İnsanın Yaratılışı (6)

3.İnsanların Hamilelik Yoluyla Yaratılışının Aşamaları Nelerdir?

“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.” (96/Alak-2.3.)

Alaka, döllenmiş yumurta yani erkekten gelen sperm ile kadından gelen yumurtanın birleşmesi ile meydana gelen organize yapı demektir.

Diyanet Tefsiri, alaka kelimesini şu şekilde açıklar: ‘Sözlükte “yapışmak, asılmak, sevgi, ilgi, kan emen kurtçuk” gibi anlamlara gelen alaka kelimesinin çoğulu olan 2. âyetteki “alak” ile aşılanmış yumurtanın ana rahminin iç cidarına asılı vaziyetinin (zigot) kastedildiği anlaşılmaktadır. Âyetler insanın kâmil bir varlık haline gelmesi için önce yaratanı, sonra da yaratılanı yani kendisini ve evreni tanımasının gerekli olduğunu gösterir .’ (DİB Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, C: 5, S: 652)

“(Ey insanlar!) Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı? İşte o suyu, belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik. Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür!” (77/Mürselat: 20-23)

Allah, dayanıksız bir su olan spermden insanı yarattığını bildirmektedir. O dayanıksız su yani sperm, hamilelik süresince, bebek oluşumu için sağlam bir yer olan ana rahminde muhafaza edilir. Ve neticede bebek doğar. Bu gelişmeler, Allah’ın güç ve kuvvetinin nişaneleridir. İnsanın bu şekilde yaratılması, öldükten sonra da kolayca yaratılabileceğini gösterir.

“İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?” (76/İnsan-1)

Müfessir Sabuni, bu ayetin tefsirinde şu açıklamayı yapmaktadır: ‘Burada insandan maksat cinstir. Zamandan maksat da anne karnında kaldığı süredir.[4] Âyetten maksat, insa­na meydana geldiği şeyin aslını hatırlatmaktır. Çünkü o, dikkate alınma­yacak derecede basit ve terkedilmiş bir şeydi. Yok olduğu dönemde babası­nın sulbünde bir hücre ve onu yaratmak isteyen Allah’dan başkasının bile­mediği adî bir su idi. Üzerinden belli bir zaman geçti ki o zaman o, yer kü­resi üzerinde yoktu. Sonra Allah onu yarattı, daha önce hiç kimsenin tanı­madığı, terkedilmiş ve tanınmayan bir şey iken Allah onu güzel bir şekilde yarattı.’ (Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, C: 7, S:156)

“Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık…” (76/İnsan-2)

Katışık nutfeden maksat, erkeğin spermi ile kadının yumurtasının birleşmiş halidir. Allah, insanı, anne karnında, katışık nutfeden yaratmıştır.

“… Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. …” (39/Zümer-6)

İnsan, anne karnında bulunurken üç karanlık yerden geçerek oluşumunu tamamlar:

a)Annenin karın duvarı.

b)Rahim duvarı.

c)Cenini kuşatan duvar.

Tıbbın ilerlediği günümüzde, bebeğin anne karnında hangi safhalardan geçerek oluştuğu bilinmektedir. Bu bilgilerin, ayetlerde geçen bilgilerle örtüştüğü de bilinen bir husustur.

“Her insanı kendi annesinin içerisinde evvela bir nutfeden ibaret kıldı, sonra o nutfeyi “alaka” denilen uymuş kan parçası hâline getirdi, daha sonra da “mudga” denilen bir et parçası şekline soktu, onu müteakip de et, kemik, sinirden ibaret bir insanî şekle erdirerek kendisine ruh ihsan buyurdu onu, yeni bir mahlûk olarak vücuda getirmiş oldu.” (Ömer Nasuhi Bilmen, Kur’an’ı Kerim Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri, C: 6, S: 3065)

“O, sizi bir tek nefisten (Âdem’den) yaratandır.  (Sizin için) bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.” (6/En’am-98)

“Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık. Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe haline getirdik. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.” (23/Mü’minun: 12-14)

Ayeti anlamak için, sırayla nutfe, alaka ve mudga kelimelerinin anlamını bilmek gerekir:

Nutfe, erkeğin spermi ile kadına ait ovumun birleşik halidir.

Alaka, döllenmiş yumurta yani erkekten gelen sperm ile kadından gelen yumurtanın birleşmesi ile meydana gelen organize yapı, pıhtılaşmış kan demektir.

Mudga, alakadan bir sonraki safha olup, ceninin bir cm. boyuna ulaşarak bir çiğnemlik et boyutuna ulaşmasıdır.

Bebek, bu üç safhadan sonra, biyolojik ve psikolojik boyutlarıyla birlikte, başka bir yaratışla yaratılarak, mükemmel bir hal alıp insan vasfını elde eder.

Özet olarak: anne karnındaki bebek, nutfe, alaka ve mudga safhalarından sonra et, kemik ve sinirden meydana gelen boyuta ulaşır; bu safhada kendine ruh üflenerek canlı olma vasfını kazanmış olur.

Konu Tarık suresinde de anlatılmaktadır:

“İnsan neden yaratıldığına bir baksın. O, atılan bir sudan yaratıldı. O su, bel ve göğüs kafesi arasından çıkar. Şüphesiz Allah onu (öldükten sonra) tekrar yaratmaya elbette kādirdir.” (Tarık: 5-8)

Diyanet tefsiri, bu dört ayeti şu şekilde açıklamaktadır:

‘Öldükten sonra dirilmeyi ve âhiret hayatını inkâr eden insanın, kendi yaratılışına bakarak ibret alması ve âhiret olayını buna göre değerlendirmesi istenmektedir. “O su, bel ve göğüs kafesi arasından çıkar” diye çevirdiğimiz 7. âyeti müfessirlerin çoğunluğu, “erkeğin bel kemiği ile kadının kaburga kemiğinden çıkar” şeklinde yorumlamışlardır (Taberî, XXX, 92-93; İbn Kesîr, VIII, 396). Hz. Peygamber’in “Erkek ve kadından hangisinin suyu üstün gelirse çocuk ona benzer” (Müslim, “Hayz”, 33) anlamındaki hadisi de bu ikili işlevi ifade eder. Zira hadis çocuğun, eşlerin her ikisinin “suyunun” birleşmesinden yani sperm ile onun döllediği yumurtadan meydana geldiğini gösterir. Kur’an, buna “katışık (karışımlardan oluşan) meni” anlamında nutfetün emşâc (İnsan 76/2) demektedir. Biz 7. âyetin ilgili kısmını “bel ve göğüs kafesi” diye çevirmeyi uygun bulduk. Çünkü göğüs kafesi içinde akciğer ve kalp, bel kemiğinin (omurga) içinde ise omurilik vardır. Bu kemikler hem vücudun sınırlarını çizer gibidir hem de en hayatî organları içinde barındırmaktadır. Âyette bunlar zikredilerek insan vücudu kastedilmiş, meni ve yumurtanın kadın ve erkek vücudunda oluştuğuna, çocuğun da bunların birleşmesi sonucunda, var oluşunun ilk aşamasına girdiğine işaret edilmiştir. 8. âyette insanı yukarıda anlatılan meniden yaratıp mükemmel bir varlık haline getiren yüce yaratıcının onu öldükten sonra diriltmeye de kadir olduğu vurgulu bir şekilde ifade edilmektedir.’ (DİB Kur’an Yolu Tefsiri Cilt :5 Sayfa: 597-598)

Bu Haberi Gördünmü!

Hisse Senetlerinin Zekatı

1 Hisse Senetlerinin Zekâtı Nasıl Ödenir? Hisse senedi sahibi, senetleri aldığı şirkete ortak olmuştur. Şirketin …