“Ekonomik Kayıplarımız Karşılansın!”

KESK şubeler meclisi adına açıklamalarda bulunan Tarım Orkam-Sen Temsilcilik Başkanı Yusuf Demirci, hükümete kamu çalışanlarının özlük ve ekonomik kayıplarının karşılaması çağrısında bulundu.

“Hak ve özgürlüklerimizin her geçen gün budandığı, kamu hizmetlerinin tümüyle tasfiyesinin hızlandırıldığı, kamu emekçilerinin iş güvencesi dahil temel kazanımlarının bile elinden alınmaya çalışıldığı bir dönemde toplu sözleşme sürecine girmiş bulunuyoruz” diyen Tarım Orkam-Sen Temsilcilik Başkanı Yusuf Demirci, “İktidara geldiği tarihten itibaren kamu emekçilerinin gündeme getirdiği tüm ekonomik, sosyal, özlük ve demokratik talepleri karşında üç maymunu oynayan AK Parti iktidarı, bugün de kamu emekçilerinin iradesini yok sayan tutumundaki ısrarını sürdürüyor” dedi.

Mobbinge, baskı ve şiddete son verilmeli, uygulayanlar hakkında etkili müeyyideler getirilmelidir”

“Başından itibaren “kamu emekçilerini enflasyona ezdirmiyoruz” diyen AK Parti 10 yıllık iktidarı döneminde kamu emekçilerinin reel ücretleri yüzde 30 eridi!” diyerek sözlerine başlayan Tarım Orkam-Sen Temsilcilik Başkanı Yusuf Demirci, şöyle dedi; “Kamu emekçileri yoksullaşırken sermaye iktidar sayesinde zenginliğine zenginlik kattı. Bu çarka ortak olanlar hiçbir sendikal faaliyet yapmadan üye sayılarını arttırdı, emekçilerin alın teriyle kazanılmış haklarına karşı yapılan saldırılara ortak oldu. Yetmedi,  AKP bugün sokağa dökülmüş halkın tüm öfkesine ve itirazlarına rağmen bütçeyi emeğe dönük değil, emperyalizmin taşeronluğuna, toplumun tüm ezilenlerini baskı altında tutacak mekanizmalara aktarmaya devam ediyor. KESK olarak en başından beri, tadilatlarla değiştirilmiş 4688 sayılı yasada düzenlenen toplu sözleşme sisteminin en az yasa kadar ‘sahte’ olduğunu savunduk. Temel taleplerimizin hayata geçirilmesinde yükselttiğimiz mücadelemizin sadece toplu sözleşme masasına sığdırılamayacağını ifade ettik. Eylemliliklerimizle hak mücadelemizi halkla buluşturarak alanlara, meydanlara taşıdık. KESK, attığı her adımda kamu emekçilerinin taleplerini temel almaya, sadece toplu sözleşme masasında değil bulunduğu her yerde tüm kamu emekçilerinin taleplerinin ısrarlı takipçisi olmaya devam edecektir. Bu kapsamda Konfederasyonumuz, 11 faklı hizmet kolunda örgütlü bulunan sendikalarımızdan ve örgütsüz kamu emekçilerinden aldığı yetki ile toplu sözleşme taleplerimizi 24 Temmuz tarihi itibari ile sunmuş bulunmaktadır. Buna göre temel hak ve özgürlüklerin ve uluslararası sözleşmelerin gereği olarak; çalışma yaşamını ilgilendiren bütün konuların görüşüleceği, her sendikanın kendi üyeleri adına toplu sözleşme imzalayacağı ve anayasal hakkımız olan grevin teminat altına alınacağı bir yasal düzenleme hemen yapılmalıdır. 2014 yılı için kamu emekçilerinin, geçmiş dönemlerden bu yana süren refah kayıpları telafi edilmeli, enflasyon ve cari dönemin ekonomik büyümesinden verilecek adil bir payla temel maaşı 2.340 TL’ye yükseltilmelidir. Kamuda sözleşmeli, taşeron ve benzeri farklı statülerdeki güvencesiz çalışmaya son verilmeli, tüm çalışanlar iş güvencesine kavuşturulmalıdır.  Kamu ve özel sektör dahil tüm çalışanların ücretlerinin KESK-AR tarafından Temmuz 2013 tarihi itibariyle 1.101 TL olarak belirlenen açlık sınırına kadar olan kısmı vergiden muaf tutulmalı, üzerindeki miktar için vergi kesintisi %15 olarak sabitlenmelidir. Tüm ek ödemeler emekliliğe ve emekli aylığına yansıtılmalıdır. Ek ödemeleri düzenleyen 666 Sayılı KHK ile yaratılan ücret adaletsizliği ve mağduriyetler giderilerek, aynı unvanda farklı kamu kurumlarında çalışan tüm kamu emekçilerine eşit ücret ödenmelidir. Başta öğretmenler olmak üzere lisans mezunu tüm kamu emekçilerinin ek göstergeleri 3 bin 600’e, önlisans mezunu olanların 3000’e çıkarılmalı, ek gösterge adaletsizliğine son verilmelidir. Kadın kamu emekçilerine; başta görevde yükselme ve unvan değişikliklerinde olmak üzere çalışma yaşamında uygulanan ayrımcılığa, mobbinge, baskı ve şiddete son verilmeli, uygulayanlar hakkında etkili müeyyideler getirilmelidir.”

Emeğimize, alın terimize, hak ve özgürlüklerimize göz koyanların iktidarında bizler gün geçtikçe yoksullaşıyoruz!”

Yusuf Demirci sözlerine şöyle devam etti; “ 0-6 yaş grubu çocuklar için en az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50’den az çalışanın bulunduğu işyerleri için, SHÇEK ve Belediyeler bünyesinde, çalışma alanına yakın ücretsiz ve SHÇEK yönetmeliğine uygun ortak bebek bakım üniteleri ve kreşler açılmalıdır. İdarenin sendikalar ve üyeleri üzerinde çeşitli yöntemlerle uyguladığı baskılar son bulmalı, ayrımcı politikalardan vazgeçilerek özgür örgütlenme ortamı sağlanmalı, haksız ve adaletsiz biçimde tutuklanan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Kamu hizmetleri herkese parasız, eşit, nitelikli, ulaşılabilir bir yapıya kavuşturulmalıdır. Kamu hizmetleri işletmecilik esaslarına göre değil, toplumsal fayda gözeterek sağlanmalıdır. Eşit, özgür ve demokratik bir gelecek için toplumun tüm örgütlü kesimlerinin taleplerinin dikkate alındığı ve bu kesimlerin temsiliyetinin sağlandığı bir mekanizma ile ortaya çıkacak yeni bir anayasa hazırlanmalıdır. Sendikalı olsun olmasın, tüm kamu emekçilerini mücadeleyi büyütmeye ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bunun için tüm konfederasyonlara ve sendikalara da açık bir çağrıda bulunuyoruz. Emeğimize, alın terimize, hak ve özgürlüklerimize göz koyanların iktidarında bizler gün geçtikçe yoksullaşıyoruz! Şimdi tüm haksızlıklara, adaletsizliklere son vermek için mücadeleyi büyütme zamanıdır! Gelin insanca bir yaşam için taleplerimize şimdi beraber sahip çıkalım, bu talepler için mücadeleyi birlikte yükseltelim.”

Haber: Ömer Karakuş

                                                                                                 

Bu Haberi Gördünmü!

 Dünya Çocuk Kitapları Haftası etkinlikleri 

9-15 Ekim Dünya Çocuk Kitapları Haftası etkinlikleri çerçevesinde öğrenciler ile kitap okundu. Dünya Çocuk Kitapları …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir