HALLAK-HALKEDİLEN İNSAN VE AHLAK..

“Ahlak,Halik/Yaratıcı olan Allah’ın-Halk ettiği kuluna-murat ettiği;Dininin emir ve yasaklarıyla,kullarının-içinde yaşadığı sosyal çevreninin-örf ve adetlerinden müteşekkil bir anlayış,duruş ve davranış biçimidir..”

Evet..

Ahlak,insanların içinde yaşadıkları toplumun;Kabul görmüş-dinsel Ve örfsel-norm ve nüansından ibarettir..

Şüphesiz ki..

İnsanların ahlaki yapısı da,onun bu-dinsel ve örfsel-norm ve nosyona uygun ya da aykırı algılayış,duruş ve davranışını belirler,ki o da;Onun,sosyal hayatın içindeki tezahür biçimi olan iş ve eylemlerinin de- ahlaklı ya da ahlaksız-algı ve biçimlerle anılmasının yegane ölçüsüdür..

Peki..

İnsanları, içinde yaşadıkları sosyal hayat içerisinde-Ahlaklı ya da ahlaksız-algı ve biçimlerle anılmasını sağlayan-birbirine tamamen zıt olan-bu aslında çok da anlamlı sonuçlar doğuran davranış biçimleri-acaba; Kimden, nerden, nasıl Ve neden kaynaklanır-diye hiç düşündük mü?

Bence düşünmeliyiz!

Çünkü..

Eğer bir iş ve eylemin çıkış nedenini-Mezra ve mecrasıyla beraber- bilmezsek, anlamazsak-ondan dersler çıkarmazsak-onun sonuçlarını görüp,yaşamanın ve üstünde ahkam kesip tartışmanın da bir fayda ve yararı yoktur,ki şahsen ben bunun da;Akıl ve izanın beslendiği ilim ve irfan ikliminden beslenecek azim ve -Kesin Ve kesintisiz bir eğitim sürecinden geçtiğine inanıyorum..

Evet..

İllaki eğitim;İnsan Ve ihsan eksenli uygar bir eğitim..

Çünkü..

-Eğitimsiz toplumlar cahil kalır;

-Cahil toplumlar da işsiz/güçsüz,eylemsiz ve çözümsüz,Fakir,atıl ve akim kalarak;Önce gaflet ve nankörlükle-yoldan saparak-arsızlaşır Ve sonra da faydasız ve yararsız iş ve eylemlerle azgınlaşarak-içinde yaşadıkları toplumun başına bela olur..

Eğitim ailede başlar,sosyal çevreyle eğitim kurumlarından-etkilenerek-biçim alır;Hak ve hakikate uygun inşa ve icra edilmişse insanı aziz eder,buna aykırı yapılmışsa da onu rezil/rüsva..

Hepsi bu..

Ancak!Şimdi-Ülkemizde herkes sapkın/sapıklardan kaskatı şikayetçi;Her gün bu sapkın sapıkların haber ve yorumları basında yer alarak-buna karşı duran bir toplum olarak-hepimizi de bizar ediyor..

Aşağıda;Bariz bir-Yorumsal örnekle bitirelim konuyu..

SÂPIK VAR ANCAK KÏM?
Topluma-Örnek olması gerektiği halde;
-Hâk/Adalet Ve asaletle hükmedemeyen eğitimli ve elit üst düzey/yöneticiler mi?
-İrtikâp ve rüşvetle iş gören,çalışanının hakkını gasp etmeyi ve vergi kaçırmayı marifet sanan-zengin patronlar mı?
-Çalıştığı iş yerini-yolunacak kaz sanan ahlaksız,aç gözlū ve hain/nankör işçi ve memurlar mı?
-Öğrencisine göz diken-Baba bilinen Okulların öğretmen ve idarecileri mi?
-Çocuklarının gözleri önünde sürekli yalan söyleyen,kavga eden,komşusunun malını/mülkünün dedikodusunu yaparak kafalarını karıştıran-Ailenin ana direği olması gereken- Anne ve Babalar mı?
-Kaderin bir cilvesi olarak- müşfik bir ailenin sıcaklığına hasret kalarak ve her tūrlū insani ve ihsani nimetten yoksun olarak-hayatlarını sokaklarda geçirmeye mecbur edilerek-kafayı yemiş/zıvanadan çıkmış- sahipli ya da sahipsiz gariban ve bikes/SOKAK ÇOCUKLARI MI/Yoksa bu ülkenin yegane sapıkları?
Evet..Gerçek sapkın/Sapık kim ya da kimlerdir-ülkemizde?
Eğer..
Sapık diye,çeşitli nedenlerden dolayı sokaklara düşmüş kimsesiz çocuk ya da ailesiyle bağını koparmış-aklı karışmış yetişkinlerden bahsedecekseniz,bilin ki bunlar da,yukarıda bahsi geçen-Sözde örnek-insanların eseridir,çünkü..Eğer O koltuklarına asla sığmayan-İdareciler,Patronlar,Öğretmenler,Memur ve İşçilerle Anne Ve Babalar-Adam gibi davransaydı yani-YOLDAN SAPMASALARDI-o zaman belki bu-SAPKIN-asalaklar da sokaklara düşmez Ve toplumun başına bela olmaz ve kayıtlara-AŞÏKAR SAPIKLAR OLARAK-geçmez ve bununla-ASIL SAPIKLARI-da asla kendilerini gizlemiş olmazlardı..
Evet..
Ne yazık ki;Sapık diye bazı bikes, toplum kurbanı sapkınlar vardır ve bunlar suç da işliyorlar,ancak bunların türemesine de sebep olan-Devlete Ve Millete musallat olmuş asıl-Arsız,Hırsız,Yalancı Şerefsiz- Sapıklar ise;Kendilerini-Makamla Gücün verdiği imkanla-gizlemesini biliyorlar..
Yani..
“Balık baştan kokar;Başımız,işimiz,aşımız sağlam ve helal olmadıkça-Sapıklarla sapıklıklar da var olmaya ve huzurumuzu da bozmaya devam edeceklerdir..
Çünkü..
Bu iş her ne kadar sosyo/psikolojik ve travmatik bir konu olsa da-öncelikle;Toplumsal Ahlaki bir yozlaşma,çözülme ve çöküşün bir sonucudur..

SON/SÖZ;

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!”(Ş.Edebali)

Bu Haberi Gördünmü!

ŞİİR PAZARI ŞİİRLERİ/GİRDAPLAR..

BOŞ KALSIN Doldurma şu kadehimi ey saki;Boş kalsın! Sunma mey-ı ikramı gönlüme;Varsın loş kalsın! Aşık’a …