Hadisçilerle Kelamcılar Arasındaki Münakaşalar

İslami ilimler ile iştiğal eden bu konularda analiz yapmak isteyenlerin esas olarak dikkat etmeleri gereken hususların başında farklı ekollerin aynı konulara farklı bakış açılarının sebeplerini ve yaklaşımlarını bilmesi gelir. Deliller, hükümler ve yöntemler ekollerin ortaya çıkışları ve gelişim süreçleri bu noktada çok önemlidir. Mevzulara yaklaşım konusunda, bugün itibari ile taraf olmak yada her yönü ile bir ekolü sahiplenmek eksik, hatalı hatta yanlış görüşleri savunmaya sebep olabilir.

Aynı mevzular hakkında farklı yöntem ve yaklaşımlar sergileyen ekoller; hadisçiler, kelamcılar, fıkıhçılar, tefsirciler ve tarihçiler olarak ele alınabilir. Bütün bunlar ile birlikte modernist yaklaşım ve yöntemler de eklenebilir. Son dönemlerde bu ekollerin bir kaçının yöntem ve görüşlerini harmanlayıp yeni bir tür ortaya koymaya çalışan kişiler olsa da ana damar ekoller bunlardır. Modernist yaklaşım daha ziyade yenileme adına gelenek ile çatışma halinde olan bir yaklaşım olduğundan kendi dinamiklerini pozitif anlamda harekete geçirememiştir.

Hadisçiler ve kelamcılar arasındaki münakaşalar kitabında, eserin adından da anlaşıldığı gibi hadisçi ekol ile kelamcı ekol arasındaki görüş farklılıkları ve çatışmalar masaya yatırılmış. Konular ele alınırken, Talat hocanın hadis ilmi ile olan münasebeti dolayısı ile mevzu bahis olan konularda kelamcı ekolün karşısında, hadisçi ekolün yanında durduğu fark ediliyor. Bunu bir eleştiri anlamında değil tespit olarak beyan ediyorum. Ki Talat hocanın bu tür yaklaşımları genel olarak ehli sünnetin görüşlerini sahiplenmek olarakta ifade edilebilir.

İtikat konuları ile ilgili ihtilafların çıkış süreci verilmeden önce, Hz.Peygamber ve Halife Osman’a kadar olan süreçte sahabe dönemi itikadi görüşler ile ilgili bilgi veriliyor. Bir kısım siyasi ihtilaflar ve akabinde harici sebepler olarak beyan edebileceğimiz islamın farklı milletler arasında yayılması, felsefenin savunulmaya başlaması, kader ve büyük günah işleyenin akıbetinin tartışılmaya başlanması ile farklı ekollerin zuhur etmesine zemin hazır hale gelmiş bulunuyordu. İç ve dış sebeplerin neticesinde farklı itikadi mezhepler tezahür etmiştir. Bu itikadi mezheplerin bir kısmı ismen şöyledir: mürcie, cebriye, kaderiye ve muteziledir. Bu itikadi mezhepler içinde mutezile üzerinde özellikle durulmuş. Mutezilenin çıkışına sebep olan amiller ve mutezilenin doğuşu üzerine bilgi verildikten sonra mutezile itikadının esasları üzerinde de duruluyor.

Hadisçi ve kelamcıların üzerinde tartışmadığı ve ihtilaf etmedikleri konu yok denecek kadar azdır. Bu sebeple üzerinde ihtilaf ettikleri konuların ana başlıklarını vermek yeterli olacaktır. Allah’ın sıfatları, insanın fiilleri, kader, ruyetullah ve Kur’an’ın mahluk olup olmaması konuları olarak ifade edebiliriz. İlk çıkışından bugüne kadar tartışıla gelen konulardır bunlar. Bu konulardaki ihtilaflar hala devam etmektedir. Bu konularda ehli sünnet genel olarak hadisçilerin görüşlerini savunmak ile birlikte, geçmiş dönemde bir kısım ehli sünnet kelam alimleri de görüşlerini beyan etmişlerdir. Bu noktada maturidiye, eşariye ve selefiye ekollerinin görüşleri araştırıldığında genel olarak maturidiye ve eşariyenin ehli sünnet dışı ekollere reddiye babında bir disiplin oluşturdukları selefiyenin ise direkt hadisler üzerinden bir disiplin oluşturduğu görülecektir.

Kelamcılar ve hadisçilerin birbirleri hakkında görüşleri kitabın son kısmında yer alıyor. Karşılıklı olarak tenkit ve münakaşalar reddiyeler yazılmasına sebep olmuş hatta tekfir etmeye kadar varmıştır. Kelamcı ve hadisçilerin ihtilaflarına sebep olan konular üzerinde duruluyor. Tenkit sebepleri ve tenkit etme şekillerinden örnekler veriliyor. Burada her iki ekolünde uç görüşlerinin yanlışlığını ifade etmek gerekiyor.

Tarih içinde nam bulmuş kelamcıları ve hadisçileri tanımak ve görüşlerini öğrenmek noktasında önemli bir çalışma olarak nitelendirebiliriz. Özellik ile mutezile ile ilgili bilgi sahibi olmak konusunda da önemli bir çalışma. İslam düşünce tarihinin genel hatları ile izah edildiğini kitapta görüyoruz. Netice olarak, günümüzde ilmi anlamda zuhur eden ihtilafların tarihsel ve düşünsel alt yapısını öğrenmek isteyenlerin istifade edebileceği bir çalışma olarak tanımlayabiliriz.

Bu Haberi Gördünmü!

Dağtekin’den 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı

AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Dağtekin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir