“Düzenlemeler Acilen Yapılmalı”

Bakan çocuklarına yönelik rüşvet operasyonlarına ve emniyet müdürlerinin görevden alınması olayında hükümet ile Gülen grubu arasında iyice ortaya çıkan çekişme ve gerginliğe değinen HÜDA PAR İl Sekreteri Mustafa Atıcı, “Hiç kimsenin şahsi veya grup çıkarlarını halkın umumi çıkarlarının önüne geçirmeye hakkı yoktur” dedi.

“Aslolan milletin bir bütün olarak menfaati, selameti, huzuru ve barışıdır. Yargı ve kolluğun muhalifleri sindirme ve siyasi tasfiye aracı haline getirildiği gerçeği, yolsuzlukların üstünü örtme gerekçesi yapılmamalı, milletin malını çalan veya zimmetine geçirenlerden hesap sorulması da ihmal edilmemelidir” diyen HÜDA PAR İl Sekreteri Mustafa Atıcı, “Başta siyasi partiler, kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere toplum hırsızlık ve yolsuzluk yapanlardan temizlenmelidir. Hiçbir grup veya parti kendini vazgeçilmez ve dokunulmaz görmemelidir” diye konuştu.

“Hiçbir grup veya parti kendini vazgeçilmez ve dokunulmaz görmemelidir”

“ İddialar ve suçlamalar her iki taraf için de oldukça vahimdir” diyerek sözlerine başlayan HÜDA PAR İl Sekreteri Mustafa Atıcı, “Gelişen süreçle ilişkili olarak mahkemelerin adeta talimatla tahliye veya tutuklama kararı vermeleri veya en azından böyle bir görüntü sergilemeleri, ülkede adaletin öldüğünün göstergesidir. Hükümet ve Gülen grubu arasındaki bu çekişme ve didişmenin, şer gibi görünse de gerek emniyet ve yargı içerisinde oluşmuş paralel yapılanmanın, gerekse de siyasetin içerisinde yolsuzluğa bulaşmış kimselerin açığa çıkarılıp temizlenmesi gibi hayırlı neticelerinin olacağını ümit ediyoruz. Gerçekleştirilen operasyonlarda varsa dış bağlantılar da deşifre edilmelidir. Bu ülkede öteden beri İslami ve insani çalışmaları sebebiyle emniyet ve yargı işbirliği ile sistemin gadrine uğramış, peşinen suçlu ilan edilmiş, her türlü zulmün ve haksızlığın reva görüldüğü, bütün bunlara rağmen itidal ve sabrı elden bırakmamış bir camia olarak, hükümet ve Gülen grubu ile ilgili öne sürülen iddiaları vahim bulmakla birlikte, peşinen hiç kimsenin suçlu ilan edilmesini doğru bulmuyoruz. Adaletin yeniden tesisini birinci hedefi olarak ilan eden ve adaletin hiçbir şeye feda edilemeyeceğine inanan Hür dava Partisi olarak, zahiren şer gibi görünen son gelişmelerin hayırlı sonuçlara ulaşmak için bir fırsata dönüştürülebileceğine inanıyoruz. Yargının tarafsızlığını teminat altına alacak, hâkimlerin kendi ideolojileri ve siyasî görüşlerinden bağımsız kararlar vermesini sağlayacak düzenlemeler acilen yapılmalıdır.  Yargılanan kişinin etnik, dini veya ideolojik aidiyetine veya sosyal statüsüne göre farklı kararlar veren, tarafsızlığını kaybetmiş olduğu verdiği kararlarla anlaşılan hâkimlerin meslekle ilişkileri kesilmeli, sebep oldukları zararlar da tazmin ettirilmelidir. İdeolojik kararlarla mahkum ve mağdur edilmiş vatandaşların dosyaları yeniden ele alınmalı ve mağduriyetleri giderilmelidir. Hiç kimsenin şahsi veya grup çıkarlarını halkın umumi çıkarlarının önüne geçirmeye hakkı yoktur. Aslolan milletin bir bütün olarak menfaati, selameti, huzuru ve barışıdır. Yargı ve kolluğun muhalifleri sindirme ve siyasi tasfiye aracı haline getirildiği gerçeği, yolsuzlukların üstünü örtme gerekçesi yapılmamalı, milletin malını çalan veya zimmetine geçirenlerden hesap sorulması da ihmal edilmemelidir. Başta siyasi partiler, kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere toplum hırsızlık ve yolsuzluk yapanlardan temizlenmelidir. Hiçbir grup veya parti kendini vazgeçilmez ve dokunulmaz görmemelidir” şeklinde konuştu.

“Bu zulme bir an önce son verecek adımlar atılmalı”

Mustafa Atıcı, şöyle konuştu; “28 Şubat davasında aralarında Çevik Bir’in de bulunduğu tutuklu 5 sanık tahliye edildi. Son tahliyelerle birlikte bu davada tutuklu sanık kalmadı. Refah-Yol Hükümeti’ni devirmeyi amaçlayan, bu amaçla emniyet, yargı, siyaset, medya ve iş dünyasının organizeli eylemleriyle dindar insanlara yönelik bir linç kampanyasına dönüştürülen ve binlerce mütedeyyin insanın memuriyetten men edilmesine sebebiyet veren post-modern darbenin yargılandığı mahkemede, gelinen aşamayı ibretle izlemekteyiz. 28 Şubat darbesinin mağdurları hala cezaevinde iken, bu darbeyi ve yaşananları sahiplenen sanıkların tahliyesi, bin yıl sürecek denilen darbenin hala devam ettiğinin de açık bir göstergesidir. Darbenin sadece asker ayağının yargılandığı davanın, yargı, emniyet, medya ve iş dünyasına da sirayet ettirilmesi beklenirken, gelinen aşamada gerçek bir hesaplaşma yapılmayacağı da ortaya çıkmıştır. Oluşan tabloda siyaset kurumu, 28 Şubat mağdurlarının siyasal, hukuki ve sosyal haklarını iade edici gerçekçi adımlar atmakla mükelleftir. Seçkinlerin iktidar savaşında yargı silahı ile hürriyetine kastedilen ve yıllarını hapishane köşelerinde geçirmek zoruna bırakılan mazlumların sesine kulak verilmeli ve bu zulme bir an önce son verecek adımlar atılmalıdır. “

Haber: Ömer Karakuş

 

 

.

Bu Haberi Gördünmü!

Dağtekin Adıyaman’a Yapılan Yatırımları Değerlendirdi “Aşkımız ve Sevdamız Adıyaman İçindir”

AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Dağtekin, bir basın açıklaması yayımlayarak AK Parti’nin iktidara geldiği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir