Çiftçinin Hali Perişan!

 

İlimizde hububat hasadı devam ediyor…

Başta arpa ve buğday olmak üzere, sonbaharda ekimi yapılan nohut ve mercimek hasadı neredeyse bitti, bitecek!

Verim, geçmiş yıllarda olduğu gibi, yine düşük. Nedeni, mevsimsel yağışların azlığı! Yani sonbahar, kış ve ilkbahar mevsimlerinin kurak geçmesi!

Zaten uzun yıllardır, kuraklık veya düzensiz yağışlar nedeniyle, bölgemizde hububat veriminde büyük düşüşler yaşanmakta…

Her yıl hasat sonrasında çiftçinin “bu yıl olmadı, inşallah seneye…” umudu, giderek yerini hayal kırıklığına bırakmakta!

Yaygın olarak kuru tarımın yapıldığı bölgemizde, toprakla iştigal eden, geçimini bu yoldan sağlayan çiftçimizin hali günden, güne kötüleşmekte!

Dahası bu gidişatın sonu felaket!

Son yıllarda köylerin, giderek boşalmasının altında yatan gerçek, kuru tarıma dayalı hayatın artık sürdürülemez noktaya gelmesidir.

Öte yandan yoğun göçün sonuçları ortada: şehir merkezlerinde çarpık kentleşme ve işsizlik, beraberinde bozulan huzur ve güven ortamı…

Peki ya çare! Çare belli, ilk iş olarak, sulu tarıma geçilmesi…

Bunun için hâlihazırda planlanmış, programa alınmış ve yapımı süren Koçali Barajı’nın bir an evvel bitirilmesi gerekir.

Tarımın; girdi pahallılığı, ürün pazarlama sıkıntısı, devlet desteği kifayetsizliği ve bilinçsiz uygulama sorunları da mevcut…

Örnek vermek gerekirse; yıllardır hasat döneminde, piyasada arpa ve buğday fiyatları (60- 70 krş arası) aynı! Buna karşılık, her şeye zam var!

Mazot, gübre, tohum ve diğer doğrudan destekler, 2009 yılından bu yana aynı, neredeyse hiç değişmedi!

Mevcut haliyle küçük çiftçinin aldığı destekler, ilgili kurumların işlem giderleri kesintilerini karşılayamaz duruma gelmiş!

Gelelim ürünün pazarlamasına:

Hububat borsamız, şehrin batısında. Oysaki tarım arazilerin büyük bir bölümü şehir merkezinin güneyi ve doğusunda yer almakta.

Bu yıl konuştuğum çoğu çiftçi, ürününü şehrin doğu tarafındaki girişte faaliyet gösteren esnafa sattığını söylediler.

Neden olarak da, “tahıl borsasının uzaklığını ve şehir merkezinde geçişte yaşanan trafik sorunlarını” gösterdiler.

Sonuç: Tarım politikamızda temelli bir iyileştirme yapılması gerekir. Gecikmesi halinde, ciddi gıda sorunları yaşanabilir!

Çünkü 1980 yılında ülke nüfusumuz 45 milyon, tahıl üretimimiz 22 milyon ton, bu gün 80 milyon olduk, hala üretimimiz 22 milyon ton civarında.

İşte, kapımızdaki tehlikenin rakamsal boyutları!

 

Bu Haberi Gördünmü!

Sonra, “Demedi!” demeyin…

Seçim çalışmaları son hızla sürüyor… Seçmenin beğenisini kazanmaya yönelik vaatlere her gün yenileri ekleniyor. Çoğu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir