Gayb Bilgisi (6)

10-Kimse Levh-i Mahfuz’a Muttali Olamaz:

Tüm varlıklar ve olaylar hakkında bilginin yazılı olduğu ve kimsenin muttali olamayacağı ve aklıyla nasıl olduğunu yeterince kavrayamayacağı Allah katındaki kitaba, Levh-i Mahfuz denir.

“Yahut gayb (Levh-i Mahfuz) kendi yanlarında da onlar mı (bundan aktarıp) yazıyorlar?”[1]

Levh-i Mahfuz’daki gayb bilgisi kimsenin yanında değildir. Gayb olarak insanların bilecekleri, Allah’ın vahiy olarak gönderdiği bilgilerden ibarettir.

“Hakikatte o (yalanladıkları, aslı) levh-i mahfuzda bulunan şerefli Kur’an’dır”[2]

‘Kur’an’ın levh-i mahfûzda olduğunun belirtilmesi, onun hiçbir zaman tahrif edilmeyeceğini, her dönemde bütün keyfî ilavelerden, çıkarmalardan ve lafzî değişikliklerden korunacağını, bunun için hem ezberlenerek hem de yazılarak tedbir alındığını ifade etmektedir’[3]

11-Cinler Gaybı Bilmez:

“Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.”[4]

Hz. Süleyman’ın emrinde çalışan cinler, onun vefat ettiği hakkında bir bilgiye sahip olmadan çalışmaya devam etmiş, ancak bir kurtun Hz. Süleyman’ın dayandığı değneği yemesi ile onun vefat ettiğinden haberdar olmuşlardır. Eğer cinler gaybı bilseydi, bu olay meydana gelmeden, kendilerinin durumu haber vermeleri gerekirdi. Bu olay ve bu ayet, cinlerin gaybı bilmedikleri hakkında kesin bir delildir.

12-Kur’an’da Haber Verilen Bazı Gayb Bilgileri:

Kur’an’da Allah, melekler, cinler, kıyamet, mahşer, hesap, mizan, Araf, sırat köprüsü, cennet ve cehennem hakkında verilen bilgiler gayb bilgilerdir. Bir de dünyada henüz meydana gelmemiş ve ileride olacağı bildirilen bir takım haberler vardır. Bunlardan iki tanesi şöyledir:

a-Kabe’yi Tavaf Ve Daha Sonra Mekke’nin Fethinin Haber Verilmesi:

“Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi.”[5]

Bu ayette, Müslümanların Hudeybiye antlaşmasından sonra Kabe’yi güven içinde tavaf edecekleri ve bundan kısa bir müddet sonra da Mekke’yi fethe muvaffak olacakları bildirilmektedir.

b-Rumların İranlılara Karşı Galip Geleceklerinin Bildirilmesi:

“Rumlar, (Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde yenilgiye uğradılar. Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Eninde sonunda emir Allah’ındır. O gün müminler de Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok esirgeyicidir.”[6]

İran. M. 613 ile 629 yılları arasında Bizans ile yaptığı savaşlarda galibiyet elde edince, Mekkeli müşrikler, ehli kitap olan Rumların yenilgiye uğramaları nedeniyle sevinirken, mü’minler ise bu durumu üzülmüşlerdi. Ardından bu ayetler nazil oldu. Bizanslılar, M. 622 yılından itibaren İranlılara karşı üstünlük sağlamaya başladılar, M. 627 yılında ise, İranlıları Ninova’da kesin bir yenilgiye uğrattılar. Böylece ayetlerce bildirilen gayb bilgisi net olarak gerçekleşti.[7]

Bu Haberi Gördünmü!

Hicazda Beş Vakit Namazın Sünnetleri

1 HİCAZDA BEŞ VAKİT NAMAZIN SÜNNETLERİ NİÇİN KILINMAZ? Hz. Muhammed (s.a.v.), beş vakit namazın sünnetlerini, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir