Fetö’cü Olmak Ya da Olmamak

Her dönem bir “öcü” olur/oldu!

Birçok insanı korkutan, insanların “o” olmak istemedikleri bir sıfat ya da suçlama olur.

Eski zamanlarda, özellikle Avrupa’da “cadı” olmakla itham edilmek vardı.

Cadı avına çıkardı güvenlik kuvvetleri.

Devir değişti, özellikle İslam ülkelerinde birileri, yeterince “Müslüman” olmak/olmamakla suçlandı.

Yakın geçmişte özellikle Türkiye’de insanlar  “solcu/komünist/Rusya yanlısı” olmakla itham edildi, suçlandı.

Bu listeye “vatan hainliği” , “bölücü olmayı”, da ekleyebilirsiniz.

Şimdilerde geçerli olan “fetöcü” olmak ya da olmamak…

Birini suçlamak, toplumun gözünden düşürmek, itibarsızlaştırmak mı istiyorsunuz fetö’ye yakın duran bir kişi olduğunu söylemek yeter hale geldi.

Aslında bunlar yanlış şeyler; bir inanın ailesinden birileri fetöcü, bölücü ya da başka istenmeyen bir gruba mensup olabilir. Bu durumu kolluk güçleri takip eder, yargı yargılar, gereği yapılır.

Ama ulu orta, bir delile dayanmadan birilerini suçlamak ya da yakın veya uzak bir akrabasının eylem ve söylemlerinden kişiye pay çıkarmak doğru bir davranış değildir.

Hatta Fetullah Gülen’e, inanç sahibi biri olarak inanmak, O’nun kitaplarından etkilenmek ayrı bir şey, devlete karşı oluşturulan isyanın içinde olup, bilerek bu harekete yardım etmek, içinde görev almak ayrı bir şeydir.

Terör ve baş kaldırırıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir kişiyi, Fetullah Gülen’in kitaplarını okudu, sohbetlerine katıldı, oluşturulan manevi iklimden etkilendi diye dışlamak, suçlamak, vatan haini ilan etmek ne kadar doğru olur, bilemiyorum.

Suçlu cezasını bulsun eyvallah ama sapla saman, suçlu ile suçsuz titiz bir şekilde tefrik edilmeli ve birilerine bu sıfatı haksız yere kullanma fırsatı verilmemelidir.

Bu Haberi Gördünmü!

Öyle

Dar zamana sıkıştırılmış bir seçim takviminin sonuna yaklaşıyoruz. Adaylar yorgun, halkta seçim coşkusu yok, pazarda …