“CHP İl Başkanını Akli Selime Davet Ediyorum”

Hacı Bektaşi-i Veli Anadolu Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç, ailevi sorunları ile ilgili Mercan Televizyonu ana habere konuk olarak önemli açıklamalarda bulundu.

Alevilerin sorunları 11 yıllık AK Parti iktidarda hep konuşulduğunu fakat bir türlü yasal bir zemine kavuşturulmadığını söyleyen Nusret Tunç, açıklanacak demokratikleşme paketinde aleviler olarak kırmızı çizgilerini Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi olduğunu ifade etti.

CEMEVİ İBADETHANE OLARAK KABUL EDİLİRSE BİR ÇOK SORUN ORTADAN KALKAR

Demokratikleşme paketinde paketin de Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini beklediklerini belirten Tunç şunları söyledi; “Ancak ben buna ihtimal vermiyorum. Onun için inşallah yanılıyor oluruz. Bu çok önemli bizim için çünkü  bizim medeni hukukta ibadethaneler sayılırken işte camii diyor, mescit diyor, kilise diyor ama cemevi yok. O metine cemevininde girmesini istiyoruz. Çünkü bu kanun yasalaşırsa ibadethane olarak devlet tarafından kabul edilirse hükümet tarafından, birçok sorunda çözülmüş olur. Yani bizim bir cami, cem evi projemiz var. Temeli atıldı ve Ankara’da çok sıkıntılar oldu. Şimdi aleviler haklı olarak ne oluyor, sünnileştiriliyor muyuz acaba diyorlar. Çünkü hakim güç Sünni yani devlet Sünnilerin olduğu bir devlet, bugünde değil yüzyıllardır öyle. Aleviler Sünnilerin baskısından kaçmışlardır, korkmuşlar  ve bu korku artık bizim belleklerimize yerleştiği için halk tabanında bu korkunun yenilmemesinin çözümünü aramaları lazım. Cami, Cemevi projesini hayata geçirmeden önce halkı biz sünnileştiriyoruz. Gerçekte bu son iki yüz yıla baktığımız zaman örneğin Adıyaman’ın %85’i alevi olduğunu biliyoruz. Bugün %30’lara düşmüş. Nasıl oldu sadece cumhuriyet dönemindeki Sünnileştirme politikalarından olduk. Dolayısıyla alevi vatandaşlarımız da korku var bu korkuyla gerçekten ciddiyetle Cami Cemevi projesine bile tepki gösteriyor. İşte bu korkuyu yenmek için görev devlete ve hükümete düşüyor. Vatandaş da haklı, Başbakan Cemevlerine diyor ki cemevleri cümbüş evleridir. Müslümanların ibadet yeri camidir diyor. Ondan sonra Bakan Faruk Çelik’i gönderiyor. Cami-Cemevi temelini attırıyor. O zaman sen ne yapmak istiyorsun derler adama. Burada mantık nedir. Vatandaşların kafalarında soru işareti kalıyor. Eğer hükümet Alevilere karşı samimi ise kucak aşmış ise  o zaman burayı bir ibadethane olarak kabul etmeleri gerekiyor. Biz alevi dedelerine maaş istemiyoruz. Biz hükümetten yer tahsisi de istemiyoruz. Bunlar hep bizi mutlu edecek haklardır. O yüzden cami-cemevi projesinin tabanlardan bir tepki vardı. Adıyaman’da biz cami-cemevi projesini hayata geçirmişiz. Arkadaşlarımız geliyor cem-evine bizler gidiyoruz iftar yemeklerine. Dini ortamlara katılıyoruz. Yani bunda bir sorun yok ama bunu tabana yaymamız lazım.

Halkı yan yana getirmemiz lazım. Halk olarak Sünni kesimin bizi alevi olarak kabul etmesi lazım, benim ise karşı tarafı sünni olarak kabul etmem lazım ki birlikte yaşayabilelim. Bunu dini inançlarımıza müdahale etmeden bu şekilde bir yaşam bu da devletin öncülüğüne olur. Bu da devletin yasal düzenlemeleri ile olur. Çünkü bu alevi vatandaşa bir güvence verecek. Bakan olma, bürokrat olma alevilerden hep dışlanmışladır. Çünkü hakim güç bunları engellemiştir. Onun için sistemin değişmesi lazım. Türkiye’de kimine göre 20 milyon kimine göre 30 milyon aleviler var bunların rahatlatılması lazım. Sünnilerin de rahatlatılması lazım. Onun için bu demokratikleşme paketini önemsiyoruz.

ALEVİ DEDELERİNE MAAŞ BAĞLANMASINA KARŞIYIZ

Sünniliğe dönme esnasında alevi kardeşlerimiz de diyaloglarını kesmemişlerdir. Mesela ben kavi aşiretine mensup bir insanım. Oranın %60 alevi %40 Sünni ama diyalogları işleyişleri  birde dışarıdan göç almadığı için Adıyaman’da o yapı  bozulmamış. Bu bizim için bir şans onun içinde 1980 öncesi ve sonrası yaşanan alevi katliamı Adıyaman’da yaşamamıştır. Bundan sonrada biz izin vermeyiz. Bunun tek şansı dışırıdan göç almadığımızdan dolayıdır.

Alevi dedelerine maaş bağlanmasına karşıyız. Eğer alevi dedelerine maaş bağlanırsa dedelerimiz hükümetin devletin adamı olur. Dolayısıyla nasıl ki imamlar devletin memuru onlar da devletin memuru olur. Devlet nasıl isterse onlarda bizi öyle dizayn eder. Bu yönde endişelerimiz var. O yüzden devlet bizi yasa olarak yaşatsın, dedelerimize karışmasın biz dedelerimizin maaşlarını veririz.

AK PARTİ YÖNETİCİLERİ SIRTINI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A DAYAMIŞLAR

Biz Hac-ı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Federasyonu olarak sivil toplum kuruluşuyuz ve partiler ile eşit mesafedeyiz. Partilerin işlerine çokta karışmak istemiyoruz. Şimdi Adıyaman’da malum AK parti %70 bir oy alıyor. BDP  ve CHP’de %25’ler de Türkiye’nin tablosu da bu ben bu tablonun değişeceğine inanıyorum. Çünkü AK Parti’nin milletvekilleri, belediye başkanı, il başkanı, yöneticileri gerek Ankara’da olsun gerek Adıyaman’da olsun bu rahatlığın içerisindeler. Sırtını Recep Tayyip Erdoğan’a dayamışlar. Nasıl olsa bu kadar oy alıyoruz çalışsakta olur çalışmasakta olur. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çalışıyor, hakkını vermek lazım. Son yıllarda Türkiye’nin çevresi değişti ama özellikle son bir yıldır benim kuşkularım var. Sayın Başbakan’ın da bu rahatlığa girerek bir takım adımlar attığını  görüyorum. Özellikle bu Arap baharı  Allah muhafaza Osmanlıyı Araplar bitirdi. Türkiye’yi de Araplar bitirmesin diyorum. Mısır’a 2 Milyon dolar gönderdiği söyleniyor. Suriye’den gelen mülteciler için 2 milyon doların şuana kadar harcandığını daha da fazla paralar harcanacağını görünüyor. Bunlar insanı anlamada  yapılıyor deniliyor ama bunun arkasını biz bilmiyoruz. Adıyaman’dan geçlerimiz El Nursu’ya katılıyor ve o çatışmalara gidiyor. Acaba Sayın Başbakan’ın hükümetin bunlardan bilgisi olmaması mümkün mü. Taşlar yerinden oynar ise artık Allah muhafaza bizde birbirimize düşman oluruz. Aramıza kan girer ve Türkiye çok ciddi sıkıntılara girer. Bunun hükümet içerisindeki sıkıntılarını biliyor ve duyuyoruz. Şimdi basın hükümetin kontrollü altında olduğu için yazılıp  çizilip söylenmiyor. Biz biliyoruz ki hükümetin içinde bu konuda ciddi sıkıntılar olacak. Bu yerel seçimler hükümeti Sayın Başbakanı yeni den şapkasını önüne koyup düşünmesi için önemli bir olay.

CHP İL BAŞKANINI AKLİ SELİME DAVET EDİYORUM

Adıyaman için ben Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olsaydım Cumartesi günü yayınlanan programda o sözleri söylemezdim. Çok yanlış. Yani adaylar konusunda henüz adaylık başvuruları bile başlamadı. Şimdi partilerin görevi en yetkin en etkin en güçlü adayı getirip göstermektir. Ben oturayım gelsinler bana başvuru yapsınlar bu olmaz. Ben CHP İl Başkanı olsaydım, CHP İl Başkanı olduğum gün CHP’nin akil adamları var, Ak saçlıları var, bu partiye yıllardır emek veren insanlar var. Birisi bizim dedemiz, birisi de Mahmut Bozkurt. Ben bunları toplardım. Birisi yıllardır il başkanlığı yapmış Sabri Doğandır. Bizim il başkanın akrabasıdır. Önce bir toparlardım, bir bilgi alırdım ve özellikle bu yerel seçimler sürecinde ne yapalım ne edelim, kimlere gidelim bu seçimi nasıl kazanırız, kiminle kazanırız bunun araştırmasına girerdim. Çünkü partiyi büyütmenin yolları budur. Henüz adaylar başvuru yapmamış iken böyle bir takım insanların önlerini kesmek sonrasında  yok biz belirleriz genel merkez bize karışmaz gibi cümleleri ben ilk defa duydum ve şok oldum. Yani biz vakıfız. Ben genel merkezimizin bilgisi dışında bu söylemlerin kullanma yetkine sahip değilim. Bu çok yanlış bir şey bu bize zarar  verir. Ben Adıyaman’ın talihsizliği mi diyeyim, ben il başkanını akli selime davet ediyorum. Ve diyorum ki Cumhuriyet Halk Partisinin başarısını istiyorsan veya bilmiyorsan Cumhuriyet Halk Partisinin akil adamlarına danış ona göre hareket et. Bizde bir laf var erken öten  horozun başını keseler. Hele hele siyasete daha genç ve yolun başındadır. Sayın il başkanının umutları var beklentileri var. Bunlar yanlıştır. Bunlar tabi AK partiyi de güçlendirir. Yani iktidarın ekmeğine yağ sürer. Ama tek temennimiz Cumhuriyet Halk Partisinin güçlü bir aday çıkarıp seçime girmesidir. Çünkü BDP ve CHP almış 20 bin oy ak parti almış 75 bin oy bu farkı hangi adayla kapatırız, kiminle kapatırız bunun arayışına girmeli. Alevi bir aday demiyorum, Kürt bir aday demiyorum, sünni bir aday demiyorum. Bütün yerel seçimlerde herkesi kucaklayacak bir başkan, başkana her kesimden oy alacak bir başkana ihtiyacımız var. Siyaset kadro işidir. Ben Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanına bunu öneriyorum. Güçlü bir aday bulsun tepeden konuşmasın.”

Bu Haberi Gördünmü!

Çiftçilere süt sağma makineleri dağıtıldı 

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde hayvan üreticilerine modern süt sağma makinelerinin dağıtımı yapıldı. GAP Eylem Planı kapsamında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir