İRONİK İRONİLER..

DOĞU’NUN ÇOĞUNLUKÇU/TEK PARTİLİ-TEK LİDERLİ/TOTALİTER (D-5’LER) BLOKU MU, BATI’NIN ÇOKLUKÇU/ÇOK PARTİLİ-ÇOK LİDERLİ/PARLAMENTER(AB) BLOKU MU?

“İnsan,akıl ve nefsinin-arz ve talebinde-devinen iki yönlübir varlıktır: Hasletini,aklına hasrettikçe-mutlu,nefsine-feda ettikçe mutsuz olur.”

Evet..

İnsanoğlu,yaşamak ve hayatını ikame ve idame ettirmek üzere bedensel,sosyal ve kültürel ihtiyaçları olan ve bu ihtiyaçlarını karşılamak için de-Yüce Allah’ın,sınırsız/çeşitli nimetiyle donatıp yaratarak kendisine cömertçe sunduğu-Kainat’a(dünya ve hayata)yönelmek, onu tanıyıp/anlamak ve ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olan çok yönlü;Akıllı,yetenekli,üretken ve paylaşımcı çok özel,özgün,örgün Ve merak sahibi bir varlıktır.

Merak,insan için vazgeçilmez-güdüsel Ve eylemsel bir haslettir.ki onu;Kainatla beraber, içinde yaşadığı soysal ve doğal çevreye de yoğunlaştırarak-olan/bitenle olacak/biteceği-  bilmeye,anlamaya,tanımaya ve yorumlayarak-ondan,kendisiyle beraber çevresine de katkı yapacak fayda ve yararlar çıkarmaya çalışır..                                                                                                        Zaten insanın bu doğal hasletidir ki,onu;Sosyal,sorumlu ve sürekli görevli,azimli,üretken ve paylaşımcı bir rol ve misyonla da yükümlü kılmıştır..

İnsanın sosyal bir varlık olması da bundandır,ki bu da ayrıca onda;Toplumsal Ve çevresel bir “Sosyal Sorumluluk Anlayışının” oluşmasını sağlamıştır..

İnsanın, çok yönlü ve çok önemli rol ve misyon da yüklü, akıllı,yetenekli seçkin bir varlık olduğu,nasıl bir görev ve sorumluluk atfedilerek,niçin ve neden yaratıldığı,sonunda nasıl bir yaptırım ya da kazanımla karşılaşacağı da, zaten onun,Kur’anda geçen/Yaratılış Ve imtihan hikmetinde beyan edilmiştir,ki onun da özeti;İnsanın,sahip olduğu bütün maddi ve manevi varlığıyla beraber sadece iman ve ihsan etmek üzere-dünyayı imar ve inşa etmekle-görevli ve sorumlu tutularak yaratıldığıdır..

Şüphesiz ki!

Bundan da,insanın/bedenen maddi ve ruhen de manevi bir bütünlük olduğu anlaşılır,ki bu da onun kainat ve hayatla olan güdüsel merakını/ ilgi ve alakasını,arz ve taleplerini ile iş ve eylemlerini de belirleyen vazgeçilmez/Potansiyel bir olgudur;Anlamlı ya da anlamsız,İyi ya da kötü,olumlu ya da olumsuz,yararlı ya da yararsız..

 Sosyal rol ve misyon yüklü bir varlık olarak-İnsanın,hayat ve kainata dair-ihtiyaçlarının da tetiklediği- bastırılamaz güdüsel merakı, ilgi ve alakası ;önce ona,doğal olarak-yakınlarıyla birlikte yaşamak üzere-aileyi,sonra da-dayanışmak/paylaşmak üzere-toplumu,daha sonra da-Hayatının,huzur ve güvenliğinin,hak ve hukukunun,kazanımlarının kollayıp/korunarak, ikame ve idame edilmek üzere-devleti oluşturmuştur..

Evet..

Aile,Toplum V e Devlet..

Bu üç ayak olmazsa-olmazıdır;Medeni/Modern ve Güçlü Ve Etkin bir devlet için..

Ancak..

Bununla beraber,insanını-sürekli mutlu ve umutlu kılan devlet esastır,eğer bu yoksa;Devlet olmanın da anlaşılır,saygın ve yararlı bir hükmü yoktur.. Çünkü;İnsanın kurduğu,hükmettiği Devlet insan hükmetmemeli, insan için-onun arz ve talebine,hizmetine uygun olmalı,ona kastetmemeli,canından bezdirmemeli,hayatını yaşamsız kılmamalıdır..

 Bu nedenle de..

Ceddimiz;”İnsanı yaşat ki,devlet yaşasın!” Demiş..

O halde.

Devletimiz-Ceddimizin-dediği gibi olmalı;Tabi eğer ceddimizin sesine kulak veriyorsak..

Çünkü..

Ceddimizin dediği;

-İnsana saygılı devlettir;Medenidir,Sosyaldir, Müşfik Ve Kucaklayıcıdır,erdemli ve paylaşımcıdır.

-Kişinin Yaşamsal hak ve hürriyetine,Arz Ve talebine uygun devlettir;Akil Ve Adildir, laik ve demokrattır..

-İnsanlığa ve bütün dünya devletlerine örnek olacak; Uygardır,Evseldir, Barışçı, Uzlaştırıcı ve problem çözücüdür..

Bu sözleri uzatmak mümkündür;Devlet ve devlet sistemlerine dair uzun-uzun örneklerle yazmak da mümkün,lakin bir yararı olur mu-ders almadıktan sonra..

Çünkü..

Biz de,nerdeyse dünyadaki bütün devlet sistemlerini bizzat şahsımızda denemiş/yaşamış bir toplumuz;Beylikten İmparatorluğa,İmparatorluktan Cumhuriyete uzanmış,ancak aradan geçen bunca zamana rağmen hala-adam gibi-bir “Demokrasi” düzeniyle de buluşamamış ve bu nedenle de birkaç kez-Darbelerle yüzleşerek-büyük bedeller ödemekle beraber asla dert etmemiş çok garip ve bigane bir toplumuz da aynı zamanda..

Yani..

Biz aslında çok badireler görmüş geçirmiş,ibret almak durumunda olan bir toplumuz da, lakin;Hiçbir ders falan aldığımız yok ve bu kafayla da asla olmayacaktır..

Biz aslında hala ne kendimizi(Yurttaşlığın yüklediği görev ve sorumluluğu ), ne millet olmanın(Rol Ve Misyon Yüklü) şuurunu,ne de devletin özgün ve örgün kurumsal yapısının (Toplumların-hizmete amade ortak/Milli irade bayanının)ne olduğunu bilmiyor ve sanıyorum ki bilmek de istemiyoruz..

Eğer böyle olmasaydık!

Belki bugün,Biz başka devletleri-kendimize değil,başka devletler bizikendilerine emsal bir örnek olarak almak üzere-gelip sık-sık kapımızı çalarlardı,lakin;Ne yazık ki bugün hep tersi oluyor ve olmaya da devam edecek..

Yani..

Nerdeyse/200 Yıldan/ beridir ki,kendimizi başkasını taklit etmek illetinden kurtaramadık bir türlü;Dün Batı’nın/Demokratik nizam ve nizamcıları ruhumuzu/gözümüzü-gönlümüzü büyüleyip-kendine çeviriyordu,bugün de Doğu’nun/Teokratik kuram ve kuramcıları başımızı/aklımızı-ferasetimizi afsunlayıp-sermest ederek-kendine döndürüyor..

Bu nedenle de ben, ancak günümüzde olmasını muhtemel gördüğüm ve aşağıdaki notla da kısaca açmaya çalıştığım(İRONİK)fotoğrafı sunmakla yetineceğim;Artık fotoğrafın bize ve ülkemize ne getirip/götüreceği konusunu de- herkesin idrak ve insafına-havale ediyorum.

Evet/Açalım fotoğrafı/bakalım;Nasılmış,ne anlatıyormuş ve nelere gebeymiş diye..

Sanıyorum ki! Biz,Yeni/Cumhurbaşkanlığı sistemimizle(Rusya,Hindistan,Çin Ve İran) ile beraber artık(D-5’ler Blokunda )yer alabiliriz..

Çünkü o zaman; Devletimiz(Erkler Birliği) ile birlikte(Tek irade tarafından sevk ve idare edileceği için)Yönetimde istikrarlı,kararlı ve etkin,Temsilde de çok güçlü, saygın ve prestijli olur..
Yani..
Devletimiz baki ve köklü,Yöneticimiz de ebedi ve güçlü olacaktır ki,artık bundan böyle sevgili halkımız-Partilerle de ve gereksiz olan Seçimlerle-falan da uğraşıp zaman kaybetmeyecek;Millet olarak tüm gücümüzü devletimizle Başkanımızın güç ve bekasına hasretmiş olarak-kendi muasır medeniyetimizi-de yine kendimiz imar ve inşa edeceğiz..
Eğer..
AB ile Batı standartları/kabul görmüş insani evrensel norm ve değerleri yani; (Demokrasi,Siyasal Partilerle seçim yasası,Medeni Hukuk Sistemi,İnsan hak ve özgürlüğü gibi)bireylerle toplumların vazgeçilmez arz ve talepleri ne olacak derseniz,bırakın onu da-kıymetimizi asla bilmeyen/Batı Alemi düşünsün!!
Vatana/Millete hayırlı/uğurlu olsun;Oh be! AB’den kurtulunca rahatlıyor insan.

SON/SÖZ;

Devlet,toplumun ilelebet bir ve beraberce yaşamak azim ve kararlılığındaki insanının-milli hasletinden beslenerek-tezahür eden irade beyanıdır;Bu irade ancak millet ya da onun seçtiği/Temsilcileri tarafından sevk ve idare edilebilir, alelade bir kişi ya da kurum tarafından değil..

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

YENİ SİSTEM’E YENİ ANLAYIŞ VE HEDEFLER GEREKİR..

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya..” Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yeni-KHK’ye göre-Camilerde yardım toplama işine kısıtlama getirildi.. …