İçimden Böyle Geçti…

Üç yıl önceydi.

Bademler çiçek açanda gelirim, ilkbaharın doğum sancılarını görmek istiyorum, demiştin.
Toprak rahmete doyduğunda, yamaçlardan sular sızdığında gelirim, demiştin.
Tabiata su yürüsün, börtü böcek uyansın, kuzular çayırlarda zıplasın gelirim, demiştin.
Iki yıl geçti, gelmedin.
Bahar geldi, bahar yaza, yaz güze döndü, gelmedin.
Bu bahar, söz verişinin üçüncü yılı.
Gelmediğin iki baharda da, badem çiçeklerini soğuklar vurdu.
Çok üzüldü badem ağaçları; soğuk yedikleri için değil, sen gelmediğin için!
Yolları bahane etme!
Yollarımız hep bozuktu, zaten…
Dağlara doğru koşan bulutlara da aldırma; onlar dağ zirvelerini süsleyen kar’ı kıskanıyorlar.
Kış ihtiyarladı, takvimler bahara gebe.
Düş yola, gerisini düşünme…
Seni badem çiçekleri karşılyacak, üzerinde uçuşan kelebeklere inat.
Homurdanıp duran soğuklara inat.
Tükenmek bilmeyen takvim yapraklarına inat.
Düş yollara, düş de gel.

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir