Dünyanın Ahirete Bakan Yönü

 

1

Bu dünyada bazı insanlar fakirdir; çok çalışmalarına rağmen fakirlik sınırının üstüne çıkamazlar.
Helal yoldan çalışıp üretememelerinin mükâfatı çok büyük olacaktır.
Ebedi hayat çizgisi içinde geçici bir süre yaşanan sıkıntılara harama sapmadan dayanmak, insana ebediyen çok büyük nimetler kazandırır.
Bu dünyada kim ne kadar zengin olursa olsun cennetteki hayat seviyesine erişemez.

Bu dünyada bazı insanlar sakat, çirkin, güçsüz ve hastalıklı olabilmektedir.
Cennette bütün insanlar yakışıklı, genç, güzel ve güçlü olacaklardır; böylece geçici olan bu dünya hayatında, görünümlerinden veya sağlıklarından dolayı çektikleri sıkıntılar ebediyen sona erecek ve yaşadıkları üzüntülere karşılık mükâfat göreceklerdir.

2

Çocukların ezan okuyup kamet getirmeleri caiz midir?
Hem ezan hem de kamet namazın sünnetlerindendir. Namaz vakti geldiğinde ezan okuyacak kişinin, cemaatle namaza başlanacağı zaman ise kamet getirecek şahsın yetişkin (baliğ) olması gerekir. Çünkü bu durumlarda ezan okuyan ve kamet getiren kişi, bu işi hem kendi adına hem de namaz kılmakla mükellef olan ve namaz kılacak olan kişilere vekâleten yapar. ocuklar, müezzinliğin ezan ve kamet dışındaki bölümlerini yapabilirler.

3

Berzah âlemi hangi olayla başlar?
Berzah âlemi insan öldükten sonra, münker-nekir (sorgu) meleklerinin kişiye yönelttikleri sorularla başlar. Ölen şahıs; “Rabbin kimdir?”, “Peygamberin kimdir?”, “Dinin nedir?”, “Kıblen neresidir?” sorularına muhatap olur. İman üzere ölmüş iyi amel sahipleri bu sorulara doğru cevap verirler. Kâfir, münafık ve müşrikler doğru cevap veremezler. Dikkat edilince kabir hayatının başında insana yöneltilen soruların daha çok imanla ilgili olduğu görülmektedir. Kabir hayatındaki mutluluk ve azab amellerimizin iyi olup olmamasıyla da ilgili olmakla beraber iman konusunun Berzah âlemi boyunca, daha da önem taşıdığı kanaatine varılabilir. (Kıyamet koptuktan sonra mahşerde yapılacak sorguda ise amellerimizle ilgili sorular ön plana çıkacaktır.)
Kabir hayatı ile ilgili olarak şu soru da muhakkak akla gelir:

4
Cesetleri dağıldığı için kabirler bulunmayanların, kabir hayatları nasıl olur?
Ölen bütün insanlar berzah âlemi denen kabir hayatını yaşarlar. Bunun için düzenli bir kabre konmuş olmak şart değildir. Kabre konmak dinimizin bir emridir. Müslüman olmayanlar da ölülerini kabre koyarlar. Onun için ölümden sonraki döneme kabir hayatı denmiştir. Ancak bazı insanlar yakılıp külleri savrulmakta, bazıları ise çeşitli kazalar sebebiyle bir kabre sahip olamamaktadırlar. Bu durum onların kabir hayatını yaşamalarına engel değildir. Ruh, bedenlerinin bir kısmına iade edilecek ve pasif bir hayat sürdürmeleri sağlanacaktır.
Konu ile ilgili olarak sıkça sorulduğuna şahit olduğumuz sorulardan biri de şöyledir:

5
Bazı insanlar tarihin ilk dönemlerinde ölmüşler, bazıları ise kıyamete yakın öleceklerdir; bu iki grubun kabirde çekeceği azap veya göreceği mutluluk, bekleme sürelerinin farklılığı açısından nasıl izah edilebilir?
Kabir hayatlarını sürdüren insanların, zaman açısından fark edecekleri uzunluk veya kısalık, öldükleri tarihe bakılmaksızın, Allah’ın kudret ve adaletiyle takdir edeceği kadar olacaktır. Beş bin yıl önce ölmüş biri ile bu yıllarda ölen birinin hissedecekleri zaman birbirine eşit, daha az veya daha çok olabilir. Bunun dünyadaki örneği şöyledir: Yarım saat uyuyan biri ile sekiz saat uyuyan birinin gördükleri rüyalar, süre olarak, eşit olabilir.
Konu çerçevesinde, şu sorunun cevabı da merak edilir:

Bu Haberi Gördünmü!

İnsan ve Hidayet-4

6.Allah Kimleri Doğru Yola İletmez? a)Allah, İnkarcıları Doğru Yola İletmez: “…Allah, inkârcı toplumu doğru yola …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir