“Her Şeyden Önce İşçi Cephesine Bir Strateji Lazım”

Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, taşeronlaşma konusunda serzenişte bulunarak, “Herhangi bir sendikaya üye olmayan işçi kesimlerinin mücadeleye çekilmesi için bu işyerlerindeki ileri işçilerin sendikaların çağrısını beklemeden inisiyatif alarak mücadeleyi örgütlemeleri gerekir” dedi.

“İlk bakışta sorun işçilerin sorunu gibi görünmektedir ama bir yandan esnek çalışmanın yaygınlaştırılması öte yandan da “Kıdem tazminatının kuşa çevrilmesi” demek kamu emekçilerine de esnek çalışma ve emeklilik ikramiyelerine yönelik bir saldırı anlamına geldiği görülmelidir” diyen Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, “Bu yüzden de kamu emekçileri, hekimler, mühendisler gibi tüm emeği ile geçinen kesimlerin mücadeleye çekilmesi için geniş bir zemin olduğu gözden kaçırılmamalıdır” diye konuştu.

“Bir saldırı anlamına geldiği görülmelidir”

Adıyaman İşsizler Derneği Başkanı İsmet Güneş, sözlerine şöyle başladı; “Mücadeleden yana tutum alan sendikacıların ve sendikaların, sadece sendikalarının üyesi işçilerin değil tüm sınıfı mücadeleye çeken çağrılar yapması ve geniş işçi kesimlerinin örgütlenip mücadeleye atılmaları için sınıfın sözcüsü olarak öne çıkan bir perspektifle hareket etmeleri gerekir.Herhangi bir sendikaya üye olmayan işçi kesimlerinin mücadeleye çekilmesi için bu işyerlerindeki ileri işçilerin sendikaların çağrısını beklemeden inisiyatif alarak mücadeleyi örgütlemeleri gerekir. Burada olduğu yerlerde Kurultay Komitelerinin, sendikal platformların, mücadelede öne çıkmış birer birer işçilerin hareket geçmesi belirleyici önemde olacaktır. Mücadeleyi, “Yasa taslağı meclise geldiğinde bir genel grev” yerine; işyerlerinde ve emekçi semtlerinde saldırının amacı ve düzenlemelerin içeriğini tartışan ve işçi haklarına saldırı oluğunu gösteren bir aydınlatma faaliyetinden, işyerlerinde ya da emekçi semtlerinde toplantılar yapmaya basın açıklamalarından işyerleri önünde yapılacak yürüyüş ve gösterilere mitinglerden iş yavaşlatmalara genel grevlere kadar değişik eylem biçimlerini kapsayan bir genel direniş hattı olarak anlamak gerekir. İlk bakışta sorun işçilerin sorunu gibi görünmektedir ama bir yandan esnek çalışmanın yaygınlaştırılması öte yandan da “Kıdem tazminatının kuşa çevrilmesi” demek kamu emekçilerine de esnek çalışma ve emeklilik ikramiyelerine yönelik bir saldırı anlamına geldiği görülmelidir. Bu yüzden de kamu emekçileri, hekimler, mühendisler gibi tüm emeği ile geçinen kesimlerin mücadeleye çekilmesi için geniş bir zemin olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Burada sendikalar ve emek örgütlerinin yanı sıra ileri işçi kesimlerinin ve sınıf partisinin, tüm emekten yana çevrelerin bu ortak mücadele için üstlerine düşeni yapmaları önemlidir. Sendikaların, emek örgütlerinin ve örgütlü işçi kesimlerinin basın açıklamaları, kamuoyunun dikkatini çekmek için yaptıkları nispeten az sayıda işçinin katılımıyla yaptığı gösteriler, protestolar önemlidir ama mücadelenin kazanılması için en geniş işçi kesimlerinin mücadeleye çekilmesi belirleyicidir. Bunun için de taleplerin ve mücadelenin öneminin işyerlerinde tartışmaya açılması, emekçi semtlerinde toplantılar, duvar gazeteleri, bildiri, broşür afiş, sosyal medya, TV ve gazetenin kullanılması gibi tüm aydınlatma araçlarının devreye sokulması vazgeçilmezdir.”

“Mücadele kıdem tazminatından daha geniş bir zemine sahiptir”

Başkan İsmet Güneş, şunları kaydetti; “Tartışılan, kıdem tazimatının kaldırılması ya da fona devredilmesidir. Ama gerçekte “taşeron çalışmanın düzenlenmesi” ve “Özel İstihdam bürolarının kurulması” gibi önemli iki düzenleme daha vardır. Ve bu üç düzenleme tek bir “taslak” olarak sunulmaktadır. Bu “taslakta” taşeron çalışmasında işçilerin lehine bazı düzenlemeler yapılıyor gibi görünürken, Özel İstihdam Büroları yasallaştırılarak taşeron çalışmanın alt yapısı tamamlanmak istenmektedir.Dolayısıyla sadece “Kıdem tazminatıma dokundurtmam” talebinin yanı sıra “Bir gün bile çalışsa işçinin kıdem tazminat hakkının doğacağı”, “Kıdem tazminatı ödemeyen patronlara etkin yaptırımlar uygulanması biçiminde düzenlemelerin yapılmasının, yanı sıra “Taşeron çalışmasına son verilmesi”, “Özel İstihdam Büroların kurulmasının gündemden çıkarılması” gibi taleplerin de bu mücadelenin talepleri olarak öne çıkarılması, çok önemlidir. Böylece mücadelenin tüm işçileri ve emekçileri ilgilendiren bir mücadele olacağı bilincinin yaygınlaştırılması ve mücadele zemininin genişlemesi olanaklı hale gelecektir. Sendikal bürokrasinin mücadeleyi bölmesi ve patronların propagandasının baskısıyla işçiler içinde “Hükümet istediğini yapar” düşüncesi önemli ölçüde bir karamsarlık yaratıyor olsa da bugün eğer mücadeleden yana sendikacılar ve ileri işçi kesimleri ortak bir mücadele stratejisi etrafında adım atabilirse, bu karamsarlığın ve umutsuzluğun hızla dağılacağı imkanlar da son derece geniştir. İleri işçi ve sendikacıların öne çıkıp inisiyatif almaları ve bir mücadele stratejisini adım adım oluşturmak üzere harekete geçilmesi,  geniş işçi tabanında saldırının boyutunu ve üstünde birleşilmesi gereken taleplerinin içeriğinin tartışmaya açılması, bu tartışmanın bir aydınlatma faaliyeti olarak örgütlenmesi belirleyici bir önemdedir.”

Haber: M. Demir

 

Bu Haberi Gördünmü!

Dağtekin ‘Bizim Adıyaman Sevdamız Var”

AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Dağtekin bir basın açıklaması yayımlayarak Dr. Süleyman Kılınç’ın adaylığının …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir