Camiler Hakkında (2)

2.Cami Yapmanın Önemi ve Mükafatı:

Cami yapmak, mükafatı Allah tarafından verilecek olan önemli bir iştir.

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Herkim Allah’ın vechini (yüzünü) isteyerek bir mescit yaparsa, Allah da ona cennette onun gibi bir ev yapar” (Buhari 546, Müslim 533/24)

Camiler, bulundukları yerleşim merkezlerinin en önemli yerleridir.

Rasulullah (s.a.v.), bu hususta şöyle buyurmuştur: “Allah’a beldelerin en sevimli yerleri mescitlerdir.” (Müslim 671/288)

3.Kimler, İslami Anlamda, Cami Yapamaz?

“Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır.” (9/Tövbe-17)

Müşriklerin camileri imar etmeleri doğru bulunmamıştır. Yani müşriklerin camileri inşa edip onarmaları ve camilere devam edip ibadet etmeleri yanlıştır. Müşriklerdeki şirk ve küfür özellikleri kendilerinde bulunduğu müddetçe bütün amelleri boşa gitmiştir.

4.Hangi Niyetle Yapılan Camilerde İbadet Edilmez? (Ve Mescid-i Dırar Hakkında Bilinmesi Gerekenler):

Medine’nin Hazreç kabilesinden olan Ebu Amir isimli bir şahıs Hıristiyanlığı kabul ettiğinden Müslümanlığın yayılmasını hiç istemiyordu. Bütün savaşlarda müşriklerin galip gelmesi için gayret etti. Müslümanların aleyhinde çalışabilmek için, önce Medine’den Mekke’ye, Mekke fethedilince de Taif’e yerleşti. Huneyn savaşından sonra Şam’a kaçtı. Ebu Amir, Şam’a kaçarken Medine’deki münafıkları örgütleyerek onların mescit süsü verilmiş bir bina yaparak ayrı bir güç olmalarını sağlamaya çalıştı. Kendisi de Bizans’tan güç getirip Müslümanları Mekke ve Medine’den kovdurma planları yapıyordu. Münafıklar, yaptıkları binanın açılışını yapmak üzere Hz. Muhammed (s.a.v.)’i davet ettiler. Hz. Peygamber, o sırada Tebük seferi için hazırlık yaptığından, seferden sonra gidebileceğini söyledi. Tebük seferinin ardından münafıklar tekliflerini tekrarlayınca şu ayetler nazil oldu.

“Bir de şunlar var ki, zararlı eylemler gerçekleştirmek, inkârcılıklarını pekiştirmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve resulüne savaş açmış kişi lehine fırsat kollamak üzere bir mescid yapmışlardır. “Amacımız sadece iyi bir şey yapmaktı” diye de yemin edecekler. Allah şahit, onlar kesinkes yalancıdırlar. Orada asla namaza durma! Daha ilk günden takvâ temeli üzerine kurulan mescid ise namaz kılman için elbette daha uygundur; burada gerçekten arınmak isteyen adamlar vardır. Allah da arınmaya çalışanları sever. Binasını Allah’a saygı ve O’nun hoşnutluğunu kazanma temeli üzerine kuran mı daha iyidir yoksa binasını kaymak üzere olan bir uçurumun kenarına kurarak onunla birlikte cehennem ateşine yuvarlanan mı? Allah hakkı çiğneyenleri doğru yola iletmez. Onların kurduğu bina, yürekleri paramparça olmadığı (yaşadıkları) sürece içlerinde bir huzursuzluk kaynağı olmaya devam edecektir. Allah her şeyi bilmekte ve hikmetle yönetmektedir.” (9/Tövbe: 107-110)

Bu ayetlerin inzali üzerine, Hz. Muhammed (s.a.v.), münafıkların yaptıkları Mescid-i Dırar’ı yıktırmıştır.

Bu yapı, Müslümanlara zarar vermek maksadıyla yapıldığı için ayette, Mescid-i Dırar olarak anılmıştır.

Bu ayetlerle ilgili olarak Diyanet Tefsirinde yapılan şu açıklama ilgi çekicidir:

“Bu âyetler belirli bir olay vesilesiyle inmiş olmakla beraber, özellikle 109. âyette soyut bir anlatım biçimiyle ortaya konan ölçü dikkate alınırsa, burada temsilî bir örnekten hareketle şu mesaja ağırlık verildiği görülür: İki yüzlü davrananlar arasında zararlı eylemler planlayan, inkârcılığı örgütlemeye ve müminlerin arasına ayrılık sokmaya çalışanlara karşı uyanık olunmalı, onların iyi niyet iddiaları ihtiyatla karşılanmalıdır; Allah’ın rızâsına takvâ esası üzerine kurulu işlerle erişilir ve Allah kötülüklerden arınmayı samimi olarak isteyen kişileri sever; iki yüzlü davranmayı huy haline getirenlerin yürekleri kuşkunun esiri olur ve ölünceye kadar kendi kişiliklerini bulamadan bu kuşkunun girdabında bocalar dururlar; dünyada böyle bir bunalımı yaşadıkları gibi âhirette de acı bir sonla karşılaşacaklardır, zira onların akıllarınca başarı gibi görünen eylemleri aslında uçurumun kenarına yapılmış binadan farksızdır, kısa bir süre sonra bu bina onların cehenneme yuvarlanmaları sonucunu doğurur.” (Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, C: 3, S: 62) )

Cami süsü verilerek, zararlı faaliyetler için üs haline getirilmek istenen yerlerde namaz kılınmaz.

Bu Haberi Gördünmü!

Hileli Boşanma

1 Bir kişi, yurt dışına gidebilmek veya ölen kayın babasının maaşını hanımına bağlatmak gibi sebeplerle, …