Doğanın İntikamı

Kış geldi, ne yağış var ve ne de” işte kış geldi” dedirten bir durum.

Barajlar çıplak, dibi göründü.

Eskiden dereler akardı, şırıltı sesleri hassas kalplere ilham verirdi.

Yamaçlardan su sızar, sızıntı olan yeri biraz kazırsanız yeni bir pınar meydana çıkardı.

Su basardı Adıyaman’ı; Karadağ’dan doludizgin gelen yağmur suları.

Günlerce hava kapalı olur, güneşi özlerdik.

Kar yağardı dağlara.

Karlı dağları yalayarak gelen kuzey rüzgârları sert olurdu, üşütürdü insanları.

Yağmuru yağdırmak için değil ara vermeyen yağmuru durdurmak için dua’ya çıkardı, üfürüğü kuvvetli hocalar.

Türkiye tatlı su kaynakları bol olan bir ülke değildir.

Güneydoğu Anadolu bölgesi ise,  Anadolu’daki devamıdır Arabistan’ın.

Yağmur yağmazsa, yeterince ot olmayacak mesela ve hayvanlar ac kalacak, cılız olacaklar ve daha fazla et ithal etmek durumunda kalacağız.

İthal edilen et, İslami esaslara göre kesilmiş mi yani helal mi değil mi tereddüde düşeceğiz.

İmanımızın zayıflama ihtimali gündeme gelecek.

Şu yağmuru görüyor musunuz; bizi dinden imandan da edecek.

Yakında yapılması muhtemel “yağmur duasına” ben de katılacağım.

Kimin duasının kabul edileceği, Allah’ın bileceği bir iştir; Yüce Allah, belki benim duamı kabul eder kim bilir.

Sahi dibi görünen barajlardaki balıklar ne âlemdeler; “sudan çıkmış balığa döndüler mi” acaba.

Kurbağalar, suda yaşayan diğer canlılar, nasıllar, ne yapıyorlar.

Yağmur nevrimizi döndürdü bizim!

Doğanın böyle tepki vermesinde biz insanoğlunun hiç mi günahı yoktur.

Şurası bilinmelidir ki, doğayla uğraşan, doğaya zarar veren herkes kaybeder.

Hem de her şeyini….

 

Bu Haberi Gördünmü!

Seçim Mi?

Türkiye yeni bir seçime kitlendi. Yerel seçimler, milletvekili genel seçimlerinden daha kapsamlı ve daha yaygın. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir