İNSANIN KADER YOLUNDAKİ BİTMEYEN YÜRÜYÜŞÜ..

maziden atiye doğru gah düşerek,gah kalkarak..”

İNSAN..

İnsan çift yüzlü mahlukat;

Gah hasrette,gah hicranda,

Ona ram olmuş hakikat;

Gah nusrette gah hüsranda..

İnsanlar yaşadığı hayatı, neden-yazıp/çizerek-belgeleyip/bırakmak isterler?

Evet..

Belki de bizim kendimize sormamız gereken-asıl soru da budur..

Yıllardan beridir,ki bunu çok düşünüp-sordum kendime;İnsanlar acaba neden     –içinde yaşadıkları doğal ve sosyal çevrede olan/bitenle olmasını muhtemel-bildikleri,hissettikleri ya da duydukları olgu ve olayları büyük bir merak,hasret ve iştiyakla algıladıktan sonra onu derleyip-paketleyerek gerilerinde bırakmak üzere-yazarak,yaparak,çizerek resmedip belgelemek gereğini duyarlar? diye..

 

Ancak..

Belki bunu,insanlar neden-Hayatın aşikar görünen renk/ahenk ibretli yüzüyle onun görünmeyen gizemli yüz’ünü merak ederek-onunla ilgili algılarını;Duygu ve Düşüncelerini,bizzat yaşadıkları sevinç ve kaygılarını,gözlem ve özlemlerini (sosyal/kültürel,siyasal arz ve taleplerini)duygusal söz ve yazılarla ya da kurallı norm,biçim ve desenlerle  belirterek-tamamını da gerilerinde bırakmak üzere özellikle(Şiir,Makale-Hikaye/Roman ve Resim/Heykel,Müzik/Tiyatro gibi)edebi, özgün ve örgün sanatsal ve figüratif stil ve şekillerle bezeyip/süsleyerek,                                           ya da mesleki unvan,kariyer ve yeteneklerini ifade etmenin de vazgeçilmez bir tezahür biçimi olarak (ticari,idari, sosyal/kültürel,eğitim/spor,ulaşım gibi)arz ve taleplerle, aklen veya nefsen düşünerek algılayıp/planladıkları özel projelerle kentsel alanlara yaptıklarına-sanat eseri olduğuna hükmedip-titr ve statülerini de betimleyecek şekilde İsim Ve Unvanlarını yazarak ve altlarına imza atarak uyguladıkları(saray,bina,İş, eğitim Ve spor merkezleri,yol,meydan, köprü gibi)  sosyal/kültürel-Eğitsel yapılarını neden-Gerisindeki insanlara– miras bırakmayı tercih ederler? Şeklinde sormak daha gerçekçi olur-diye düşünüyorum..

 

Çünkü..

İnsanoğlu,Allah tarafından-Eşref-i Mahluk payesiyle-yaratılmış akıllı,ferasetli, canlı,cevval ve sahip olduğu idraki (akıl ve izanı )kadar da rol ve misyon yüklü yetenekli ve üretken ve bu nedenle de dünyayı(içinde yaşadığı doğal ve sosyal çevreyi)imar ve inşa etmekle görevli ve sorumlu  bir varlıktır,ki yaptığı her iş ve işlevleri de Onun; (Gerisinde çok anlamlı/yararlı derin izler bırakacak olan)  Eşref-i mahlukat payesinin sınırını da katiyetle çizerek ve onu-hesap gününde yüklenip ruhuyla beraberAllahın huzuruna götürüp/sunmak zorunda olduğu geçmiş hayatının/Kaderinin Amel defterini/ yani dünyadayken-Yaptıklarının kesin hesabının toplam listesini- oluşturacaktır..

 

Evet.

İnsanoğlu,mazi’den(yaşayarak geçmiş olduğu acı/tatlı ve ibretli bir hayattan) ati’ye(Yaşayabileceği müphem ve muğlak bir müstakbel/gelecek hayata..)doğru kalan ömrü kadar kaderini-kendi özgür iradesiyle seçip-yaşamak ve gerisinde de çok anlamlı derin izler ya da anlamsız silik izler bırakarak tamamlamak üzere yol almak zorundadır,ki bu yolda;Mazi-çok aşina ve aşikar bilinen-berrak bir ilham’ıibret tablosu gibi idrak mahzeninde devinip/dururken,Ati,nazarların üstünde-gizemiyle beraber meçhul bir hayalet gibi dolaşıp/duran- karanlık ve ürkütücü,müphem ve karşık bir  muamma ve merak perdesidir-Ona sadece..

 

Sanıyorum ki..

İnsanı,gizemli/sırlarla dolu yüzü ile onun-şirret ve ibret dolu-meçhul/bilinmez yol ve menziline rağmen,Ati’ye/Müstakbel geleceğine odaklayan tek sebep de Onun;Ati’yle arasında-kaderinin kati bir cilvesi olarak– örüldüğünü düşündüğü ve ancak bizzat kendisi tarafından kaldırılacağına da inandığı çözüm bekleyen bu muammaya olan-merak  ve öğrenme-hasletinden kaynaklanmaktadır..

……………..

Dedi oğul!..

İnsan ömrü,kaderini de besleyip/belirleyecek olan şu geçici ve ibretli imtihan dünyasının-Hayal Ve Hakikatinden-ibarettir;Sana biçilen sınırlı/fani ömrünün geçen kısmını hayalinle süsleyip hasrettiğin o-Hakikatin-yaşanıp mazide kaldı, kaderini yaşayıp tamamlamak üzere ömrünün kalan kısmını da yine hayalinle besleyip-Hakikatinin peşinden-bu kez de bulunduğun zamandan ileriye doğru yani, muğlak ve müphem olan-Ati’ye doğru odaklanıp- yola revan olacaksın..

 Unutma ki..                                                                                                                           Sanki hiç yaşanmamış gibi-üstümüzden akıp/geçen-Mazi artık gerilerde kaldı, Ati ise karanlık bir perdedir ufkumuza, o halde;Hiç vakit kaybetmeden hemen dön-Mazi’ye de-oradan bir tutam ibret al ve onu sar gönlüne ki-revan olacağın kasemli-Ati menziline doğru- Sana irşat yolunda da kadim bir ışık olabilsin.

Çünkü..

Senin,Kişisel Menkıbeni-Kaderini-yaşayıp tamamlamak ve arzuladığın yaşamsal hazinene de(Allah’ın rızasına) kavuşmak üzere-Ati’ye doğru-yürüyeceğin o zor meşakkatli,müphem ve muğlak yolda kendine/Ruhuna irşat ve mesnet yaparak hasredebileceğin-geçmiş-hakikatinin-imkan ve ihsan,ilham ve ibret-kaynağı da;

Ancak/Mazi’de bulunur..

Evet..

Mazi onulmaz bir yara;Görünse de ara sıra,

Ati idrakte muamma;Gah inkara,gah ikrara..

Çünkü..

İnsanların geçici dünya hayatı,varlıkların görkemli /gizemli iklimi karşısındaki merak dürtüsünün de verdiği bir refleksle onda-görmek,anlamak,tanımlamak güdüsüyle- yoğunlaşıp/sahiplenmek üzere;İnkar ve ikrar ikilemiyle içiçe geçer.

Ve Çünkü..

İnsanoğlu,Kendi kendisiyle var olan,sınırsız bir ilim,güç ve kudrete sahip ezeli ve ebedi/Baki bir Yaratıcı tarafından;Kendisini de beka vadederek yaratttığı çok yönlü donanımlı-akıllı,ferasetli,yetenekli ve üretken-rol ve misyon yüklü örnek bir mahlukatıdır..Doğaldır ki,Baki bir Yaratıcı/Allah’ın ilm-i iradesinin örnek ve önder bir nümunesi olarak-rol ve misyonuyla- yaratılarak,sınanmak üzere şu geçici imtihan dünyasına gönderilen insanoğlu da;Yaptığı ya da yarım bırakıp/yapamadıklarıyla beraber-Beka Alemine-gidecektir,ki zaten-farkında olsa da olmasa da- insanın dünyadayken yaptığı ya da yapamadığı bütün iş ve işlevleri de buna yönelik /Beka Alemine atılan bir tohum hükmündedir..

 

SON/SÖZ;

Evet..

İnsanoğlu,Baki bir Yaratıcının mahsulü olduğu için;Öldükten sonra/Baki bir aleme göçecek ve orada dünyevi ameline göre/iyi ya da kötü/Baki bir alemle  -cennet ya da cehennemle-yüzleşip/Sonsuza kadar yaşayacaktır..

 

Sevgilerimle..

 

Bu Haberi Gördünmü!

KENDİ TARİHLE YÜZLEŞMEK ERDEMLİĞİ..

“Tarih’i tekerrür diye tarif ediyorlar İbret alınsaydı,tekerrür eder miydi hiç?(M.AKİF)  Evet  “Milletler, kendi tarihi gerçekleriyle …