Gereksiz Konuşmalar

1

Boş, kırıcı ve gereksiz konuşma.
Mü’minlerin cennetteki durumlarını örnek al. Allah şöyle haber veriyor:
Orada hiçbir mânâsız söz duymayacaklardır. Günahla­ra sokacak söz de (işitmeyeceklerdir).(Vakıa-25)
Bu ayetten şu anlamı da çıkarman gerekir: Cennete girmek için, bu dünyada, boş, manasız ve günaha sokan konuşmalardan sakınmalıyız.

Bir insanla konuşurken, onun sevmediği kişilerden söz açma.

Bazılarının olumsuz işlerini ve gizli kalmış günahlarını öğrendiğinde, gezip anlatacağın yeni şeyler çıktı diye sevinme; duyduklarını unut.

Birine ait bir yanlışlığı, “Sana bir şey anlatacağım, ama aramızda kalsın.” diyerek başkasına anlatma.

Başkalarının, hem kendilerine hem de atalarına ait hata ve kusurlarını öğrenmeye çalışma; istemeden öğrenirsen de asla anlatma.

Arkadaş çevresini geniş tutma arzusunun altında yeterince dedikodu yapabilme arzusu olmasın.
Ey nefsim! Dedikodu yapmayı ve dinlemeyi sevmemen için şu ayet yeterlidir:

“Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tövbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.”(Hucurat-12)

Medyada dedikodu anlamı taşıyan haberleri okuyup, aynı nitelikteki programları seyretme.
Kısacası dedikoducu olma.

2

Gerdeğe Girilmeden Boşanma:

Dini nikâh kıyıldıktan sonra henüz gerdeğe girilmeden, erkek, kendi isteğiyle veya hanımının istemesi üzerine karısını boşarsa boşanma gerçekleşmiş olur. Diğer boşanmalardan farklı olarak bu şekilde boşanan kadının iddet müddeti beklemesi gerekmez.
Bu tür boşanma neticesinde mehir konusunun nasıl çözümleneceği Kur’an’da şu şekilde anlatılmaktadır:
“Eğer kadınları, kendilerine dokunmadan veya onlara bir mehir takdir etmeden boşarsanız (bunda) size bir vebal yoktur. Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın. Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur.” (2.Bakara-236)
“Eğer onları, kendilerine dokunmadan önce boşar ve mehri de kesmiş bulunursanız, o zaman borç, o kestiğiniz miktarın yarısıdır. Ancak kadınlar veya nikâh akdini elinde bulunduran kimse bağışlarsa başka. Ey erkekler! Sizin bağışlamanız ise takvaya daha yakındır. Aranızdaki fazileti unutmayın şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız hakkiyle görür.” (2.Bakara-237)
Bu ayetlere göre eğer mehir henüz belirlenmemişse örfe göre bir miktar verilir; mehir belirlenmişse, belirlenen miktarın yarısı verilir.

Bu Haberi Gördünmü!

Hicazda Beş Vakit Namazın Sünnetleri

1 HİCAZDA BEŞ VAKİT NAMAZIN SÜNNETLERİ NİÇİN KILINMAZ? Hz. Muhammed (s.a.v.), beş vakit namazın sünnetlerini, …