Çevreye Düşmansa İnsana da Düşmandır.

Geri kalmış bir toplum olmanın en önemli göstergelerinden biri, çevreye olan duyarlılık/duyasızlıktır.

Bu ülkenin birçok bölgesinde ve hassaten Adıyaman’da insanlar çevreyi kirletiyor, doğayı tahrip ediyorlar.
Kişi gittiği piknik yerinde tüm pisliklerini, atıklarını bırakarak dönüyor.
Bazıları içtikleri alkollü ya da alkolsuz içeceklerin boş şişelerini en yakın taş ya da kayaya fırlatarak, kırılan şişe sesiyle adeta içlerindeki hırs ve kin duygusunu tatmin ediyorlar.
Piknik yaptıktan sonra oluşan çöpleri getirip çöp kutusuna atan kişi sayısı o kadar az ki!
Hele cadde ve sokaklarda yürüyen insanlara aldırmadan, o insanlardan arlanmadan, sağa, sola ulu orta tüküren ya da sümkürenler ve bu eyleminden sonra sümüğe bulaşmış elini üstüne başına süren insanlar yok mu; bunlara ne demeli, nasıl hitap edip tanımlamalı inanın bilemiyorum.
Havalar ısındı, bahar ayının ortalarındayız. Bu aynı zamanda piknik mevsiminin başlaması demektir.
Gazeteler, Safvan Bin Muattal ve Kazgan Dede ziyaret çevrelerinin piknik yapanlar tarafından kirletildiğini, buraların bakımlarının yeterince ve titizlikle yapılmadığını yazıyor.
Basın buralara dikkat çekmiş, bu doğru ancak Adıyaman’ı çevreleyen yollarda ilerlerseniz, yol boylarının atılmış şişeler, naylon poşetlerle nasıl kirletildiğini görürsünüz.
Çevreyi kirletenler ve kirletenlere tanık olup ilgisiz kalan herkes sorumludur.
“Aslan yattığı yerden bellidir,” ata sözü bunu ne güzel ifade etmiştir.
Maalesef aramızdaki aslan sayısı o kadar az ki!

Bu Haberi Gördünmü!

Esnaf Dediniz De

Zaman zaman zanaatlarla ilgili haberleri gazetelerde okuruz. Falanca meslek son zamanlarını yaşıyor, falanca zanaatın son …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir