Boynukara’dan Meclis’te Daiş Açıklaması

AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara, TBMM’de söz alarak terör örgütü DAİŞ hakkında bir konuşma yaptı.

Boynukara, konuşmasında şunları söyledi:

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri İzmir’in bu yoğun tartışma atmosferinden sonra DAİŞ terör örgütünü konuşmak biraz farklı gelebilir ama yine de değinmekte fayda var. DAİŞ terör örgütü, uzun zamandır Türkiye’de çok sık bir biçimde konuşuluyor. DAİŞ terör örgütünü anlamak için biraz geriye gitmekte fayda var. Biliyorsunuz, Afganistan’ın işgaliyle başlayan süreç, Sovyetler Birliği’nin yıkılışı ve soğuk savaşın bitişiyle sonuçlandı. Bu süreçte, Müslüman halkların nabzı, Afganistan cihadı özelinde tutularak hem “İslami terör” kavramı icat edildi hem de Müslüman toplumlara dönük psikolojik, siyasi ve ekonomik deneyler hayata geçirildi. Irak işgaliyle birlikte Şii dinamik de bu sürece dâhil edildi. 1990’lı yıllarda ortaya çıkan Taliban ve sonrasında organize edilen El Kaide ise bu sürecin ürünüdür. El Kaide’ye yüklenen anlam, Batı’nın Doğu’daki güvenilir müttefiklerine karşı Afganistan ve Pakistan’ı kaosa sürüklemekti. Afganistan’ın 11 Eylül sonrası işgaliyle başlayan bu deneyin sonuçları şimdi Orta Doğu’ya taşındı ve daha kaotik bir denklemde test ediliyor. Peki, DAİŞ ne? DAİŞ, Müslüman halkların yaşadığı coğrafyaların işgal süreçlerinde işgalcilerin çıkardığı deneyimlerle organize ettikleri asimetrik savaşın son ürünüdür; gladyo koduyla anlamaya çalışırsak Baas kadroları, Maliki, Beşar desteği ve küresel istihbarat örgütlerince organize edilen terör örgütüdür. DAİŞ’i tanımak için Ebu Garip Cezaevini, cezaevinde yapılanları, bir gece cezaevinin kapısının açılıp izin verilen firarı ve 110’u aşkın ülkeden 47 bini aşkın kişinin terör örgütüne nasıl ve hangi yönlendirmeyle katıldığını bilmek lazım. Küresel güçler nezdinde eski düzenin tüm birikimini taşıyan Baas partileri ve bölgedeki sosyalist örgüt atıkları artık işlevsizleşti, bunların yerine DAİŞ terör örgütü çıkarıldı. Bölgede halka dayalı doğal değişim süreçlerinden rol çalmak ve olası kontrol dışı düzen kurulmasının önüne geçmek için mevcut güçler arasında denge taşıyor, DAİŞ’e yüklenen anlam bu” dedi.

Orta Doğu’dadevletleri, halkları ve örgütleri DAİŞ koduyla yeniden formatlamaya çalıştıklarını ifade eden Boynukara, “ Fark edemeyenler olabilir ama küresel sistem Orta Doğu’daki devletleri, halkları ve örgütleri DAİŞ koduyla yeniden formatlamaya çalışıyor. Herhangi birinin üstün gelmeyeceği kaotik bir denklemin devamı için asimetrik terörün en organize örnekleri sunuluyor. Bu bağlamda, DAİŞ’in son hamlelerini, Beşar’lı kaotik bir Suriye, kaotik bir Irak ve Gazze’ye arada bir saldırıyla ömür uzatan İsrail üçgeninin oluşturduğu etki üzerinden okumakta yarar var. Bu kirli politikanın özeti kriz bölgeleri oluşturma, sivil tahribatlarla Moğol usulü dehşet salma, buna tepki olarak ortaya çıkan muhalefeti daha radikale bölüp işgali meşrulaştıracak yeni terör unsurları peydahlama ve ortaya çıkan bu kaosla süreci zamana yayarak sağlıklı bir düzenin kurulmasını ötelemedir. İşte küresel güçlerin DAİŞ üzerinden yürütmek istediği kirli ve kanlı politikanın özeti bu.  Peki Türkiye? Tüm bu olup biteni anlamayanlara önerim, küresel istihbarat örgütlerinin ürettiği haberleri gönüllü muhbir edasıyla servis etmek yerine Türkiye’nin pozisyonunu iyi okumalarıdır. Çünkü, küresel güçlerin ortaya koyduğu fotoğrafı bozan ve kurmak istedikleri denklemi boşa çıkarmaya çalışan tek faktör Türkiye’nin yaklaşımıdır. Biz biliyoruz ki terörü ve kaos politikalarını bölgemize ve sınırlarımıza yığanları terbiye edecek çıkış yolu, kendi iç çelişkilerinde var olan olumsuzlukları tetiklemektir. Bunu yapacak olan yegâne güç ise Türkiye’dir. Çünkü, Türkiye ve AK Parti, var olan sorunların, küresel güçlerin kurduğu DAİŞ ve benzeri terör örgütlerini desteklemekle değil, doğal değişim taleplerine saygı duymakla çözüleceğine inanmaktadır. Bu nedenle de Türkiye’nin sürdürdüğü insani yardım temelli vicdani politikayı devam ettirmesi önemlidir. Dış politikada önceliğine, çıkarlar kuralı ilkesi yerine vicdanı koyan tutumunu sürdürmelidir. Asıl olan, küresel sisteme gönüllü muhbirlik yapmak değil, onların kirli ve kanlı politikalarına ayna tutmaktır yani ateşin söylemeye çekindiğini söylemektir”

HABER MERKEZİ

Bu Haberi Gördünmü!

Çiftçilere süt sağma makineleri dağıtıldı 

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde hayvan üreticilerine modern süt sağma makinelerinin dağıtımı yapıldı. GAP Eylem Planı kapsamında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir