GÖKLER BİLE SANA AĞLIYOR

ADALET HANIMDAN HAYAT DERSİ

Maalesef ki ülkemizin hemen her döneminde Adalet gündem konusu olmuştur; ve olmayada devam ediyor. Adaletin olmadığı yerde demokrasiden söz edilemez. Bundan söz edenler her daim halkı kandıranlardır. Biz Adalet mülkün temelidir sözüne inanmış ve adil olanların verdiği insanlık derslerini hep ibretle izlemişizdir. Aşağıda yaşanmış olan öykü beni bir hayli etkilediğinden siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim.Belki bir kısmınız okumuş ve duymuş olabilirsiniz .Gelin şimdi birlikte okuyalım.

ADALET Yaşlı kadın yatağından kalktı. Sabah ezanının insan ruhuna huzur veren sesi oda içinde yankılanıyordu. 88 yaşından beklenmeyecek birçeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte odaya ezan sesi ile birlikte baharın güzel kokusu ve kuş cıvıltıları doluştu. Penceresinden gözüken Kurtuluş Parkına bakarak yaşlı ciğerlerine sabahın ılık esintisi ile doldurdu.  Abdestini aldı, sabah namazını kıldı. Mutfağa yöneldi. Çayla birlikte bir iki lokma bir şeyler atıştırdı. Oturma odasına yöneldi. Eski bir fiskos masasının yanındaki koltuğuna ilişti. Masanın üstü çerçeveler ile doluydu. Bir tanesine uzandı, camının üzerinde titreyen parmaklarını dolaştırdı. Çerçevenin içindeki fotoğrafta İstiklal madalyalı kara yağız bir adamla, makyajsız olmasına rağmen güzelliği göz alan bir kadın birbirlerine bakarak gülümsüyorlardı.

Yaşlı kadın Günaydın Anne, Günaydın Baba dedi. Usulca yerine koyduğu çerçeveye bir bakış daha attıktan sonra başka bir çerçeveyi eline aldı. Bu siyah beyaz fotoğrafta da subay üniformalı bir adamla bir gelin yan yana duruyorlardı. Yaşlı kadın çerçeveyi titreyen dudaklarla öptü. “Günaydın Kocacığım” dedi. Kadın bu çerçeveyi debıraktıktan sonra üçüncü ve son çerçeveye uzandı. Artık gözlerinden yaş damlıyordu. Fotoğraftaki biri erkek diğeri kız çocuklara bakıp Günaydın Evlatlarım dedi.

Tüm çerçevelere kısaca göz atıp Sizleri, hepinizi çok özledim dedi. Gözlerinde biriken yaşları sildi. Artık ağlamak için bile yaşlı hissediyordu kendini. Ağır ağır doğrulduğu koltuğundan eski telefonuna doğru yöneldi. Ağır ağır numaraları çevirdi. Karşısına çıkan adama “Bir taksi istiyorum” dedi ve adresi verdi. Kapısını kilitleyip, apartman merdivenlerine yöneldi. Yıllarca çekmediği zorluk kalmamıştı ama şimdi bu merdivenler hayatının en büyük engeli olmuştu. Ağır ve dikkatli bir biçimde iniyordu. Sabırsızlanan taksişoförünün çaldığı korna sokağı inletiyordu.Patlama be adam dedi. Nihayet taksiye binebildi. Teyze hoş geldin dedi 25-30 yaşlarındaki şoför. Nereyegidiyoruz? Kadın kısa bir sessizliğin sonunda Tüm bir gün beni taşır mısın?diye sordu. Sana 500 lira veririm. Adam küçümser bir gülümseme ile,Mal sahibi benden her gün 500 lira istiyor teyze dedi. Kadın gülümsedi. O zaman sana 650 lira vereceğim ne dersin? Kurtarmaz ama senin güzel hatırını kırmayayım. İlk önce nereye gideceğiz? Anıtkabir’eAnıtkabir’emi? Evet Tamam teyzeciğim. Yaş kaç teyzeciğim? Seksen sekiz “Maşallah Allah uzun ömür versin teyzeciğim. Allah sağlıklı mutlu ömür versin oğlum.Haklısın teyzecim.Taksi Anıtkabir’in kapısına gelmişti. Şoför Teyzeciğim geldik dedi. Dalgın görünen kadın Evladım burada yardımına ihtiyacım var dedi. Benimle gel Adam şaşırmıştı. Tabii teyzededi. Kuşkulu gözlerle. Bizi buraya alırlar mı?diye sordu. O ana kadar dalgın ve yorgun görünen kadın, bir anda irkildi. Gözlerinden ateş fışkırarak Ne demekalmamak? Sen daha önce hiç gelmedin mi buraya? dedi. HayırKaç yıldır Ankara’da yaşıyorsun?BenAnkaralıyım teyze. Doğma büyüme Ee o zaman Ne bileyim bir kez okulla gelmiştik bayramda.Bayram olmayınca burası kapalı sanıyordum ben Kadın sinirli bir şekilde kafa salladı. Şoför utanmıştı.Mozoleye çıkan  mermer merdivenler kadar konuşmadılar.

Merdivenlere geldiklerinde Şoför kuşkulu bir şekilde Nasıl çıkacaksın Teyze? diye sordu.Her ay nasıl çıkıyorsam öyle Her ay geliyor musun? Evet,Uzun bir uğraşla merdivenleri çıktılar. Mozoleye doğru ağır ağır ilerlediler. İçerisi çok serindi. Şoför büyük bir azimle yürümeye çalışan kadının koluna girmişti. Kadının nefes alışları sıklaşmıştı. Nihayet mozolenin önüne geldiler. Kadın şoförün kolundan ani bir hareketle kurtuldu. Çantasını açtı. Tek bir karanfil çıkardı. Mozoleye doğru ilerledi. Çiçeği mozoleye koydu. Şoför şaşkınlıkla olayı seyrederken kadının ağzından şu sözlerin döküldüğünü fark etti. Hayatım boyunca sana verdiğim sözü tutmak için çalıştım. Ağır ağır geriye çekilen kadın ellerini açıp Fatiha okumaya başladı. Şoför kısa bir şaşkınlığın ardından ona katıldı. Kadın bir anlık suskunluktan sonra Hadi gidelim dedi. Geldiklerinden çok daha ağır bir şekilde arabaya döndüler. Şoför kadının durumundan endişelenmeye başlamıştı. Yoruldun mu Teyze dedi. Kadın sustu.

Bir süre suskunluktan sonra Evet hem de çok yoruldum diye cevapladı. Nereye gidiyoruz? BankayaŞoför  arabasındaki kadının herhangi biri olmadığını anlamıştı. Bu yaşlı kadının Atatürk’e verdiği söz ne olabilirdi? En sonunda dayanamadı. Teyzeciğim bir şey sorabilirmiyim? Sor bakalım evladım Anıtkabir’de Atatürk’e bir söz verdiğinizi söylemiştiniz. O söz nedir? Uzunhikâyeevladım Olsun be teyze anlat ne olurBen lisedeyken bizim okulumuza gelmişti Atatürk. Beni de ona çiçek vermek için seçmişlerdi. Çiçeğiverdiğimde bana ismimi sordu. Ben de “Adalet” dedim. Bunun üzerine Ne güzel ismin varmış dedi. Okulubitirince ne olacaksındedi bana. Hemşire dedim. O da Güzel meslek ama bence sen Hakim ol ismine çok yakışır dedi. Ben kadından hakim olmaz ki dedim. Kaşlarını çattı, Sen istedikten sonra olur. Senden söz istiyorum hâkim olacaksın dedi.Sen ne dedin peki? Mustafa Kemal emretmiş ne denir? Söz verdim. Peki olabildin mi Adalet Teyze?Evet ben Cumhuriyetin ilk kadın hakimlerindenim.Vay be. Sende ne hikaye varmış Adalet TeyzeHerkesin bir hikayesi vardır evladım. Herkesin hikayesi de kendine göre değerlidir. Eğer insanlarınhikayelerini bilip anlayabilirsen insanlara daha anlayışlı davranabilirsin. Haklısın Adalet Teyze. Bu banka mı gelmek istediğin?EvetYardım edeyim mi? Bende geleyim mi?Hayır. Sen burada bekle lütfen.Bu arada adın neydi evladım.Osman teyzeciğimTamam Osman. Beni 45 dakika kadar sonra buradan al olur mu?Tamam teyzeciğim

Adalet hanım bankadan içeri girdi. Osman öğlen saatinin geldiğini fark edip yemeğe gitti. Yemek boyunca Adalet hanımı düşündü. Kim bilir neler yaşamış, neler görmüştür diye düşündü. Tam vaktinde bankanın önündeydi. Adalet hanım 15 dakikalık gecikme ile geldi.

Hoş geldin Hakim Teyze Çok uzun zamandır bana Hakim denmemişti. Hoşuna gitmediyse söylemeyeyim? Yok aksine hoşuma gitti. Sağol. Nereyegidiyoruz?Seyran bağlarına Tabii Hakim Teyze çok yer gezmişsindir sen,Tüm Anadolu’yu karış karış gezdik rahmetli kocamla.Ne iş  yapardı amca?Subaydı.Ne zaman vefat etti?1952’de”Çok olmuş.GençmişKore savaşında şehit oldu. Allah rahmet eylesin Hakim teyze SağolSeyranbağları’na geldik nereye gideceğiz? Sağasap. İkinci binanın önünde dur. Tamam. BuyurHakimTeyze. Geleyim mi benYok bekle burada. Osman beklemeye başladı. Bir ara merak etti. Binanın uzaktan görünen levhasına baktı. “Seyranbağları Kız Yetiştirme Yurdu yazısını okudu. Anlam veremedi. “Bu kadın burada ne yapar ki?diyedüşündü. Yarım saat sonra Adalet hanım göründü. Yanında orta yaşlı kibar bir hanım vardı. Adalet hanımı arabaya ağır ağır bindirdi. Kadın Adalet Hanım size ne kadar teşekkür etsek azdır. Her zaman yanımızdasınız. Kızlarda sizi çok seviyor. Ne olur arayı çok uzatmayın. Yine gelin” dedi. Adalet hanım, buğulu gözlerle “İnşallah. Kızlara selamımı söyleyin. Bende onları çok seviyorum. Onlaraiyi bakın” dedi. Araba hareket etti. Nereye Hakim Teyze? Hemen iki sokak öteyeOsman iki sokak ötede bu sefer başka bir binanın önüne park etti. Bu binada da “Ankara Seyranbağları Huzurevi yazıyordu. Bekle beni. TabiiHakim Teyze Yine 1 saate yakın bir bekleyişin sonunda bu sefer etrafında bir çok yaşlı kadın ve adamla çıkageldi Adalet Hanım. Sarılıp öpüştükten sonra oradan ayrıldılar. Osman dikiz aynasından Adalet Hanım’ın gözlerinden akan yaşları fark etti.

İyi misin Hakim Teyzeİyiyim Osman. Eski dostları görünce insan bir hoş oluyor.Nereye gidiyoruz? Cebeci Asri Mezarlığına, Tamam Teyze nerelisin sen?Aydın Sökeliyim. Babam orada pamuk ekerdi. Annem ev hanımıydı. Sonra Kurtuluş Savaşı oldu. Babam savaşa gitti. Söke işgal oldu. Biz dağlara kaçtık annemle. Saklandık dağ köylerinde. Savaş bitince Söke’ye döndük. Allah’a Şükür Babam’da sağ salim döndü savaştan.Sonra ne oldu?Liseye Aydın’a gönderdi babam. Orada Atatürk’le karşılaştım. Sözümü tutmak için İstanbul’a gittim. Hukuk fakültesine girdim. Orada rahmetli eşimle karşılaştım. O Harbiye’de okuyordu o zaman. Mezun olunca evlendik. Çocuğunuz var mı?Bir kızım bir oğlum vardı.Neredelerşimdi?Oğlum dışişlerinde çalışıyordu.Ne güzel”1978’de Fransa’da  Ermeniler öldürdüler. ÜzüldümHakim Teyze. Başın sağ olsun. O da babası gibi şehit oldu yani Evet. Şehit babanın şehit oğlu. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Amin. Ya kızın?O eşi ve çocukları ile İzmit’te yaşıyordu. Öğretmendi. 1999’da depremde hepsi vefat ettiler. Allah rahmet eylesin.Boş boğazlığımla üzdüm seni Hakim Teyze kusura bakma,Sanki sormasan aklımdan çıkıyorlar mı evladım. Sen üzülme sağol.Geldik Teyze Tamam evladım. Al işte paran artık gidebilirsin. Hakim teyze buradan nasıl döneceksin? Ben seni bekleyeyim eve bırakayım. “Yok beni alacaklar buradan Hakim Teyze bu para fazla. Kusura bakma ben sana yalan söyledim. Taksinin sahibi benden 350 lira bekliyor. Affet beni. 350 ‘yi  ona veririm. Gerisi kalsın. Bende para istemem. Bugün senden aldığım hayat dersinin parasal karşılığı yok zaten. “Çocukların var mı? İki tane ellerinden öperler. Taksinin güneşliğinden çocuklarının resimlerini çıkarıp gösterdi. Adları nedir?Kemal ve Ayşe Oğlumun adı da kemaldi.

Sessizliğin ardından Osman’ın elindeki parayı ittirdi Adalet Hanım. “Onlara bir şeyler al benim için. Onları okut. Ama yalansız, dolansız, çok çalışarak helal lokma ile büyüt ve okut. Atatürk’ün bana yaptığı gibi içlerindeki gücü fark etmelerini sağla. Bir de vatanını, milletini sevmelerini öğütle onlara.Osman Adalet Hanımın ellerine sarılıp öptü. Ona iyi evlatlar yetiştireceğine söz verdi. Adalet hanımı mezarlığın kapısından ağır ağır içeri girerken; Osman yaşlı gözlerle onu izliyordu. Hayatının en büyük dersini kendisi küçücük, yüreği yaşadığı acılara rağmen kocaman ve güçlü bu yaşlı kadından almıştı. Osman arabasını mal sahibine götürmeye karar verdi. Bu gün daha fazla çalışamazdı.

Ertesi gün Ankara’da garip bir yağmur yağıyordu. Sanki gök delinmişti. Osman taksiyi mal sahibindenalmış, durağa gelmişti. Çay ocağının yanında duran gazeteyi aldı. İlk sayfadaki haberlere göz gezdirdi. Siyaset doluydu gazete. Hiç anlamazdı. Sıkılıp adli olayların yer aldığı üçüncü sayfayı açtı. Taksiciler arkadaşları ile ilgili kötü haberlerigenellikle oradan alırlardı. Göz gezdirirken bir haber dikkatini çekti.Dün gece geç saatlerde Cebeci Asri mezarlığında bulunan cesedin Cumhuriyet tarihinin ilk KadınHâkimlerinden Adalet YILMAZ’a ait olduğu belirlendi. Adalet YILMAZ’ın bulunduğu yerdeki mezarların eşine ve oğluna ait olduğu belirlendi. YILMAZ vefat ettiği gün bankadaki tüm parasını çektiği, bu parayı ikiye bölerek  Seyranbağları’ndaki bir kız yetiştirme yurdu ile bir huzurevine bağışladığı belirlendi. Polis, Adalet YILMAZ’ın mezarlığa ölmek için gittiğini düşünüyor.

Osman bir anda sarsıldı. Gözyaşlarına engel olamıyordu. Taksici arkadaşları hiçbir şey anlamadılar. Bir daha da hiç anlatmadı Osman bu yaşadıklarını. Herkesin tek bildiği Osman’ın bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında”Gökler bile sana ağlıyor” diyerek ağladığı.

 

Bu Haberi Gördünmü!

ÜLKEMİZİN HEDEFLERİ SİYASETİN ÖNÜNDE OLMALIDIR

Halkımız demokrasinin kendine vermiş olduğu yetkiyle coşkulu bir şekilde sandığa giderek ülkemizin yeni yönetim sistemini …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir