Diş Hastanesi Başhekimi Cahit Gökalp: “Koruyucu Diş Hekimliğine Özen Gösterilmeli”

Adıyaman Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dt. Cahit Gökalp, “Son yıllarda, günümüz diş hekimliği ve diğer tıp bilimlerinde “hastalık ya da problem henüz oluşmadan önlenebilir” ana fikri ile gelişen koruyucu hekimlik kavramı hem ülkemizde hem de tüm dünyada önem kazandı” dedi.

“Kelime anlamından da anlaşılacağı gibi, bu yolla hastalanmadan korumak veya küçük uygulamalar ile büyük sorunların engellenmesi amaçlanıyor” diyen Gökalp, son yıllarda Adıyamanlı vatandaşların çoğunun diş çürüğü için hastaneye geldiğini belirterek, on binlerce diş çekmek zorunda kaldıklarının altını çizdi.

Konuyla ilgili konuşan Başhekim Gökalp “ Diş hekimliğinde koruyucu hekimlik denilince, ilk olarak akla dişlerin çürümesini önlemek gelir. Dişleri çürüğe karşı dirençli bir hale getirmek için kullanılan madde flor maddesidir. Flor dişlerin çürümesini önleyen, dişlerin yapısını kuvvetlendiren bir elementtir. Flor, diş macunlarının içinde bulunduğu gibi, bazı besin maddelerinde ve şebeke sularında da bulunur. Fakat çocuklar çoğu zaman dişlerini fırçalamayı ihmal ettikleri için dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için yeterli flor almazlar. Düzenli diş hekimi kontrollerinde, çocuklarda yüz, alt ve üst çene yapıları incelenerek, yaşa göre çenelerin birbirleri ile ilişkisi, dişlerin çeneler ile ilişkisi kontrol edilir. Diş çürükleri henüz başlangıç aşamasında bulunarak ve küçük müdahaleler ile tedavi edilir.

Yüzeysel flor uygulaması özellikle dişleri çürümeye meyilli çocuklarda uygulanır. Bu sayede yeterli miktarda flor dişler üzerine depolanır ve dişlerin yapısı güçlendirilerek çürüğe karşı dirençli olur. Yüzeysel flor uygulamasının her altı ayda bir yapılması önerilir. Aşırı çürükten kaybedilen dişlerin yerine zaman kaybedilmeksizin yer tutucular uygulanır. Çocuklarda, eğer gerekiyorsa erken ortodontik tedavilere zaman kaybetmeden başlanır. Diş hekimliği alanında koruyucu hekimlik kişiye özel uygulama gerektirir. Her bireyin ağız ve diş sağlığında meydana gelebilecek sorunlar farklıdır. Kişilerin diş dizilimleri, tükürük akış ve kalitesi, mine yapısı ve çürük eğilimi, dişeti hastalıklarına yatkınlığı, kemik yapısı, beslenme alışkanlıkları incelenir, varsa diş sıkma gibi alışkanlıkların zaman içinde yaratacağı problemler öngörülerek, öncelikle mevcut durumu korumaya yönelik girişimler yapılır. Hastalık meydana gelmeden önlem almak her zaman için daha basit, kısa süreli ve düşük maliyetli çözümlerle tedavi sağlar” dedi.

Vatandaşın merak ettiği implant

Son yıllarda ilimizde de oldukça yaygınlaşan ve halk arasında “çivili diş” olarak bilinen İmplant ile ilgili de açıklama yapan Gökalp “ İmplant kısaca, eksik dişlerin fonksiyon, estetik ve fonasyon özelliklerini tekrar sağlamak amacıyla, çene kemiği içine yerleştirilen ve diş kökünü taklit eden yapay diş köküdür. Çene kemiği içine vidalama yöntemiyle yerleştirilir. Tek diş eksikliklerinde veya çoklu diş eksikliklerinde yeterli kemik desteği varsa rahatça uygulanabilir. İmplant tedavisi son yıllarda, geleneksel kaplama, hareketli protez tedavilerine çok iyi bir alternatif oldu. İmplant uygulamaları günümüzde, lokal anestezi altında rahatça yapılabilir ve cerrahi sonrası büyük sıkıntılar ağrılara neden olmaz. İmplant tedavisi öncesi, klinik ve radyografik muayeneler yapılarak, çene kemiğinin seviyesi ve kalınlığı tespit edilir. İmplant vidaları belirli kalınlığı ve genişliği olan yapılardır. Bu nedenle implant konulması öngörülen bölgede, çene kemiğinin, bu implant vidasını çevreleyecek yükseklik ve genişliğe sahip olması gerekmektedir. Var olan kemiğin kalitesi de implant başarısını etkileyen faktörlerden birisidir. Genel sağlık durumu iyi olan her kişiye implant uygulanabilir. Ancak diyabet hastalığı, aşırı tütün tüketimi, gebelik, bazı pıhtılaşma bozuklukları, kalp ve damar hastalıkları gibi durumlarda kişinin doktoru ile görüş alışverişi yapılıp tedavi yöntemine karar verilmesi gerekir. On sekiz yaşını doldurmamış ve kemik gelişimini tamamlamamış gençlerde de, implant tedavisinin büyüme tamamlanana kadar ertelenmesi doğru olur.

İmplant yerleştirildikten sonra, kemikle bütünleşmesi için belli bir zaman geçmesi gerekir. Bu süre minimum üç aydır. Bu süre içerisinde gerekirse hastaya geçici bir protez uygulanabilir. Hastalar uygulanan implantların üzerine direk çiğneme yükü vermeden normal beslenmelerini yapabilir. İyileşme süresi tamamlanıp implant çevresi tamamen yeni kemikle dolduktan sonra, implantın üzerine üst yapısı yerleştirilir.  Üzerine yapılacak olan protez; tek bir kaplama, köprü veya parsiyel protez şeklinde olabilir. Tedavide başarının uzun vadeli olabilmesi için; implantların üzerine gelecek olan protez çok iyi planlanmalı, aşırı kuvvetlerden kaçınmak için protez yüksekliğine çok dikkat edilmeli. İmplantın başarısındaki hastanın rolü çok önemli. Ağız bakımını iyi yapmayan bir hastada doğal dişlerinin ve dişetlerinin sağlığı nasıl tehlikeye düşecekse aynı şeyler implantlar için de söz konusu olur. Bu nedenle implant uygulaması yapılan hasta, kendi sağlığı ve implant başarısının uzun süreli olması için, ağız bakımına maksimum özen göstermeli” dedi.

Haber: Mustafa Polat

Bu Haberi Gördünmü!

Jumbo Kuşlar Bin Liradan Alıcı Buluyor

Adıyaman’da Muhabbet ve Doğa Kuşları Yetiştiriciler Derneği tarafından her hafta kurulan mezatta, muhabbet ve kanarya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir