İnsan ve Hidayet-5

7.Allah, Kimleri Doğru Yola İletir?

a)Allah İnananları Doğru Yola İletir:

“Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.” (27/Neml-80.81.)

*Bilinçli olarak inanmayanlar, yapılan tebliğ açısından ölüler gibidirler; yapılan tebliğden yararlanmazlar.

*Yapılan tebliği dinlememek için arkalarını dönüp kaçanlar, hakikate karşı sağır gibidirler.

*Sapıtmakta ısrarcı olanlar, gerçeği görme konusunda körlere benzerler.

*Ancak inanıp İslamiyet’i kabul edenler, doğruyu kabul ederler.

“Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (64/Teğabun-11)

*Allah tek yaratıcıdır. Hayrı da şerri de yaratan Allah’tır; ancak hayra rızası olduğu halde şerre rızası yoktur.

*Allah’ın haberi ve yaratması olmadan kimsenin başına bir şey gelmez.

*İnsana isabet eden musibetler ya yaptığı yanlışların karşılığıdır veya ahirette karşılığı mükafat olarak verilecek şeylerdir.

*İnsan, bu çerçevede sağlam bir iman üzere bulunursa, Allah onun kalbini doğruya iletir.

Konuyu daha iyi anlamak için şu hadisi okumak da faydalı olacaktır: “Müminin durumu ilginçtir: Allah’ın her hükmü onun iyiliğinedir; çünkü başına bir sıkıntı gelip sabretse bu onun hayrınadır, sevindirici bir şey meydana gelip şükretse bu da onun hayrınadır. Bu, yalnız mümine has bir özelliktir” (Müslim, Zühd-64; Dârimî, Rikåk-61)

b)Allah inananların hidayetini arttırır:

“Allah, doğru yola gidenlerin hidayetini artırır. Sürekli kalan iyi işler, Rabbinin nezdinde hem mükâfat bakımından daha hayırlı, hem de âkıbetçe daha iyidir.” (19/Meryem-76)

Bir insan doğru yola girince, Allah onun o yoldaki liyakatini arttırır. O kişi, salih amel sahibi olarak ahiret hayatına daha çok hazırlanır.

8.Hidayet Üzere Olmayı Tercih Eden, Kendi Faydasına Olanı Yapmış Olur:

“Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.” (17/İsra-15)

*Doğru yola giren kimse, bu tercihinden dolayı dünya ve ahiret saadetine erer.

*Doğru yol dururken sapıtan kişi, bu yanlış tercihinden dolayı dünyada mutsuz, ahirette ise muazzep olur.

*Kim hangi günahı işlemiş ve hangi günahın işlenmesine sebep olmuşsa, yaptıklarından sorumludur; başkasının günahlarından sorumlu olmaz.

*Kendilerine peygamber gönderilmiş olmak, sorumlu kılınmak için yeterli sebeptir.

*Hz. Muhammed (s.a.v.) bütün beşeriyete gönderildiği için, onun tebliğinden herkes sorumludur.

“De ki: Eğer (haktan) saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer doğru yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur’an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır.” (34/Sebe-50)

‘Ey Muhammedi o müşriklere de ki, “Eğer, sizin iddia ettiğiniz gibi, ben saparsam, bu sapmamın günahı bana aittir, başkasına zarar vermez, Eğer doğru yolu bulmuşsam, bu Rabbimin hidayet vermesi ve muvaffak etmesi sayesinde­dir, O, kendisine dua edeni işiten, ümit bağlayana hemen ica­bet edendir.’ (Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, C: 5, S: 150)

“(De ki:) Ben ancak, bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine -ki O burayı dokunulmaz kılmıştır- kulluk etmekle emrolundum. Her şey de zaten O’na aittir. Bana müslümanlardan olmam ve Kur’an okumam emredildi. Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım.” (27/Neml-91.92.)

Kim Hz. Muhammed (s.a.v.)’in tebliğ ettiği Kur’an’a inanıp ondaki emir ve yasaklara uyarsa kendi faydasına olanı tercih edip doğru yola girmiş olur. Kim saparsa, bu da kendi tercihine bağlıdır. Hz. Muhammed (s.a.v.), ilahi vahyi tebliğ etmekle görevini yapmıştır.

Bu Haberi Gördünmü!

Yalan Söylemenin Büyüsü

1 Sonbaharın ilk aylarında altı yedi arkadaş, köylerinin yakınındaki bir gölette yüzme öğrenmeyi kararlaştırırlar. Hazırlıklarını …