Hac Günleri Değişik Aylara Yayılabilir mi?

 Müslüman, ergin (baliğ/yetişkin), akıllı, hür, zengin (mali varlığı yeterli) ve hac ibadetinin yapıldığı günlere yetişen kimselere hac ibadetini yapmak farzdır.

Kişinin, üzerine farz olan hac ibadetini eda etmesi için sağlıklı olması, yol güvenliğinin bulunması, tutuklu, hükümlü veya yurt dışına çıkış yasağı gibi geçici bir engeli bulunmamsı, Hanefi mezhebine göre kadın için, yanında bir mahremi bulunması, yine kadın için varsa, boşanma veya vefat iddeti müddetini doldurmuş olması gerekir.

Yapılan haccın geçerli olması için de hac yapan kişinin, hac yaptığı sırada Müslüman olması, ihrama girmesi, haccı farzları belirlenmiş olan vakitlerde yapması, haccın farzlarını özel mekânlarda yerine getirmesi, vakfe’yi Arafat’ta, tavafı ise Kâbe’nin etrafında yapması gerekir.

Görüldüğü gibi, haccın geçerli olmasının şartları arasında, “farzları belirlenmiş olan vakitlerde hac yapma” şartı da bulunmaktadır.

Bu girişten sonra şu soruya cevap vermek gerekir:

Hac İbadeti Yılın Hangi Günlerinde Yapılır?

Arafat’ta vakfe, Zilhicce ayının dokuzunda (Kurban bayramının arefe günü) zeval vaktinde, yani güneş tam tepede iken başlar, bayramın ilk günü şafak sökünceye kadar devam eder.

Haccın farzlarından olan ziyaret tavafı ise Kurban bayramının ilk üç gününde yapılır. Ancak Arafat’ta vakfe yapan kişi bayramın ilk üç gününde ziyaret tavafını yapamazsa daha sonraki günlerde yapar. Hatta ömrü sona ermeden bu görevi ifa eden kişi hac ibadetini tamamlamış olur. Ancak bayramın ilk üç gününde yapılması vacip olduğundan sonraya bırakılırsa ceza olarak kurban kesilir.

Hac sa’yı, hac ayları başlayınca, hac için ihrama girdikten sonra tavafın ardından yapılabilir; ancak ziyaret tavafının ardından yapılması daha efdaldır.

Müzdelife vakfesi, arefe gününü bayram gününe bağlayan gece yapılır.

Şeytan taşlama ibadeti bayramın birinci günü başlar, dördüncü günü güneş batıncaya kadar devam eder.

Hacla ilgili üç hutbeden biri Zilhicce’nin yedinci günü harem-i şerifte öğleden önce, ikincisi Arafat’ta öğlen vakti birleştirilen öğle ile ikindi namazlarından önce, üçüncüsü ise bayramın ikinci günü öğle namazından önce Mina’da okunur.

Zilhicce’nin 10, 11 ve 12. günleri Mina’da geçirilir ve orada gecelenir. Mekke’de gecelemek de mümkündür.

İşte bu noktada yazının başlığı ile ilgili olarak sıra şu soruyu cevaplandırmaya gelmektedir.

Kalabalık Nedeniyle Hac İbadeti Belli Günler Dışında Yapılabilir mi?

Yukarıda da anlatıldığı gibi haccın farz ve vaciplerinden çoğunu eda etmek için, belirli günler tayin edilmiştir. Her farzın kendine ait vacip ve sünnetleri de doğal olarak o günlerde yerine getirilir.

Kur’an’da hilâl şeklinde yeni doğan ayların sorulduğu anlatıldıktan sonra şöyle denir: “Onlar insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleridir.”[1] Bu ayetten haccın belli bir vakti olduğunu anlıyoruz.

Gene Kur’an’da: “Hac bilinen aylardadır.”[2] denmektedir.

Buradan da haccın belli bir vakti olduğunu öğreniyoruz. Ayetteki ifade genel (Âm/umumi)dır. Hac ile ilgili ibadetlerin bu süre içinde hangi günlerde yapılacağı Hz. Peygamber tarafından açıklanmıştır.

Hz. Peygamber (s.a.v.), hac menasikinin (hac sırasında yapılan dini merasimlerin) kendisinden alınmasını emretmiştir.[3] Bizler, hac ibadetini Resulullah’tan gördüğümüz gibi yapmakla mükellefiz.

Hac ayları Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce’nin ilk on günüdür. Bazı müçtehitler Zilhicce’nin tamamını kabul ederler.

Haccın üç farzından biri olan ihrama girme, anılan üç ayda olur. Ancak ihram, diğer ibadetleri yerine getirmek için bir şart olduğundan, önceden girip bu aylarda devam ettirmek de mümkündür.  Sünnete uygun olan, bu aylarda girmektir.

Arafat’ta vakfe yapmanın sınırlı bir zamanı vardır. Bu konuyu açıklığa kavuşturan ve Tirmizi, Ebu Davud, Nesâi, İbn Mace gibi muhaddisler tarafından rivayet edilen bir hadis şu şekildedir:

“Hac Arafat’tır, kim Cem (Müzdelife) gecesi fecrin doğmasından önce (vakfeye) yetişirse, haccı idrak etmiş demektir.”[4]

Hadisten ve Hz. Peygamberin uygulamasından anlaşıldığı gibi Arafat vakfesinin zamanını değiştirmek mümkün değildir.

Ziyaret tavafını bayramın ilk üç gününde yapılması vaciptir. Kurban, cezasını ödemek şartıyla, daha sonra da yapılabilir.

Kalabalıktan doğan zorluklar nedeniyle hac ibadetini birkaç aya yaymak, bazı ülkelerin bir ayda, diğerlerinin başka bir ayda hac yapmalarını sağlamak doğru değildir. Böyle bir uygulama hem Resulullah (s.a.v.)’ın uygulamasına hem de hac ibadetinin hikmetlerine ters düşer.

Haccın meşakkat olduğu bilinerek onun zahmetine katlanıp faziletinden yararlanmak gerekir.

Eğer Mekke’deki yollar ve ibadet mekânları dar geliyorsa, bunun çaresi, Resulullah’ın’ uygulamasını değiştirerek emirlerine muhalif davranmak değil, söz konusu mekânları genişletmek olmalıdır.

 

[1] 2/Bakara–189

[2] 2/Bakara–197

[3] Müslim,Hac–310

[4] Prof. İ. Canan, Kütüb-ü Sitte, c:4, s:459, 1427.hadis

Bu Haberi Gördünmü!

Hileli Boşanma

1 Bir kişi, yurt dışına gidebilmek veya ölen kayın babasının maaşını hanımına bağlatmak gibi sebeplerle, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir