yarın çalışacağım” demez. Çünkü onun zaten günlük bir çalışma programı vardır ve bugün olduğu gibi yarın da çalışacağı bellidir.
Baştan beri yapılan açıklamalardan bu dersi çıkardığından şüphem yok. Yine de tekrar ediyorum:
Yarın çalışacak olmanın garantisi, bugün çalışıyor olmaktır. Yarın elbette çalışacaksın; ama önce bugün çalış. Çalışmanı erteleme.

 

Bu Haberi Gördünmü!

İnsan ve Hidayet-4

6.Allah Kimleri Doğru Yola İletmez? a)Allah, İnkarcıları Doğru Yola İletmez: “…Allah, inkârcı toplumu doğru yola …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir