Eski ve Yeni Türkiye!

Diyorlar ki:

-Eski Türkiye’de milyonlarca genç işsizdi. Öyle ki işsizlik, iç huzuru tehdit edecek boyutlara varmıştı…

-Ülke, iç ve dış borçlar altında eziliyordu. Hükümetler borçların faizlerini dahi karşılayamayacak duruma düşmüşlerdi…

-Darbeler ve kalkışmalar vardı. Cumhuriyetin ilk yıllarından, 2000’li yıllara kadar çok sayıda darbe ve muhtıralar oldu…

-Siyaset, askeri vesayetin himayesinde yapılıyordu. Her darbe veya muhtıra sonrası siyasete yasak getiriliyordu…

-Ağır hak ihlalleri vardı. Ara dönemlerde devreye koyulan OHAL yasaları ile ülke, keyfi kurallarla yönetiliyordu…

Söylenenler abartı değil! Çünkü Eski Türkiye’de yukarıda sayılan olumsuzlukların daha fazlası vardı!

Gelin, bugün methi çok yapılan ve 2002’den sonra adına Yeni Türkiye denilen memleketimizin haline bir göz atalım:

Yeni Türkiye’de dış borcumuz 4 kat arttı; 100 milyardan, 400 milyar dolara çıktı. İşsizlik had safhada; yüzde 8’den, 10’a yükseldi.

Yeni Türkiye’de eskisi kadar olmasa da, hala darbe ve kalkışmalar olmakta ve gelecekte de olabilirlik ihtimali henüz sürmekte!

Son yaşadığımız 15 Temmuz başarısız darbe girişimi bunun en bariz örneğidir.

Yeni Türkiye’de siyasetin üzerinde askeri vesayet yok, fakat liderler sultası eskiye oranla daha da katı uygulanmakta!

Örnekleri çoğaltsan da değişen bir şey yok! Yani “eski tas, eski hamam” misali!

Oysaki cumhuriyetin kuruluş felsefesinde muasır medeniyet vardı! Hedeflenen daha fazla demokrasi ve daha müreffeh bir Türkiye idi!

Aradan 90 küsur yıl geçti; ne adına eski denilen Türkiye’de, ne de yenisinde hedeflenen gelişmeler olmadı!

Yakında Yeni Anayasa için referanduma gideceğiz. Teklifin adı her ne kadar Partili Cumhurbaşkanlığı ise de, özü Başkanlık sistemidir!

Bildiğimiz Başkanlık sistemlerinde, keskin güçler (yasama, yürütme ve yargı) ayrılığı ilkesi ve denge-fren sistemi vardır.

Bizim oylayacağımız yeni teklifte güç, yürütme erkinde toplanmış, dolayısıyla dengenin bozulacağı şimdiden belli!

Olası bir sıkıntıda, freni çalıştırmak için 600 milletvekilinden 400’ün oyu gerekecek. Öbür türlü fren devreye girmeyecek!

Demem o ki, Yeni Anayasa ile hayali kurulan Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi de hiç biri derdimize deva olmayacaktır!

Çare, geniş katılımlı ve kapsayıcı (evrensel normlarda) daha demokratik yeni bir anayasa ve buna uyumlu yeni bir yönetim modelidir.

Bu Haberi Gördünmü!

Sonra, “Demedi!” demeyin…

Seçim çalışmaları son hızla sürüyor… Seçmenin beğenisini kazanmaya yönelik vaatlere her gün yenileri ekleniyor. Çoğu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir