Çalışana Selam Olsun

Sosyal hayatta, iş dünyasında iş gören kurumlar ikiye ayrılır; özel kurumlar, kamu kurumu yani devlet daireleri.

Kendi başına çalışan kendi işinin patronu olan durumları da özel kurumlar içerisine dâhil edebiliriz.

Özel çalışan kişi ya da kurumlar, zamanı daha iyi kullanır, kaynak israfını engeller, karlılığı üst seviyeye çıkarır.

Kamuda, zamana oynama, işi sürüncemede bırakma yaygındır. Karlılığı gözeten, israfı engellemeyi aklına getiren yok gibidir.

Hani bazı durumlarda eleştirilecek kişiye “burasını devlet dairesi mi sandın” derler ya.

Bütün bu yazdıklarımı bilmeyen yoktur, biliyorum.

Peki, neden yazdım?

Söyleyeyim!

Son yıllarda yapılan değişiklik ve düzenlemelerle bazı devlet kurumları özel teşebbüs ruhuyla çalışır duruma geldi.

Buna iki örnek vermek gerekirse biri Ziraat Bankası ve diğeri de İşkur müdürlüğüdür.

Giderek geriye giden, kendi mevzuatını bile bilmeyen memurların çoğunlukta olduğu kurumlar da var.

Bunlara örnek vermeyeceğim ama bu kurumları da birçok vatandaş biliyor ve izliyor elbette.

Verimli çalışmayan, vatandaşın işini yokuşa süren kurumların da rehabilitasyona ihtiyaçları var.

Verimli çalışanlarla, günü kurtarmaya çalışanların aynı muameleye tabi olmaları aynı haklardan yararlanmaları da başka bir handikap maalesef.

Verimli, özel teşebbüs ruhuyla çalışan kurum ve çalışanlarına selam olsun.

Bu Haberi Gördünmü!

Seçim Mi?

Türkiye yeni bir seçime kitlendi. Yerel seçimler, milletvekili genel seçimlerinden daha kapsamlı ve daha yaygın. …