GİRDAPLAR..

KÜÇÜK ŞEYLER/DERİN VE PARALELCİ ADAMLARDAN YAMUK/YUMUK ADAMLARA…

 

GİRDAPLAR..
Ey kasemli tufanlar, ey debdebeli hayat;
Daha ne kadar, daha -ruhumu döveceksin!
Ey güneşli ufuklar,ey gizemli kainat;
Ne zaman sana meftun kalbime doğacaksın??

Doğun ufkuma doğun,Ay,güneş ve yıldızlar

Aydınlansın şafağım,dağılsın karanlığım,

Sağın!Kurtlar,Sansarlar ve bilumum kunduzlar;

Elbet bir gün çıkacak girdap’lardan varlığım!!

Vurun! durmadan vurun-bıkmadan/usanmadan;

Soyun “BEYT-ÜL MALINI” pervasız ve korkusuz,

Yiyin! tıkının yiyin-sormadan/utanmadan;

Sofrasını süpürün besmelesiz/destursuz!

Ben ki-ezel ve ebet-hasrete pervaneyim;

Boynumda emanetin ağır/aksak yükü var!

Düşe/kalka çektiğim o yüke amadeyim;

Yüreğimde vuslatın parlayan şafak’ı var..

Silkinin ve dikilen,kurtulun ataletten;

Ey zulüm ve talana bigane  insancıklar,

Başınıza çökmüş arş-uyanın şu gafletten;

Ey bir dilim ekmeğe köleleşmiş kancıklar..

Ben ki çorak kalplerin eğri bir dikeniyim;

Ey yağmurlar/boranlar! yağın üstüme yağın,

Ve derdest lisanların sesi ve figanıyım;

Bir damla suya hasret-Boğun ruhumu- boğun!!

(İHB-29.Ocak.2013-İstanbul)

YAMUK/YUMUK ADAMLAR…

Aşağıdaki yorumu geçen yıl,İblisFETÖ’nün Milletimize reva gördüğü o meşum ve melun”15 Temmuz 2016’”darbe kalkışmasından sonra yazmıştım,lakin baktım ki;O günden bugüne değişen pek bir şey yok-yeniden anımsatmaya çalışayım bari dedim..

Çünkü,ne yazarsak yazalım,galiba değişen pek bir şey de olmayacaktır benim güzel ülkemde;Benim oğlum bina okur,döner/döner yine okur!Misali…

Çünkü..

O günün TV’lerinde de sanal/suni söylemlerin figüranları dolaşıyordu,bugünde,yani; “Batı cephesinde değişen hiçbir şey yok!” furyası berdevamdır..O halde Buyursun konuşsun sanal/suni figüranlar,gelsin reklamlarla paracıklar ve de alıp/gitsinler Hakkı huzur bedelini gazeteci kisveli Beylerle Paşalar;Başka bir şey yok..

Sanırsınız ki;Halkıadınlatmak üzere-olandan/bitenden haberdar etmekle görevli ve sorumlu bir “Basın/Medya” alanı değil de,sadece ülkenin “Yamuk/Yumuk Adamlarını” beslemekle yükümlü bir arz ve talep “Üretim ve Pazarlama” alanı tüm TV kanalları..

Yahu!

Sizin hiç sosyal sorumluluk bilinciniz yok mu;Mesleki ahlak ilkesine bağlılığınızla şeref ve haysiyetiniz de mi yok-Ayıp be!..Sanırsınızki;Ülkeyi Basın/Medya kurumları sevk ve idare ediyor..Halbuki görevi sadece “Kamuoyu adına” toplumla yöneticiler arasında doğru ve sağlam bir iletişim ağını oluşturmaktır Basın/Medya kuruluşlarının..Ancak bunun dışında her şeyle ilgilidirler-nedense.. 

Evet..

Bakalım neler demişiz;O kötü talihimizle kara günler üstüne..

Kötü kaderinden mi, yoksa yöneticilerinin elinde şekillenen kısır döngüsünden midir? Bilinmez,lakin;
Benim garip ve bikes devletim (olan/bitenden hiç ders almadan), yine çok ilginç ve ibret alınması gereken “KARANLIK YÜZLÜ ADAMLAR” imal etmeye devam ediyor..
Çünkü..
Eskiden, yöneticilerinin gaflet ve korkaklığından, yüzlerce(Fail-i meçhul cinayetlere)sebep olan “DERİN ADAMLAR” peydahlamıştı;

Sonradan,yöneticilerinin izansız ve pervasız eylemlerinden dolayı da,kendilerini devletin yerine ikame ve idame ettirmeye amade olan “PARALEL ADAMLARI” başına musallat ettirdi;
Şimdi de, Mal ve makam tapıcısı, yağcı/yalaka tipli ve şahsi menfaatinin peşinde kolaylıkla her tarafa dönebilen eksantrik “YAMUK ADAMLARI” piyasaya sürmeye başladı..

Bu günlerde; “Gazetecisinden Basın/medya patronuna, İşçi temsilcisinden İş Adamına, Hacısından-Hocasından/İlahiyatçısına-Bilim Adamına,EmekliPolis,Polis Şefi, Yargıç ve Bürokratından Siyasetçisine” kadar, bilhassa(İktidara yandaş TV Ekranlarından)bu riya yüklü,sanal ve sahte yüzlü tipleri bulabilir ve ibretle izleyebilirsiniz..

Ve de ibretle izlemelisiniz..

Sizi bilmem ama, ben izledim,izliyorum ve izlemeye de devam edeceğim, çünkü bunları anlamayan; devletin ve milletin içine düştüğü derin(AHLAKİ)girdabı da asla anlayamaz..
İzlediklerimden birkaçını Sizlerle de paylaşmak istiyorum..

Mesela:
Yıllarca F.GÜLEN Hoca’yla yakın dost olduklarını söyleyen, ancak O’ndan istedikleri inam ve imkanı alamadıkları için (Ona)ters düşüp, ayrılan ve şimdi de “PARALELCİ” çukuruna düştüğünü anladıklarından, sırtlarını da (İktidar’a)dayayıp,Onu yerden yere vurmaya çalışan gün görmüş adamlar “Kadir MISIROĞLU, FAİK ERDOĞAN Ve Hüseyin GÜLERCE” denilen Allemeler…,

Ve son olarak da; Birçok “fail-i meçhul cinayeti” ile geçmişte “MHP Yöneticilerine ve Deniz BAYKAL’A yapılan” kumpası”PARALELCİ ADAMLARA”yükleyen emekli bir İstihbaratçı/Polis Şefi; Eline geçirdiği bilgi/bulgu ve belgelerle Bir kitap yazarak çıktı ortaya ..
Peki kim bunlar, ne yapmışlar, ne demişler, neden demişler?

Adam, sanki (Kumpası)kendisi yapmış,her şeyi eliyle koymuş ve gerçekleştirmiş gibi,o kadar kendinden emin bir şekilde belge ve bulgularıyla(Kitabına aldığıyla..)öyle bir konuşuyor ki; Sanırsınız (kumpasçılarla/Paralel)birlikte hareket etmiş..

Kimse dönüp de sormuyor; İyi ya kardeşim, madem bu bilgi, bulgu ve belgeler(Kasetler vb) sana geldi ve bunun,(Ülke siyasetini yıpratmaya matuf) yapay/düzmece/ bir (KUMPAS) tuzak olduğunu anladın ve üstelik ülkeni seven bir(İstihbaratçı)yurttaş olduğun için(Şimdi) iş işten geçtikten sonra söylüyorsun! Bu nasıl ülke severlik?Madem ki,bunun ülke siyasetine kast edilmiş (GENEL)bir tuzak(KUMPAS) olduğuna inanmıştın,pekineden bunu önceden onlarca saygın siyasetçiye (MHP Yöneticisiyle Deniz BAYKAL’A)ileterek uyarmadın,ya da hiç olmazsa kendi üst makamlarını bundan haberdar etmedin ?

Onlarca siyasetçi (Rezil/rüsva) bir şekildeyerinden/Makamından olduktan Şimdi bunu açıklamanın yararı ne,be kardeşim?!!Demiyor..

Ya da; Yoksa Sende mi bu (PARALELCİ)dediğin güruhla Paralel miydin?Altlarında ve ya üstlerinde miydin?Onlardan korkuyor muydun? Makam ve ikbaline bir zarar vereceklerinden mi çekindin ki,iş işten geçtikten ve bunca insan mağdur ve mazlum olduktan sonra,vicdanen boşalıp/günah çıkarmak refleksiyle-bunları-söyleme gereği duyuyorsun?Demiyor..

Ama nafile be kardeşim,”Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra,peşine düşmenin anlamı yok be,sırtını(İktidar’a)dayayıp/ahkam keserek,onu/bunu jurnalleyen yurtsever/İstihbaratçım demiyor..

Ben diyorum,ancak böylesi “YAMUK/YUMUK ADAMLARIN”ismini,cismini ve resmini anmadan(çünkü beleşine sanal reklamlarını yapmış olmamak için..Amamerak edenler başta ATV ve benzer kanallardan onu ve benzerlerini bu günlerde çokça bulabilirler.)Veanımsatmadan,

Evet..
Onu da, biraz kafa yorun, kendiniz izleyin/bulun, kendiniz değerlendirin..
Çünkü..
Belki benim pişirdiğimi hazmedemeyenleriniz olabilir
Ve belki Onların dediklerini yutup,afiyetle yiyebilenleriniz de..
Belli mi olur??
SON/SÖZ;

Evet..

Bu kulvarda (Bana) sadece “Eğriye eğri,doğruya doğru demek!” düşer..
Unutmayınız ki;
Eğri eğriyi, Doğru doğruyu,
Ve “Yamuk yamuğu” doğurur…

Ülkemiz de ancak “Derin/Paralelci-Yamuk/Yumuk Adamlardan” kurtuldukça doğrulur..
Sevgilerimle…

Bu Haberi Gördünmü!

DİN’DE GÜNCELLEME OLUR MU?

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya!” Sayın cumhurbaşkanı,zaman zaman toplumu da gerdiren bazı-kendini,hakını ve haddini bilmez-din …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir