Durdurulamayan Duygular…

Güneşli günler göstereceğiz size“, diyorlar.

Sıcak günler…

Güzel ve güneşli günler görürmüyüz bilemiyorum.

Toplumun tepesine bir depressif hal musallat olmuş.

Kimsenin, etrafına alıcı gözle, keşfedercesine baktığı yok!

Birileri konumunu yükseltmek, gücüne güç katmak için çaba sarfederken, başka birileri kara bir delik gibi duran boğazına birşeyler bulup yaşama dönmek için canhıraş mücadele veriyor.

Bu ülkede farklı etnik yapı ve farklı mezheplere mensup insanlar arasında bir ayrışma yok. Varsa da ihmal edilebilir düzeyde.

Ama ekonomik durumun yarattığı kamplaşma, ayrışma her gün biraz daha derinleşiyor.

Ülkede iyi kazanan ile çok az kazanan arasındaki makas iyice açıldı.

Genç işsizleri, üniversiteden mezun olup kahvehanelerde okey masalarına çöken insanları gördükçe kahroluyorum.

Ülkenin iki temel meselesi var; terör ve güvenlik sorunu ve diğeri de, iş-aş sorunu.

Bu sorunları yedeğe alıp, şu anda ülke için bir lüksten öteye gitmeyen sorunları öncellemek aklın, rasyonel düşüncenin kabul edeceği bir durum değildir.

Toplum olarak, lükse ve israfa yönlendiriliyoruz. Çalışmayan, üretmeyen bir topluma dönüştürüldük.

Sadakaya alıştırıldık.Yönümüzü “muassır medeniyetten”  Ortadoğu’nun karanlığına çevirdik.

İnsanımız işsiz ve aç.

Ülkemin ufuklarında güneş doğacak mı, güneşli günler görebilecekmiyiz, bilemiyorum.

Çaresizlik, depresyon ve çözümsüzlüğün intihar olup zihinleri istila etmesi ne hazin bir durum!

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir