İnsanlık Üzerine.

Bazı olaylar karşısında, çoğumuz, öfkeye kapılır ve isyan ederiz.

Ve deriz ki,”insanlık ölmüş!”

Bu sözleri bize söyleten bazı gelişmeler, olaylar olmuyor değil.

Ama bazı olaylarda bize,”evet insanlık henüz bütünüyle ölmemiş” dedirtiyor.

Haberleri izlerken, sanıyorum Elazığ-Karakoçan’da olacak-ora lokantaların aldığı bir karar beni çok duygulandırdı.

Haberde, lokantaların müştereken aldığı bir kararla, lokantaya “fakir masası” konuyor, fakir olan, yemeğe verecek parası bulunmayan birileri kimseye sormadan gelip o masaya oturuyor, canının istediği yemeği söylüyor, yemeğini yedikten sonra yine kimseye bir şey demeden, herhangi bir ücret ödemeden, borçlanmadan çıkıp gidebiliyormuş.

İşte bu uygulamaya “insanlık” denir.

İnsanların üç-beş kuruş daha fazla kazanayım, mal varlığımda filan kişiyi solla yayım telaşları birçok kişiyi “insan olmaktan” çıkarabiliyor.

Hırs, başarıya giden yolda itici bir güçtür ama freni tutmayan hırs, doyumsuz bir benlik duygusu birçok insanın acı sonunu  hazırlar/hazırlıyor.

Sıcakların kırk dereceyi geçtiği, tabiatın sıcaktan cehenneme kesip cayır cayır yandığı bu günlerde dilleri iki karış dışarıda aç ve susuz dolaşan sokak hayvanlarına bir kap içerisinde su vermek ya da sokak kapısının yanına bir kap içerisinde su bırakmak insan olmanın asgari ölçütlerinden biridir.

Kıyamet ne zaman kopar biliyor musunuz; yaşayanlar tümüyle insanlık duygularını yitirirlerse, kardeşin kardeşe, insanın insana yardım ve hoş görüsü biterse işte o zaman kıyamet kopar.

Bu yazıyı, yüreğinde hala insanlıktan pırıltı taşıyan, herhangi bir canlıya yardım ve desteği insan olmanın gereği sayan tüm insanlara armağan ediyorum.

Yüreğinde insanlıktan küçük de olsa bir kırıntı taşıyan herkese selam olsun.

Bu Haberi Gördünmü!

Bulutlar Kandırdı Bizi

Dün gökyüzünü bulutlar kapladı. Güneşi gölgeledi kara bulutlar. Yağmur yağacak diye umutlandık; olmadı, yağmadı. Oysa …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir